Kuruma hastalığı

kervanser

Sayfa Yöneticisi
Yönetici
Katılım
5 Mar 2010
Mesajlar
5,134
Konum
İstanbul / Fatih
Web sitesi
www.muhabbetkusuureticileri.org
Adı
Selahattin
Soyadı
GÜÇLÜ
Kanaryalarda Megabactriosis Tedavi Ve TeşhisKanarya – MEGABACTERİOSİS TEŞHİS VE TEDAVİ İLKELERİ
KANARYALARDA sak GÖRÜLEN BİR HASTALIK
(Kuruma sendromu bulguları)

Megabakteriosis hakkında son zamanlarda bir takım yazılar yazılmaktadır. Bu makalenin amacı mevcut bilgileri kanarya severler için kullanılabilir hale getirmek, yanlışları düzeltmek ve bilimsel temellerle desteklemektir.

GENEL ÖZELLİKLER;
Bu hastalığa megabakteriosis, hastalığı yapan mikroorganizmaya ise diğer mikroplara göre büyük olduklarından megabakter denir. Aslında bakteri değillerdir, bunlar tam sınıflandırılamamış fungus yani mantardır.
Bu hastalık kanatlılarda görülur. Özellikle papağan benzeri kuşlar ve kanarya, finch gibi kuşlarda görülür.
İlk defa 25 yıl önce bulunmuş, mikroskop altında çok büyük olduklarından ve bakteri sanıldığından megabakter denilmiş. 1989-1990 yıllarında Avusturalya’dan İngiltereye getirilen muhabbet kuşlarında toplu ölümler olmuş, ve bundan sonra pet kuşlarında önemi anlaşılmıştır. Ve gittikçede temel pet kuşları sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.

SIKLIĞI
Bir literatürde; ölü olarak getirilen 312 pet kafes kuşunun (178 kanarya, 40 muhabbet, 94 papağan) otopsisinde (nekroskopi); kanaryaların %28’inde, muhabbet kuşlarının %22,5 inde megabakteriosis patolojik bulgularına rastlanmıştır. Yani yaklaşık kanarya ölümlerinin 1/3’ünden sorumlu tutulmuştur.
Ayrıca bu mikrop (megabakter) hastalık oluşturmadan da kuşların bağırsaklarında bulunabilmektedir, yine bir araştırmada muhabbet kuşlarının ‘-%64 ünün bu mikrobu taşıdığı belirtmektedir.
Ülkemizde bu konuda her hangi bir çalışma yoktur. Kendi yaptığım ölü kuşlarımın (kuruma sonucu) bağırsak lavajlarındaki mikroskopik incelmemde, tüm örneklerde megabakterlere rastladım.Fakat bu gördüklerimin megabaktermi olduğunun boyama yötemiyle doğrulaması yapılmamıştır, megabakter görüntülerine aşinalığımda internet de bulduğum mikroskobik görüntülerle sınırlıdır. Yukarıdaki araştırma Belçika’da yapılmış olup, orada bile %30 ölümlerden sorumlu olması, bizde daha fazla olacağını göstermektedir.
Ülkemizde “Kuruma Hastalığı” olarak tanımlanan durumun %80-90 nedeninin megabakteriosis olduğunu düşünmekteyim. Fakat bu konuda ciddi çalışma gerekliliği vardı.

ETKENİ
Hastalığın etkeni Macrorhabdus ornithogaster (genellikle magabakter denilmekte) olup bir fungus yani mantardır, bir bakteri veya virus değildir. Bazik ortamları sever, yani asidik bir midede yaşaması zordur. Daha çok kuşların mide bağırsak sistemlerini sever. Memelilerde yalnızca kedilerin burun sıvısı ve akciğerlerinde rastlanmıştır, hastalık potansiyeli memelilerde yok denilmektedir.

