MAVİ BALİNA

imrunlu

Uzman Üyemiz
Katılım
12 Mar 2010
Mesajlar
308
Konum
istanbul sultangazi sultançifligi
Adı
Hasan
Soyadı
Karakuş
Bin bir canlı ve olayların içinde yaşamaktayız. Doğaya bakışımızı, sevgimizi artırmak, yönlendirmek, toplumsal yaşantının çeşitli travmalarından (sarsıntı) uzaklaştırmak için, doğada bir canlıyı konu etmek istiyorum.
İçinde yaşadığımız doğanın içinde, gözle görülmeyen, milyonlarca canlı olduğu gibi, tonlarca ağırlıkta olan canlılar da vardır.
140 tonu geçebilen ağırlığı ile mavi balinanın gelmiş geçmiş en büyük hayvan olduğuna inanılmaktadır. Dinozorlar çağında yaşadığı bilinen en büyük canlı Argentinosaurus‘dur ve Mesozoik devirde yaşamış olan bu canlının ağırlığının bile ancak 90 tona ulaşabildiği tahmin edilmektedir.
Balinalar 2–3 yılda bir yaklaşık bir yıllık gebelik süresi sonunda tek yavru doğurarak ürer Yeni doğmuş mavi balina bir günde 90 kg olur. Sadece dillinin ağırlığı üç tona yakındır (2,7ton).
Memeli bir deniz canlısı olan balinalar yavrularını doğurarak çoğalırlar. Yeni doğmuş mavi balina bir günde 90 kg büyür.
Bugüne kadar en büyük mavi balinanın bulunup bulunmadığına ilişkin bir belirsizlik vardır. Bu konudaki çoğu veri 20. yüzyılın ilk yarısında Atlantik Okyanusu’nda öldürülmüş olan mavi balinalara aittir ve standart zoolojik ölçüm yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmayan balina avcılarınca kaydedilmiştir.
Ağırlık Ve Boy :
Mavi balinaların ağırlığının ölçülmesi, dev boyutları göz önünde bulundurulduğunda, oldukça güç bir iştir. Balina avcılarının öldürdüğü çoğu mavi balina bir bütün olarak değil, tartılabilir parçalara ayrıldıktan sonra ölçülmüştür ki, parçalama işlemi sırasında kaybolan kan ve diğer sıvıların ağırlığı dikkate alındığında, elde edilen sonuçların toplam ağırlık hakkında olması gerekenden düşük tahminlere yol açmış olması kaçınılmazdır. Buna karşın, 27 m’ye kadar uzunluğu olan mavi balinalar hakkında 150–170 tonluk ölçümlere ait kayıtlar vardır. Yine bu dönemlerden gelen veriler söz konusu olduğunda, kayıtlara geçmiş en uzun bireyler 33,6 ve 33,3 m boyundaki iki dişidir ama bu verilere şüpheyle yaklaşılmaktadır.
Amerikan Ulusal Deniz Memelileri Laboratuvarı (UDML) bilimcileri 30 m’lik bir bireyin 180 tondan fazla olacağına inanmaktadır. UDML’nin bugüne kadar yapabildiği en kesin ağırlık ölçümü 177 tondur ve bir dişi mavi balinaya aittir. Aynı laboratuarın bugüne dek ölçebildiği en uzun mavi balina ise 29,9 m’dir. Bu uzunluk, yaklaşık olarak, bir Boeing 737 yolcu uçağının ya da arka arkaya duran üç belediye otobüsünün uzunluğuna eşittir.
Tüm alt türler dahil edilerek konuşulacak olursa, mavi balinaların uzunluk ortalamasının yaklaşık 25 m ve ağırlık ortalamasının da yaklaşık 115 ton olduğu söylenebilir. 29 m’ye ulaşabilen boyuyla Antarktik B. musculus intermedia en büyük, en fazla 24 m’ye ulaşabilen B. musculus brevicauda ise en küçük alt türdür. Kuzey yarı kürenin hakim alt türü olan B. musculus musculus ise ortalama 25 m’ye ulaşır. Diğer balina çubuğu balinalarında olduğu gibi, mavi balinalarda da aynı yaştaki bireylerden dişi olanlar daha büyüktür.
Diğer Ölçüm Ve Karşılaştırmalar :
Bir mavi balinanın kafası o kadar geniştir ki, dili üzerinde 50 insan ayakta durabilir.
150 tonluk bir mavi balinanın 450–600 kg’lık kalbinin büyüklüğü küçük bir araba, örneğin bir Volkswagen Beetle kadardır ve toplamda yaklaşık 6500 litre olan kan hacmini dolaştırır. Hayvanın aort gibi büyük bir atardamarının çapı 23cm olup içinde bir insan bebeği emekleyebilir. Akciğer kapasitesi 5,000 litredir.
Ancak bu okyanus devinin nesli tükenmek üzere, gereğinden çok fazla avlanmalarla sayıları 150 binden 5bine düşmüştür. Uluslararası Balinacılık Kurulu'nun bu canlıların avlanmasını 1966'daki yasaklayışına kadar geçen 100 yıllık dönemde de küresel nüfusları 100 yıl önceki nüfuslarının %1'inin altına inmiştir.
Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin oluşturduğu Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi'nde ilk yer aldığı günden bu yana tehdit altındaki türlerden olduğu kabul edilen beyaz balinalar, 2002 yılının bir araştırmasına göre 5000 ila 12000 gibi geniş bir tahmin aralığında değişen nüfusları ile en az beş topluluğa dağılmış olarak dünya denizlerine yayılmış durumdadırlar.
Koruma altında olsalar da denizlerdeki kirlenme ve giderek artan okyanus trafiğinin seslenişlerini boğarak eş bulmalarını güçleştirmesi gibi etkenler, beyaz balina nüfuslarının geri kazanılmasının önündeki tehditlerdir
Büyük Okyanusla iç içe olan Japonya, büyük gemilerin içine kurdukları gezer fabrika ile yakaladıkları her tür balinayı, balık konservesi, balina yağı üretirlerken, yan ürünleri de kozmetik sanayinde kullanılmaktadır.
İster büyük, ister küçük olsun, doğada bulunan bütün canlıları korumalıyız. Çünkü hepimiz bütün canlılar, besin zinciri şeklinde, beslenme yolu ile birbirine bağlı ve muhtaçtır. Doğaya verdiğimiz her zarar, bir gün mutlaka zararı kendimize dönecektir. Zaten küresel ısınma ile bunu yaşamaya başladık.
''Silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denilmektedir.''