amazonia
Uzman Üyemiz
ARKADAŞLAR NİSAN 2003 TE ANKARA ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MİKROBİYOLOJİ ANA BİLİM DALI TARAFINDAN VERİLEN SEMİNERDEN KONUYLA İLGİLİ BAZI NOTLARI İLETİYORUM.
PROBİYOTİKLER UYGULANILDIKLARI CANLILARDA İNTESTİNAL KANALA KOLONİZE OLAN SİNDİRİM SİSTEMİNDEKİ PATOJEN VE YARARLI BAKTERİ POPULASYONLARI ARASINDAKİ DENGEYİ DÜZENLEYEN CANLI MİKROORGANİZMA KÜLTÜRLERİDİR.
PROBİYOTİKLERİN BİLEŞİMİNE GİREN BAKTERİLER.
1-LAKTOZU LAKTİK ASİTLE PARÇALA***** İNTESTİNAL PH''I DÜŞÜRÜRLER.
2-VİTAMİNLERİ İŞLERLER,BU KUŞLAR İÇİN GEREKLİDİR.
3-ACİDOLİN,LACTOLİN GİBİ ANTİMİKROBİYAL SUBSTANLAR ÜRETEREK ZARARLI MİKROORGANİZMALARI ETKİLERLER.
4-SİNDİRİME YARARLI ENZİMLER ÜRETİRLER. 5-İNTESTİNAL FLORADA FİZİKSEL VARLIKLARI İLE YER İŞGAL EDEREK PATOJEN MİKROORGANİZMALARIN YERLEŞMELERİNİ ÖNLERLER. PROBİYOTİKLERİN BİLEŞİMİNE GİREN BAZI M.ORGANİZMALAR.
1-LACTOBACİLLUS SPP.
2-STREPTOCOCCUS FAECİUM.
3-BACİLLUS SUBTİLLUS.
4-BACİLLUS CEREUS.
5-BACİLLUS LİCHENİFORMİS.
6-SACHAROMYCES CEREVİSİAE.
ÖZELLİKLE L. ACİDOPHİLUS UN ÜRETTİĞİ ACİDOLİNE BAŞTA SALMONELLA OLMAK ÜZERE ÇEŞİTLİ MİKROORGANİZMALARA KARŞI ANTİMİKROBİYAL ETKİ GÖSTERİR.
LACTOBASİLLER PH. ''I DÜŞÜREREK PATOJENLERİN YAŞAYAMAYACAKLARI BİR DÜZEYE GETİRİRLER.ÇOK ÇABUK ÜREME POTANSİYELİNE SAHİPTİRLER.
PROBİYOTİKLER YEM YADA SUYA KATILARAK VERİLİR.
ÖNERİLEN DOZ YAKLAŞIK 5 LT SUDA 1 - 5 MİLYARMİKROORGANİZMA OLACAK ŞEKİLDE AYARLANMALIDIR.
GÜNLÜK YAŞTAKİ YAVRULARA;AKŞAM DİSTİLE SUYUN 5-20 CC''SİNDE 1-2 MİLYAR M.ORGANİZMA BULUNACAK ŞEKİLDE AYARLANIR.
ERTESİ SABAH VERİLİR STRES ALTINDAKİ YETİŞKİNLERE; 5 LT SUDA 5-12 MİLYAR M.ORGANİZMA OLACAK ŞEKİLDE HAZIRLANIR.
AKŞAMDAN SULUKLAR KALDIRILIR.BÖYLECE SABAH KUŞLARIN PROBİYOTİĞİ ALMALARI SAĞLANIR.
YAPILAN ÇALIŞMALARDA PROBİYOTİK KULLANILAN KUŞLARIN DİĞERLERİNE GÖRE DAHA SAĞLIKLI OLDUĞU ANLAŞILMIŞTIR.
KORUYUCU OLARAK SÜREKLİ ANTİBİYOTİK KULLANIMI DİRENÇLİ SUŞLARIN ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLAMAKTA VE KUŞLARIN DOĞAL FLORASINI BOZMAKTADIR.
Probiyotik yunanca bir terim olup “yaşam için” anlamına gelmektedir. Uzun yıllardan beri probiyotikler gıdalarda kullanılmasına rağmen ilk tanımlama 1965 yılında Lilly tarafından “bir mikroorganizma tarafından sekrete edilen ve başka bir mikroorganizmanın büyümesini stimüle eden madde “ şeklinde yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmalarda bu tanımlamanın yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Bu ilk tanımlamadan sonra probiyotikler için günümüze kadar onlarca tanımlama yapılmıştır. En fazla taraftar toplayan tanımlama; “hazırlanmış veya yiyeceklerde bulunan canlı, belli biyolojik yapıları yeterli sayıda içeren, insan bağırsağına implante olan ve kolonizasyon göstererek mikroflorayı değiştiren ve kişinin sağlığı için yararlı etki gösteren oluşumlardır” şeklindeki tanımlamadır. Diğer basit bir tanımlamada “ yeterli miktarda verildiğinde sağlıkla ilgili yararlı etkiler ortaya çıkaran canlı organizmalardır” şeklindedir.