BULAŞMA
Bulaşma yolu tam olarak bilinmemekle birlikte oral-fekal bulaşın etken olduğu düşünülmektedir. Yani dışkı ile bulaşmış gıda, sudan ve ayrıca hasta kuşun ağız salgısından da bulaşmaktadır.
Bazı kuşların hasta olmadan bu megabakterileri taşıdığı ve bu tip kuşlaraın genetik direnç gösterdikleri düşünülmektedir. Fakat bu kuşlar “TAŞIYICI” olmaktadır, yani diğer kuşları hasta edebilmektedirler. Ayrıca taşıyıcı kuşların yavrularıda bu hastalığa karşı dirençli olmaktadır.

PATOLOJİ
Bu mantar sindirim sistemine ağız yoluyla gelmekte, mide ve bağırsakların proventrikül denilen (kursak) bölümlerine yerleşmekte. Burada bağırsak yüzeyindeki hücrelere zarar vermekte ve sindirimi yok ederek kuşun besinlerden faydalanmasını engellemektedir. Gıdalardan yeterince faydalanamayan kuş önce yağ dokusunu kayıp etmekte, zayıflatmakta son aşamada da, elektrolit dengesi bozulup, kas dokusunu da kayıp ederek ölmektedir.

BULGULAR
Akut ve kronik form olarak iki şekilde gelişme göstermektedir. Akut formda hasta kuş günler içinde ölmekte, kronik formda ise haftalar-aylar (3-8 ay) içinde zayıflayarak ölmektedir. Bu hastalığın spesifik bulgusu yoktur, bir çok hastalıkta görülen bulgularla bu hastalığın bulguları birbirine karışır.
En önemli bulgusu “KURUMA SENDROMU” bulgularıdır.
Bu bulgular;
1. Zayıflama; Genellikle çok geç fark edilir, kuşun zayıfladığını ancak elimize aldığımızda fark ederiz. İlk aşamalarda kuş yağ dokusunu kaybeder, karın ve göğüs yağ dokuları görülmez. İleriki aşamada kas doku kaybıyla, jilet göğüs olur, ölüme yaklaştığının belirtisidir.
2. İştah Kaybı: Çok belirgin olmamakla birlikte akut formlarında iştah hızla azalır.
3. Hareketsizlik: Geç dönem bulgusudur, kuş tünekte kabarmış ve hareketsiz olarak durur.
4. Antibiyotiklere direnç: Ne tür antibiyotik verirseniz verin iyileşme görülmez
Diğer bulguları biraz daha spesifiktir, ama yinede tam teşhis koydurucu bulgular değildir.
Belirtileri;
1. İshal: Hasta kuş ilerleyen dönemlerde bağırsaklarda gıdalar ve su emilemediğinden ve bağırsaktan dışarı su atıldığından ishal olur, bazen kanlıdır. Ama genellikle geç dönem bulgusudur. Dışkı, koyu yeşil, kahverengi ve siyah olabilir
2. Sindirilmemiş Gıda: Bu bulgu biraz daha spesifiktir, dışkıda iyi sindirilmemiş yem parçaları görülür. Ama anlamak çoğu zaman zordur.
3. Kusma: Anlamak oldukça zordur. Bazen kanlıda olabilir. Kusmayı anlamanın en iyi yolu kuşun yem yedikten ve/veya su içtikten sonra başını sıklıkla sallaması ve kafes yan duvarlarına yapışmış kırık yem parçalarıdır.

