kemal akbulut
Uzman Üyemiz
- Katılım
- 18 Eki 2010
- Mesajlar
- 2,034
- Konum
- Muğla Marmaris
- Web sitesi
- ww.muhabbetkusuureticileri.com
- Adı
- Kemal
- Soyadı
- Akbulut
iii. KANDURI KALESI:
Rodos'u almak ıçın Marmaris'e gelen Kanuni Sultan
Süleyman, ordusunu Armutalan mevkiine yerleştirdikten sonra ilk
işi "Yörenin en yaşlı kişisinin kim olduğunu" sormak olur. "Sarı Ana"
cevabını alan Kanuni, hemen -askerlerini de alarak- bu kadının
kaldığı yere gider. Kendilerini misafir eden bu kadının onlara sahip
olduğu tek ineğinin sütünden başka birşeyi yoktur. Nitekim Sarı Ana
ineğini sağmaya koyulur. Ancak sağıldığı sürece sütü gelen ineğin
bütün ordusuna yettiğini gören padişah gözlerine inanamaz ve
içinden "Bunda bir iş var ya, bilemedim" diye geçirir. O anda inekten
süt yerine kan akmaya başlar. Bunun üzerine Sarı Ana: "Niyetini
bozma Sultanım" der. Kanuni oracıkta secde ederek iki rekat namaz
kılar ve tövbe eder: "Ey Sarı Ana, sen benim içimden geçeni bildin,
bu seferi kazanıp kazanmayacağımı da bilirsin" der. Sarı Ana'nın
buna cevabı: "Yarın sabah askerlerinin çantasına bak. içinde armut
146t
bulursan, Rodos' u alamayacaksın. Bulamazsan seferin başarılı
olacak" şeklinde olur.
Ordunun ihtiyacını tamamlayan Kanuni'nin Rodos'a gitmek
üzere bindiği gemının kaptanının yakalandığı cilt hastalığına,
sadece "armut" iyi gelmektedir. Askerlerin Marmaris'ten geldiğini
duyan kaptan aralarında "çantasında armut olan birinin olup
olmadığını" sorar. Bi r . askerin üzerinden armut çıktığını gören
Kanuni onu gemiden çıkarır ve yola devam ederler. (Bu bölümün
"hiçbir askerde armut bulunmadığı ya da sadece 5-6 kişinin üstünde
çıktığı için Rodos'a onlarsız gittiği" şeklinde anlatıldığını da tesbi t
et t ik).
Rodos'a geldiklerinde kaleyi deniz tarafındaki kapısından
kuşatırlarsa da, alamazlar. O anda beliriveren Sarı Ana Kanuni'ye
"Kalenin kara tarafındaki kapıyı kuşatırlarsaalabileceklerini"
söyler. Denilen kapıya gelen askerleri gören kalenin yöneticileriyle
"Sabah horozlar ötene kadar savaşmayacakları" konusunda anlaşma
yapılacaktır. Ancak karşı taraf buna riayet etmeyip, içerideki
Türkler'i kılıçtan geçirmeye başlarlar. Kale kapısından kanların
aktığını gören ordu, henüz horozlar ötmediği için müdahale edemez.
Tam bu anda Sarı Ana tekrar belirip "Horozlar ötsün" diye dua eder
etmez bütün horozlar vakitsiz ötmeye başlarlar. Savaş hemen
başlar ve kale alınır. O günden itibaren kalenin adı "Kanduri"
olmuştur
Rodos'u almak ıçın Marmaris'e gelen Kanuni Sultan
Süleyman, ordusunu Armutalan mevkiine yerleştirdikten sonra ilk
işi "Yörenin en yaşlı kişisinin kim olduğunu" sormak olur. "Sarı Ana"
cevabını alan Kanuni, hemen -askerlerini de alarak- bu kadının
kaldığı yere gider. Kendilerini misafir eden bu kadının onlara sahip
olduğu tek ineğinin sütünden başka birşeyi yoktur. Nitekim Sarı Ana
ineğini sağmaya koyulur. Ancak sağıldığı sürece sütü gelen ineğin
bütün ordusuna yettiğini gören padişah gözlerine inanamaz ve
içinden "Bunda bir iş var ya, bilemedim" diye geçirir. O anda inekten
süt yerine kan akmaya başlar. Bunun üzerine Sarı Ana: "Niyetini
bozma Sultanım" der. Kanuni oracıkta secde ederek iki rekat namaz
kılar ve tövbe eder: "Ey Sarı Ana, sen benim içimden geçeni bildin,
bu seferi kazanıp kazanmayacağımı da bilirsin" der. Sarı Ana'nın
buna cevabı: "Yarın sabah askerlerinin çantasına bak. içinde armut
146t
bulursan, Rodos' u alamayacaksın. Bulamazsan seferin başarılı
olacak" şeklinde olur.
Ordunun ihtiyacını tamamlayan Kanuni'nin Rodos'a gitmek
üzere bindiği gemının kaptanının yakalandığı cilt hastalığına,
sadece "armut" iyi gelmektedir. Askerlerin Marmaris'ten geldiğini
duyan kaptan aralarında "çantasında armut olan birinin olup
olmadığını" sorar. Bi r . askerin üzerinden armut çıktığını gören
Kanuni onu gemiden çıkarır ve yola devam ederler. (Bu bölümün
"hiçbir askerde armut bulunmadığı ya da sadece 5-6 kişinin üstünde
çıktığı için Rodos'a onlarsız gittiği" şeklinde anlatıldığını da tesbi t
et t ik).
Rodos'a geldiklerinde kaleyi deniz tarafındaki kapısından
kuşatırlarsa da, alamazlar. O anda beliriveren Sarı Ana Kanuni'ye
"Kalenin kara tarafındaki kapıyı kuşatırlarsaalabileceklerini"
söyler. Denilen kapıya gelen askerleri gören kalenin yöneticileriyle
"Sabah horozlar ötene kadar savaşmayacakları" konusunda anlaşma
yapılacaktır. Ancak karşı taraf buna riayet etmeyip, içerideki
Türkler'i kılıçtan geçirmeye başlarlar. Kale kapısından kanların
aktığını gören ordu, henüz horozlar ötmediği için müdahale edemez.
Tam bu anda Sarı Ana tekrar belirip "Horozlar ötsün" diye dua eder
etmez bütün horozlar vakitsiz ötmeye başlarlar. Savaş hemen
başlar ve kale alınır. O günden itibaren kalenin adı "Kanduri"
olmuştur