PROBİYOTİKLERİN ÖZELLİKLERİ VE ETKİLERİ
Lactobacillus acidophilus Bilinen en yararlı bakterilerden biri olup, ince barsakta sağlıklı ve dengeli bir mikroorganizma populasyonu için gereklidir. Süt şekeri laktozun sindirimini kolaylaştırır. Laktik asit üreterek patojen bakterilerin faaliyetini baskılar, candida gibi mayaların çoğalmasını kontrol altına alır. Civcivleri, Salmonella, Staphylococcus aureus ve E.coli gibi hastalık etkenlerine karşı korur.
Lactobacilluslar, yemlerin yapısında bulunan protein, karbonhidrat ve yağların parçalama yeteneğine sahiptirler. Mineral, amino asit ve vitamin gibi yaşamsal besin maddelerinin emilimine yardımcı olurlar. Makrofaj aktivitesini artırarak düzenli bağışıklık sağlarlar ve aynı zamanda antikor üretimini artırırlar.
Entercoccus faecium Tavuk orijinli olanı rafinozu parçalarken, buzağı dışkısından elde edileni ksilozu parçalar. Son yıllarda yaygın olarak yem sanayinde ve ilaç sanayinde probiyotik olarak kullanılmaktadır. Ürettiği selülaz ve ksilanaz enzimleri aracılığı ile selülozu ve hemiselülozu parçalayarak küspe ve tahıllarda bulunan lifli maddelerin sindirilebilirliğini artırır. Ayrıca rafinozu parçalama özelliği nedeniyle soya küspesinde bulunan oligosakkaritlerin sindirimini artırmak suretiyle yemin enerji değerini iyileştirir.
Bacillus subtilis glükozu laktik asite parçalayarak pH yı düşürür ve asit ortam yaratır. Çıkardığı enzimlerle kompleks karbonhidratların, yağların ve proteinlerin parçalanmasına katkıda bulunurlar.
Bacillus licheniformis gram pozitif olup, aerob bakteriler grubundandır. Salmonella ve E.coli enfeksiyonlarını önler. Nişastanın yapısında bulunan amiloz molekülünün alfa -(1-4) bağlarını, alfa-amilaz aracılığı ile parçalayarak bağırsak sindiriminden kaçan nişastanın sindirilebilirliğini artırır.
Yemden yararlanmayı artırır.
Büyümeyi hızlandırır.
Bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıklardan korur.
Genç hayvanlarda ishal ve ölüm risklerini azaltır.
Bağırsak florasını düzenler.
Patojenlere karşı doğal kalkan oluşturur.
PROBİYOTİKLER UYGULANILDIKLARI CANLILARDA İNTESTİNAL KANALA KOLONİZE OLAN SİNDİRİM SİSTEMİNDEKİ PATOJEN VE YARARLI BAKTERİ POPULASYONLARI ARASINDAKİ DENGEYİ DÜZENLEYEN CANLI MİKROORGANİZMA KÜLTÜRLERİDİR.
PROBİYOTİKLERİN BİLEŞİMİNE GİREN BAKTERİLER.
1-LAKTOZU LAKTİK ASİTLE PARÇALA***** İNTESTİNAL PH''I DÜŞÜRÜRLER.
2-VİTAMİNLERİ İŞLERLER,BU KUŞLAR İÇİN GEREKLİDİR.
3-ACİDOLİN,LACTOLİN GİBİ ANTİMİKROBİYAL SUBSTANLAR ÜRETEREK ZARARLI MİKROORGANİZMALARI ETKİLERLER.
4-SİNDİRİME YARARLI ENZİMLER ÜRETİRLER. 5-İNTESTİNAL FLORADA FİZİKSEL VARLIKLARI İLE YER İŞGAL EDEREK PATOJEN MİKROORGANİZMALARIN YERLEŞMELERİNİ ÖNLERLER. PROBİYOTİKLERİN BİLEŞİMİNE GİREN BAZI M.ORGANİZMALAR.
1-LACTOBACİLLUS SPP.
2-STREPTOCOCCUS FAECİUM.
3-BACİLLUS SUBTİLLUS.
4-BACİLLUS CEREUS.
5-BACİLLUS LİCHENİFORMİS.
6-SACHAROMYCES CEREVİSİAE.
ÖZELLİKLE L. ACİDOPHİLUS UN ÜRETTİĞİ ACİDOLİNE BAŞTA SALMONELLA OLMAK ÜZERE ÇEŞİTLİ MİKROORGANİZMALARA KARŞI ANTİMİKROBİYAL ETKİ GÖSTERİR.
LACTOBASİLLER PH. ''I DÜŞÜREREK PATOJENLERİN YAŞAYAMAYACAKLARI BİR DÜZEYE GETİRİRLER.ÇOK ÇABUK ÜREME POTANSİYELİNE SAHİPTİRLER.
PROBİYOTİKLER YEM YADA SUYA KATILARAK VERİLİR.