TEŞHİS:
Oldukça zordur, dışkıdan, ağız salgısından alınan numunelerden kültür yapıp megabakteri üretmek çok zordur. Teşhis çoğunlukla ölen kuşların otopsisi sonrası konulmaktadır.
Kendi deneyimim;
Genelikle geç anlaşılıyor. Jilet göğsü hep gördüm. Bununla birlikte karnın şiş olması, karına bakıldığında göğüs kafesinden daha yüksekte gözükmesi, karın içinde bağırsakların yumak gibi gözükmesi en sık rastladığım bulgular. Ayrıca bu kuşların ağızlarına baktığımda dilleri ve diğer pembemsi görülen yerlerin renkleri açık renk olmakta, beyazlaşmakta. Genellikle bulgularla teşhis koymak çok zor, ben tedavi sorası düzeldi ise megabakteriosis teşhisi koymaktayım. Dışkı incelemelerinde megabakterleri görmek çok zor, nedeni de çok alışkın göz gereklidir. Ayrıca boyamada yapılmalıdır ki bu biz yetiştiriciler için çok zordur. Ancak özel merakı, mikroskoba ve mikrop boyama tekniklerini bilen profesyonelere ihtiyaç vardır.

TEDAVİ;
Oldukça zordur, klasik antibiyotiklere cevap vermez iyileşme göstermez. Penisilin, ve diğer grup antibakteriyeller (tylan, pulmotil, ampicillin, flagyl, nifkol vb) bu hastalıkta etkisizdir. Eğer bu tip antibiyotiklerle düzeliyorsa bu megabakteriosis değildir. Fakat Sayın Ruhi Saruhan’ın belirtiği bir reçete vardır ki bunun etkinliğini ben denemediğim için bilemiyorum, ama özellikle asitleştirici ve probiyotik kullanması iyileşmeyi sağlamada bu yöntemin incelenmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Tedavide kullanılan ilaçlar şunlardır;

1. Amphoterecin B ;
Bu ilaç damardan verilir bu nedenle küçük kuşlar için uygun değildir. Fakat bazı ilaçların damardan verilen sıvı formu ağızdan verilincede eltili olmaktadır, ilacın üreticilerine sordum fakat daha cevap vermediler. Olduça pahalıdır, bir şişesi yaklaşık 250 ytl. Abelcet, Fungizone, Amphocil piyasa adlarıyla eczanelerde bulmanız mümkün. Yurtdışında ağızdan alınan formlarıda vardır. Fakat çok pahalıdır.

2. Nystatin:
Bu ilaç literatürde kullanıldığı belirtilmekte fakat etkinliği konusunda şüpheler vardır. Korunma amaçlı verilebileceği belirtilmekte. Fungostatin ve Mikostatin isimle eczanelerde şurup formunu bulabilirsiniz. Fiyatı yaklaşık 7 YTL’dir.
Kullanımı; günde 4 kez kuşun ağzına 2 damla damlatılır, arkasından 1-2 damla su verilir, başını sallayıp dışarı atmasını engellmek için boğazı aşağıya doğru hafifçe sıvazlanır, ayrıca suyuna (100ml) 1 kaşık konur. Suluğun koyu renk plastikten yapılmış olmasına özen gösterilir.

3. Fluconazol:
Ben bu ilacı kullanıyorum. Hem şurup hemde kapsül formu bulunmaktadır. Kapsül formunu suluk içinde veya iştahı olan kuş için mama içinde, şurup ise ağız yolundan damlatılarak verilebilir. Oldukça etkilidir, fiyatıda uygundur. Piyasada çeşitli isimde kapsül formları vardır; Candidin, Kandizol, Zolax, Flurit bunlardan bir kaçıdır, ben Flucan Dermatolojik tableti tercih ediyorum, içinde iki kapsül çıkmakta fiyatı yaklaşık 20 YTL .
Kullanımı: Bir kapsül 100 ml suda eritilir ve 100 ml’lik suluklara 1 ml hazırladığımız eriyikten konulur.
Ağızdan şurup formu ise Triflucan şurup adıyla satılmaktadır. Bununda kullanımı, günde 1 kez 3 damla kuşun ağzına damlatılır, ve yutma manevrası uygulanır.
Tedavi süresi hasta kuşlarda minimum 30 gündür.

DESTEKLEYİCİ TEDAVİ;
1.Hasta kuş ayrılır, sakin sıcak bir ortama konur,
2.Suluğu ve yemliği her gün tazelenir
3. Kafesin altı her gün değiştirlir.
4.Suyu asitleştirlir, bunun için elma sirekesi, normal sirke, greyfurt suyu kullanılır. Turnusol kağıdı (akvaryumcularda vardır) ile pH kontrol edilir, pH’ın 5’e kadar indirilmesi sağlanır, suyun mümkün oldukça yumuşak su olamsına özen gösterilir
5. Arada bir suyuna C vitamini katılır, bu bağırsak epitelinin gelişimine yardımcı olur, multi vit de kullanılmalıdır.
6. Lactobacillus gibi probiyotik mayalar kuşlara verilmeye çalışılır, bu bağırsak florasını düzenler, asiditeyi dengeler.

KORUMA
Evet temel yol koruyucu önlemlerdir, kuşlarımızın bu mikrobu kapmamasıdır.
Bu amaçla;
1.Temizlik kuralları (kafes, tünek, yemlik suluk hijyeni vb.)
2.Hasta kuşlara tecrit,
3.Temiz yem
4.Temiz su
5. Arada bir suya elma sirkesi takviyesi
6.Profilaktik antimikotik kullanımı; her ay kuşların sularına flucan kapsül koyup 3-5 gün devam etmek
7.Probiyotik kullanımı
8.Suya klorheksidin takviyesi (eczanelerde Cloder oral sprey olarak satılmakta), bir suluğa bir puf sıkılır.

KAYNAK : Dr.Fethi HALEPLİLER
Tıp Doktoru, Çevre Bil. Uz.
dr.fethi@renkkanaryalar.com

* Kaynak ANADOLU ORNİTOLOJİ DERNEĞİ
 

Ramazan Demet

Uzman Üyemiz
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
286
Konum
istanbul
Adı
Ramazan
Soyadı
Demet
arkadaşlar yani doktor beyin dediklerine göre kuruma hastalığına çare yoktur bu anlam çıkıyor kuşlarımızın çaresi temizlikten geçiyor
 

Yaşar yılmaz

Uzman Üyemiz
Katılım
25 Mar 2010
Mesajlar
478
Adı
Yaşar
Soyadı
Yılmaz
Ramazan Demet' Alıntı:
arkadaşlar yani doktor beyin dediklerine göre kuruma hastalığına çare yoktur bu anlam çıkıyor kuşlarımızın çaresi temizlikten geçiyor
evet bu anlam çıkıyor temizliğine biraz daha özen göstereceğiz birde probiyotikli mama vermek lazım yediği yemlerden daha fazla vitamin alsın
 

f.ilhan

Üyemiz
Katılım
26 May 2010
Mesajlar
55
Konum
antalya
Adı
fatma
Soyadı
ilhan
ben bıteral tabletı okumustum bır yerde. kullandım ama zayıflamaya baslayan kusun gerı donusu pek olmuyor heralde..bu arada selahaddın abı sızı tebrık vede emegı gecen butun arkadaslarada tesekkur ederım. benım farklı farklı yerlerden arastırarak buldugum hastalıklar konusundakı yazıların hepsını bır arada bu sıtede buldum. ayrıca uretımhanenızde kullandıgınız ılaclara yontemlere kadar (tabırı caızse sırlarınızı vermenız) yazmanız gercekten takdıre şayan.
 

Burakk99

Uzman Üyemiz
Katılım
8 Ara 2011
Mesajlar
296
Konum
İstanbul
Adı
Gürkan
Soyadı
Demir
ALINTIDIR

okumak isteyenler için ;