ÖNERİLEN DOZ YAKLAŞIK 5 LT SUDA 1 - 5 MİLYARMİKROORGANİZMA OLACAK ŞEKİLDE AYARLANMALIDIR.
GÜNLÜK YAŞTAKİ YAVRULARA;AKŞAM DİSTİLE SUYUN 5-20 CC''SİNDE 1-2 MİLYAR M.ORGANİZMA BULUNACAK ŞEKİLDE AYARLANIR.
ERTESİ SABAH VERİLİR STRES ALTINDAKİ YETİŞKİNLERE; 5 LT SUDA 5-12 MİLYAR M.ORGANİZMA OLACAK ŞEKİLDE HAZIRLANIR.
AKŞAMDAN SULUKLAR KALDIRILIR.BÖYLECE SABAH KUŞLARIN PROBİYOTİĞİ ALMALARI SAĞLANIR.
YAPILAN ÇALIŞMALARDA PROBİYOTİK KULLANILAN KUŞLARIN DİĞERLERİNE GÖRE DAHA SAĞLIKLI OLDUĞU ANLAŞILMIŞTIR.
KORUYUCU OLARAK SÜREKLİ ANTİBİYOTİK KULLANIMI DİRENÇLİ SUŞLARIN ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLAMAKTA VE KUŞLARIN DOĞAL FLORASINI BOZMAKTADIR.
Probiyotik yunanca bir terim olup “yaşam için” anlamına gelmektedir. Uzun yıllardan beri probiyotikler gıdalarda kullanılmasına rağmen ilk tanımlama 1965 yılında Lilly tarafından “bir mikroorganizma tarafından sekrete edilen ve başka bir mikroorganizmanın büyümesini stimüle eden madde “ şeklinde yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmalarda bu tanımlamanın yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Bu ilk tanımlamadan sonra probiyotikler için günümüze kadar onlarca tanımlama yapılmıştır. En fazla taraftar toplayan tanımlama; “hazırlanmış veya yiyeceklerde bulunan canlı, belli biyolojik yapıları yeterli sayıda içeren, insan bağırsağına implante olan ve kolonizasyon göstererek mikroflorayı değiştiren ve kişinin sağlığı için yararlı etki gösteren oluşumlardır” şeklindeki tanımlamadır. Diğer basit bir tanımlamada “ yeterli miktarda verildiğinde sağlıkla ilgili yararlı etkiler ortaya çıkaran canlı organizmalardır” şeklindedir.
PROBİYOTİKLERİN ÖZELLİKLERİ VE ETKİLERİ
Lactobacillus acidophilus Bilinen en yararlı bakterilerden biri olup, ince barsakta sağlıklı ve dengeli bir mikroorganizma populasyonu için gereklidir. Süt şekeri laktozun sindirimini kolaylaştırır. Laktik asit üreterek patojen bakterilerin faaliyetini baskılar, candida gibi mayaların çoğalmasını kontrol altına alır. Civcivleri, Salmonella, Staphylococcus aureus ve E.coli gibi hastalık etkenlerine karşı korur.
Lactobacilluslar, yemlerin yapısında bulunan protein, karbonhidrat ve yağların parçalama yeteneğine sahiptirler. Mineral, amino asit ve vitamin gibi yaşamsal besin maddelerinin emilimine yardımcı olurlar. Makrofaj aktivitesini artırarak düzenli bağışıklık sağlarlar ve aynı zamanda antikor üretimini artırırlar.
Entercoccus faecium Tavuk orijinli olanı rafinozu parçalarken, buzağı dışkısından elde edileni ksilozu parçalar. Son yıllarda yaygın olarak yem sanayinde ve ilaç sanayinde probiyotik olarak kullanılmaktadır. Ürettiği selülaz ve ksilanaz enzimleri aracılığı ile selülozu ve hemiselülozu parçalayarak küspe ve tahıllarda bulunan lifli maddelerin sindirilebilirliğini artırır. Ayrıca rafinozu parçalama özelliği nedeniyle soya küspesinde bulunan oligosakkaritlerin sindirimini artırmak suretiyle yemin enerji değerini iyileştirir.
Bacillus subtilis glükozu laktik asite parçalayarak pH yı düşürür ve asit ortam yaratır. Çıkardığı enzimlerle kompleks karbonhidratların, yağların ve proteinlerin parçalanmasına katkıda bulunurlar.
Bacillus licheniformis gram pozitif olup, aerob bakteriler grubundandır. Salmonella ve E.coli enfeksiyonlarını önler. Nişastanın yapısında bulunan amiloz molekülünün alfa -(1-4) bağlarını, alfa-amilaz aracılığı ile parçalayarak bağırsak sindiriminden kaçan nişastanın sindirilebilirliğini artırır.
Yemden yararlanmayı artırır.
Büyümeyi hızlandırır.
Bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıklardan korur.
Genç hayvanlarda ishal ve ölüm risklerini azaltır.
Bağırsak florasını düzenler.
Patojenlere karşı doğal kalkan oluşturur.