http://www.vethekimder.org.tr/dergi/archive/2011(cilt82)/Sayi1/59-62.pdf

Ankara Üniversitesi Veteriner
Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı’na getirilen
5 yaşında dişi bir muhabbet kuşunda iştahsızlık,
zayıflama, tüylerde kabarma, durgunluk gibi
klinik bulgular eşliğinde radyografide kursakta dilatasyon
ve sıvı birikimi saptandı. Biriken sıvıdan
beslenme tüpü vasıtasıyla örnek alındı ve mikrobiyolojik
yönden incelenerek Aspergillus fumigatus
izole ve identifiye edildi. Muhabbet kuşuna
Aspergillozis teşhisi konarak itrakonazol ile 5 mg/
kg/gün dozda oral yolla tedaviye başlandı. Bu çalışmada
ülkemizde ilk kez bir muhabbet kuşundan
kursak içeriğinin alınmasında beslenme tüpü kullanıldı.
Anahtar sözcükler: Aspergillus fumigatus, beslenme
tüpü, kursak, muhabbet kuşu.

Kanatlılarda Aspergillozis özellikle immunsupresyon
veya çok sayıda spora maruz kalınması
halinde şekillenen opurtunistik fungal bir enfeksiyondur
(8, 19) Travmalar, fiziksel zorlanmalar,
göç, kortikosteroid uygulamaları, uzun süre antibiyotik
kullanımı, toksik aerosollere maruz kalma,
beslenme bozuklukları, immunsupresyon, tür
(hindi, penguen, yırtıcılar, su kuşları), yaş (genç
veya yaşlı) ve stres enfeksiyonun şekillenmesinde
rol oynayan predispoze faktörlerdir (5, 15, 19).
Kanatlılarda Aspergillozis olgularının %95’inden
A. fumigatus sorumlu iken ikinci sırada A. flavus
yer almaktadır. Aspergillus türleri inhalasyonla
vücuda girerek özellikle pulmoner Aspergillozis
şekillendirirler. Ayrıca göz, oral mukoza, trakea,
beyin, karaciğer, böbrek, deri ve kemiklerin de etkilendiği
formları vardır (1, 6, 9, 17, 18). Enfeksiyon
akut ya da kronik seyirlidir ve kanatlılarda en
sık görülen semptomlar; depresyon, anoreksi, canlı
ağırlık kaybı, solunum güçlüğü, siyanoz, diyare
ile nadiren paraliz, ataksi ve tortikollis gibi sinirsel
bozukluklardır (2, 7, 11, 13, 14). Bu sunumun
amacı muhabbet kuşunda gözlenen Aspergillozis
enfeksiyonunu klinik, radyografik ve mikrobiyolojik
bulgular ile tanımlamak ve örnek alımında
beslenme tüpü kullanımını bildirmektir.
Gereç ve Yöntem
Bu çalışmanın materyalini Ankara Üniversitesi
Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim
Dalı’na getirilen 5 yaşında dişi bir muhabbet kuşu
oluşturdu. Kuşta fiziksel muayeneyi takiben radyografi
alındı. Radyografi sonucu değerlendirilerek
bakteriyolojik muayene için kursak içeriği
beslenme tüpü kullanılarak alındı (Şekil 1).

Vet Hekim Der Derg 82(1): 59-62, 2011
Kursak içeriğinden alınan örnek %20 potasyum
hidroksitle direkt mikroskobide incelendi
ve örnekten %5 koyun kanlı agara (Oxoid, İngiltere)
ve Mac Conkey agara (Oxoid, İngiltere)
ekim yapılarak 370C’de 24-48 saat, penisilin G
(1.000.000IU;İ.E.Ulagay, Türkiye) ve streptomisin
sülfat (1 g; İ.E.Ulagay, Türkiye) içeren Saboroud
Dextrose agara (SDA) (Oxoid, İngiltere) iki
seri ekim yapılarak biri 370C’de, diğeri 250C’de 1
hafta inkübe edildi. İnkubasyonu takiben SDA’da
üreyen kolonilerden hazırlanan preparatlar laktofenol
pamuk mavisi ile boyanarak mikroskopta
incelendi. Makroskobik ve mikroskobik bulgulara
göre identifikasyona gidildi (3, 11).
Bulgular
Durgunluk, halsizlik, iştahsızlık, zayıflama ve
tüylerde kabarma şikâyetleri ile getirilen muhabbet
kuşunda fiziksel muayenede kursakta şişlik
saptandı (Şekil 2).
Yapılan radyografi sonucunda kursakta sıvı birikimi
ve dilatasyon olduğu belirlendi (Şekil 3).
Mikrobiyolojik inceleme amacıyla beslenme
tüpü ile alınan kursak içeriğinden yapılan ekimlerden
Kanlı agar ve Mac Conkey agarda üreme saptanmadı.
SDA’da üreyen kolonilerin makroskobik
ve mikroskobik incelemeleri sonucu A. fumigatus
identifiye edildi. A. fumigatus identifikasyonunu
takiben klinik bulgular da göz önüne alınarak muhabbet
kuşunda Aspergillozis tanısı konuldu ve tedavi
amacıyla itrakonazol 5mg/kg/gün dozda oral
olarak hayvan sahibi tarafından uygulandı. Ancak
tedavi süreci sona ermeden kuşun öldüğü bildirildi.
Tartışma ve Sonuç
Aspergillozis tüm evcil ve yabani memeli ve
çok sayıda kanatlı hayvan türünde bildirilmiş olan
fungal bir enfeksiyondur (3). A. fumigatus tavuk,
kanarya, güvercin, karga, hindi, devekuşu gibi birçok
kanatlı türünde Aspergillozis olgularında en
sık izole edilen etkendir. (2, 6, 12, 15). Çevik ve
ark. (6), Lair-Fulleringer ve ark. (14), hindilerde;
Keskin ve ark. (11), Khosravi ve ark. (12), devekuşlarında;
Akan ve ark. (2), damızlık broyler
ve bıldırcınlarda; Nardoni ve ark. (15), martılar-
ekim yaplarak 370C’de 24-48 saat, penisilin G (1.000.000IU;İ.E.Ulagay, Türkiye) ve
streptomisin sülfat (1 g; İ.E.Ulagay, Türkiye) içeren Saboroud Dextrose agara (SDA) (Oxoid,
İngiltere) iki seri ekim yaplarak biri 370C’de, diğeri 250C’de 1 hafta inkübe edildi.
İnkubasyonu takiben SDA’da üreyen kolonilerden hazrlanan preparatlar laktofenol pamuk
mavisi ile boyanarak mikroskopta incelendi. Makroskobik ve mikroskobik bulgulara göre
identifikasyona gidildi (3, 11).
Bulgular
Durgunluk, halsizlik, iştahszlk, zayflama ve tüylerde kabarma şikâyetleri ile
getirilen muhabbet kuşunda fiziksel muayenede kursakta şişlik saptand (Şekil 2).
Şekil 2: Fiziksel muayenede kursakta şişlik saptanmas.
Figure 2: Detection of swelling in the crop by physical exam.
Şekil 2: Fiziksel muayenede kursakta şişlik saptanması.
Figure 2: Detection of swelling in the crop by physical
exam.
Şekil 3: Radyografide kursakta dilatasyon ve sıvı
birikiminin saptanması.
Figure 3: Detection of dilatation and fluid accumulation
in the crop by radiography.
79
Yaplan radyografi sonucunda kursakta sv birikimi ve dilatasyon olduğu belirlendi (Şekil 3).
Şekil 3: Radyografide kursakta dilatasyon ve sv birikiminin saptanmas.
Figure 3: Detection of dilatation and fluid accumulation in the crop by radiography.
77
Gereç ve Yöntem
Bu çalşmann materyalini Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalklar
Anabilim Dal’na getirilen 5 yaşnda dişi bir muhabbet kuşu oluşturdu. Kuşta fiziksel
muayeneyi takiben radyografi alnd. Radyografi sonucu değerlendirilerek bakteriyolojik
muayene için kursak içeriği beslenme tüpü kullanlarak alnd (Şekil 1).
Şekil 1: Beslenme tüpü ve alnan kursak içeriği.
Figure 1: A feeding tube and the contents of the crop.
Kursak içeriğinden alnan örnek %20 potasyum hidroksitle direkt mikroskobide incelendi ve
örnekten %5 koyun kanl agara (Oxoid, İngiltere) ve Mac Conkey agara (Oxoid, İngiltere)
Şekil 1: Beslenme tüpü ve alınan kursak içeriği.
Figure 1: A feeding tube and the contents of the crop.
Araştırma Makalesi / Research Article
www.vethekimder.org.tr/dergi 61
Vet Hekim Der Derg 82(1): 59-62, 2011
da; Carrasco ve ark. (4), Amazon muhabbet kuşlarında;
Oglesbee (16), Afrika Gri papağanlarında;
Tsai ve ark. (20), papağangillerde; Beyaz ve
ark. (3), kızıl şahin, cüce baykuş ve pelikanda A.
fumigatus’un enfeksiyon oluşturduğunu bildirmişlerdir.
Bu çalışmada da muhabbet kuşundan A. fumigatus
izole edilmiştir. İnfeksiyon nedeniyle çok
sayıda klinik semptom gözlenebilir. Bu çalışmada
kuşta gözlenen durgunluk, tüylerde kabarma, zayıflama,
anoreksi gibi klinik bulgular literatür verileriyle
uyumlu bulunmuştur ( 2, 3, 14, 15, 17).
Aspergillus spp. olumsuz çevre şartları ve yetersiz
bakım, beslemenin yapıldığı durumlarda daha
çok aerojen yolla akciğerlere ulaşarak enfeksiyonu
başlatmaktadır (6, 11, 12, 15, 16). Alınan anamnez
bilgisine göre kuşun sigara dumanına sürekli
olarak maruz kaldığı, kafes temizliğinin düzenli
olarak yapılmadığı öğrenilerek bu faktörlerin enfeksiyonun
şekillenmesinde rol oynamış olabilecekleri
kanısına varılmıştır. Bazı kanatlı türlerinde
enfeksiyonun tedavisi amacıyla itrakonazol, ketakonazol
gibi çeşitli antifungaller kullanılmaktadır
(3, 10, 11, 12). Bu çalışmada muhabbet kuşuna
itrakonazol ile tedaviye başlanmasına rağmen kuşun
ölmesi enfeksiyonun ilerlemiş ve ilaçla tedavi
için geç kalınmış olabileceğini düşündürmüştür.
Bu çalışma ülkemizde muhabbet kuşundan
beslenme tüpü vasıtası ile kursak içeriğinin alınarak
A. fumigatus türünden kaynaklanan bir
enfeksiyon teşhisinin konulduğu ilk çalışmadır.
Aspergillozisde ilerlemiş olgularda tedavi etkisiz
olduğundan hızlı teşhis prognoz açısından önemlidir.
Dolayısıyla beslenme tüpü kullanımının örnek
alımını kolaylaştırarak teşhise giden süreci hızlandıracağı
kanısına varılmıştır.
 

behsat

Site Moderatörü
Yönetici
Katılım
20 Şub 2011
Mesajlar
3,144
Konum
batman
Adı
Behzat
Soyadı
tiğiz
paylasım icin tskler.. kurumaya ilactan önce b vitamini kompleksi probiyotik ve illahi temizlik.. şuanda en iyi gelen etkenler bunlar..
 

sezgin

Uzman Üyemiz
Katılım
12 Eki 2010
Mesajlar
2,917
Konum
istanbul
Adı
Sezgin
Soyadı
Anıl
Paylaşım için teşekkürler ben 3 kuşu farklı yöntemlerle iyileştirmeye çalıştım sonuç hüsran
 

flashback8919

Üyemiz
Katılım
9 Mar 2016
Mesajlar
27
Adı
Samet
Soyadı
Yıldız
flukonazol,kullanarak iyilestirmeye çalıştım,  kuşu kaybettim.

ONE A2001 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi