ACİLLL DİŞİLER ÖLÜYOR

kocan

Takipçi Üyemiz
Katılım
27 Ağu 2011
Mesajlar
167
Konum
istanbul
Adı
adem
Soyadı
koçhan
Arkadaşlar hayırlı günler salmamda bulunan ve muhabbet kuşları çiftlerimin dişileri ölüyor bugün sabah 3. dişiyi attım altındaki bebeleri var toplamda 10 tane erkek 12 tane dişi var anlamadığım neden sadece dişiler ölüyor bugün sabah itibariyle 4 tane dişiyi salmadan aldım aklıma birşey geliyor acaba boşta kalan erkekler diğer dişileremi musallat oluyor çünkü ölen dişiler ölmeden bir iki gün önce halsizleşiyor lütfen acil yardım
 

mezarcı58

Üyemiz
Katılım
7 Kas 2012
Mesajlar
58
Konum
Sivas
Adı
Sedat
Soyadı
KUZU
Onla alakalı degil benim salmam varken 3 dişiye bir erkek düşüyordu. Ölümde nasıl bir ölüm hastalıkta gelmiş olabilir yuvaya erkek lerde ölmüyecek anlamına gelmez.
 

kocan

Takipçi Üyemiz
Katılım
27 Ağu 2011
Mesajlar
167
Konum
istanbul
Adı
adem
Soyadı
koçhan
peki hastalık derken açarmısınız bu hastalık nasıl anlaşılır tedavisi yokmu biraz aydınlatırmısınız
 

mezarcı58

Üyemiz
Katılım
7 Kas 2012
Mesajlar
58
Konum
Sivas
Adı
Sedat
Soyadı
KUZU
Arkadasım kuştaki fizyolojik degişikler nedir olüm anında . Kursakları dolumu boşmuydu.
 

muyar

Uzman Üyemiz
Katılım
28 Haz 2012
Mesajlar
488
Konum
İstanbul
Web sitesi
www.leenglish.com
Adı
Mehmet
Soyadı
Uyar
Muhabbet kuşları koloni olarak yaşadıkları için siz salmaya bu üç dişiyi salmaya sonradan attıysanız önceki kuşlar yeni geleni kabullenmez ve öldürürler. Ölen kuşlarınıza bir bakın bakalım kavga izi varmı. Tekrar geçmiş olsun :(
 

kocan

Takipçi Üyemiz
Katılım
27 Ağu 2011
Mesajlar
167
Konum
istanbul
Adı
adem
Soyadı
koçhan
DİŞİLERİN KURSAKLARINA BAKMADIM AMA KUŞLARIN ÖYLE HASTALIKLA ALAKALI BİR BELİRTİLERİ YOK BUGÜN SAĞLAM YARINA ÖLÜ YANLIZ ÖLENLERİN ALTINDA YAVRULARI VARDI
 

kotkafa

Site Moderatörü
Yönetici
Katılım
18 Tem 2010
Mesajlar
1,485
Konum
Antalya
Adı
Günay
Soyadı
Dönmez
Kuşlarda yaralanma izi yoksa bunun tek bir açıklaması var, geçen yıl forumda bir yazı yazmıştım kuşlarımın hastalanması ve tedavi süreci ile ilgili ama bulamadım. Kısaca özetlemeye çalışacağım. Sizde de olduğu gibi bende de aniden hiç bir hastalık belirtisi olmadan sadece anaç dişiler ölmeye başladı. Ne olup ne bittiğini ve sebeplerini öğrenene kadar üretimhanedeki dişilerin yarısından fazlasını kaybettim. Oturduğum yer ve üretimhane tabiri yerindeyse dağ başı sayılır...yani profesyonel yardım (egzotik kuşlar üzerine uzmanlaşmış veteriner) almak neredeyse hayal gibi olan bir yerde yaşıyorum. Yine de zor da olsa birkaç analiz yapılması için birkaç ölü kuş ve swap (dışkı) örnekleri İstanbul Bilim Laburatuvarlarına mikro-bioloji testi yapılması için gönderdim. Gelen sonuçlar beni tatmin etmedi ve önerilen tedavi sonuç vermedi. Sonra bizim burada Almanyada doğumuş ve okumuş genç bir veteriner ile tanıştım ve bana esas sebeplerini kısaca anlattı, okumam için almanca bir kitap verdi.

Sizin başınıza gelenin başlıca sebebi benim başıma gelenle ayni. Veterinerin dediğine göre (ki ben bu tezi sonuna kadar destekliyorum) aslında artık dünyada tamamen sağlıklı kuş kalmaması, yani özetle şu - bizlerin aldığı veya ürettiği kuşlar zaten doğuştan hasta. Hala hayatta olmalarının tek sebepleri sadece bazı hastalıklara bağşıklık kazanmış olmaları, ve artık birer süper taşıyıcı halini almış olmaları. Bağşıklık kazanamayanlar daha yumurtadaiken ölüyor, yumurtadan çıksa bile 5-7 günlükiken ölüyor, 7 günü atlatsa bile yuvadan atlamak üzereiken ölüyor, bunu da atlatasa bile 2 aylıkiken ölüyor veya 7-8 aylıkiken genç damızlık yaşına eriştiğinde ölüyor. Bunları bile atlatsa eş tuttuğu ve yumurtlamaya başladığı zaman ölüyor veya 3-4 ağız yavru yaptıktan sonra ölüyor.

Bunun sebebine bakalım istersen, beslenme diyeti, habitat (yaşadığı yer ve ortamın yapısı), kuş sayısı, ışık, ısı, hava kalitesi v.s. liste uzayıp gidiyor. Bunların tümünü bir araya koyduğunda = kuşların yaşam kalitesi.

Şimdi bazılarımızda kuşlar daha erken bazılarımızda da daha geç ölüyor, bazılarımızda da gayet sağlıklı bir şekilde yıllarca yaşayıp kaliteli ve üksek verimli kuşlar olarak hayatlarını sürdürüyorlar. Bunların aralarındaki tek fark işte o sunulan yaşam kalitesidir, başka hiç birşey değil. Alman veterinerimin bana hiç ilaç veya tedavi önermedi...bana önerdiği tek şey üretimhanedeki kuşların yaşam kalitesini arttırmak ve stress faktörlerini mümkün olduğunca minimum seviyede tutmak. İşte dostum, senin dişilerinin ölmelerine sebep olan en büyük neden - stres.

Ne alaka da diyebilirsin tabii...cevabı - çok alaka. Yukarıda demiştik, sağlıklı kuş yok sadece bağşıklık kazanmış ve taşıyıcı olanlar var, ve stres bu hastalıkların tekrardan hortlamasına sebep oluyor. Herhangibir sebepten eğer kuş aşırı stres altında ise hastalığı hortlayacaktır ve bünyesini zayıflatmaya başlayacaktır. Stress altında olan kuşlar bunu diğer kuşlara göstermek istemezler ve bunu yaparken daha da çok strese girerler...özellikle salma gibi kalabalık bir ortamda. Bu içgüdüsel bir davranıştır, doğada da olduğu gibi hayvanlar diğer hayvanlara hasta olduklarını belli etmek istemezler, bu onları zayıf gösterir ve onları rekabetten düşürür. Bir yandan kuş bu durumu ile başa çıkmaya çalışırken, bizlerin de yardımıile temiz ve hijyenik olmayan bir ortamda kuşlar kesinlikle seconder (ikinci) bir hastalı da yakalanıyor. İşte esas kuşlarımızı öldüren bu seconder hastalık oluyor...hatta bazen 3 veya 4 hastalık ayni anda seyrediyor (geçen yıl bendeki kuşlarda olduğu gibi). Bu esnada tabii kuşlar hala bu durumlarını çevresine belli etmemek için olağan üstü çaba serfediyor..ve bu onu daha da strese sokuyor ve artık kuşu içinden çıkılması zor kısır bir döngüye sokuyor. Bazen bu durum 1-2 gün bazen de haftalar sürebiliyor ve biz hiç bir şekilde kuşların hasta olduklarını anlayamıyoruz. Anca kuş öldükten sonra bu ani ölümüne anlam vermeye çalışıyoruz. İşte, o anlar kuşların artık pes ettikleri ve savaşmayı braktıkları an oluyor. Bazıları aniden gidiyor bazıları ise belirti göstermeye başlıyor...ve biz anca ondan sonra bir sorun olduğunu anlayabiliyoruz.

Özetlemek istiyordum ama yazı yine çok uzun oldu, toparlayalım. Şimdi yapılması gereken şey üretimhanelerdeki stres faktörlerini ortadan kaldırmaya çalışmak. Üretimhanede iş yaparken fazla oyalanmayın, kuşların etrafında fazla dolaşmayın, tepelerine dikilip 3 saat ne yapıyrlar diğe bakmayın. Zırt-pırt yuvalıklarını açıp yumurtala varmı diye bakmayın, yavruları varsa yavruları gerekmediği sürece (altlarını temizlerken) mıncıklamayın. Kuşlarınıza her gün taze yem ve gerekiyorsa mama verin. Mamaları 10 saatten fazla kuşların önünde tutmayın. Mamalıkları toplarken kuşlarınıza kıyak geçmeyin (mamalıkta kalan mamayı kafes veya salma tabanına dökmeyin). Kuşlarınıza her gün taze su verin ve özellikle salma gibi kalabalık yerlerde birden fazla yerde su kaynağı bulundurun...kuşlarınızı hiarerşi kurmalarına zorlamayın...su kuyruğna girmelerine mecbur brakmayın. Kafes ve salmalarda hijyene (temizlik ve hijyen 2 ayrı şeydir dostlar, bunu unutmayın) maksimum önem verin, en az haftada 1 kez dezenfekte edin ve en az 2 farklı dezenfektan kullanın ki mantar, bakteri ve parazitler bağşıklık kazanamasın. Bu işlemi yaparken kendinize zaman tanıyoın...5 dakkada yapıp kurtulmaya bakmayın, yani gerekli özeni gösterin. Dezenfeksyon tüm malzeme ve ekipmanlar için geçerli + mekanın da dezenfeksyonu şart...sadece sulukları yıkamanız faydalı olmaz, ayni gün A-Z ne varsa dezenfekte edin (yuvalıklar dahil). Özellikle salma üretimi yapanlar overcrowd (aşırı kalabalık) ayrıntısına özen gösterin...3-5 yavru fazla üretip para kazanalım diye gereğinden fazla kuş ayni yerde beslemeyin, bu en büyük stres yaratan faktörlerden biridir...5 çift az olsun ama olanlar da adam gibi olsun ve adam gibi bakılsın. Kuşların birer makina olmadıklarını unutmayın, peş-peşe en fazla 2 kuluçka yaptırın ve birsonraki 2 kuluçkaya kadar en az 1 ay dinlendirin. Dinlenme esnasında ilaç kürlerinizi yapın, hayvanlarınızı bir sonraki 2 kuluçka için hazırlayın.

Bunları yaptıktan sonra tüm adı sanı bilinen hastalıklara karşı genel bir kür uygulayın, ilaçlarınızı alırken kullaktan dolma bilgilerden faydalanmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Bir veterinerden kür uygulaması için yardım alın, alamıyorsanız ilaç kürüne başlamadan önce kullanacağınız ilaçların ne işe yaradığını ve nasıl kullanıldığından emin olun.

Bunları yaptıktan sonra çok şükür kuşlarım iyileşti deyip yan yatmayın, kuşlar asla tamamen iyileşmez, uygulamalara belli aralıklarla devam edin özellikle temizlik ve hijyen konularını kendinize alışkanlık edinin.

Yazmaya daha devam edebilirim ama bunlar da ana konuyu kavramana yardımcı olmuştur sanırım.

bu ilaveyi sonradan ekledim - bunu eklemek zorundayım, özellikle salma gibi kalabalık ortamlarda kuşlarına yeterince konabilecekleri ortamlar sağlamalısın...yani yeterli sayıda ve doğru yerleştirilmiş tünekler stres faktörlerini azaltacaktır. En basit bir stres faktörü örnekleyelim...Doğal bir davranış olarak anaç kuş yavru besleme zamanında veya yumurtlama zamanında yuvadan her dışarı çıktığında stresli olacaktır...yuvasını düşünüyor ve korumak isteyor olacaktır. Şimdi sadece bu basit örnek bile salmada yapman gerek değişiklikler ve alman gereken önlemler için sana birsürü fikir veryor olması gerek. Tüneklerin sayısı ve yerleri...yem ve su kaynaklarının tüm yuvalıklara yaklaşık eşit mesafelerde olmaları gibi. Düşün dostum, salmandaki yaşam koşullarını daha iyi seviyelere çekmek için neler yapabilirsin, ve uygula.
 

kocan

Takipçi Üyemiz
Katılım
27 Ağu 2011
Mesajlar
167
Konum
istanbul
Adı
adem
Soyadı
koçhan
kardeş teşekkürler oturmuşsun üşenmemiş yazmışsın
bu dezenfekte dediğiniz anladığım kadarı ile temizlik oluyor peki bu kür dediğiniz şeyi biraz açarmısınız birde yine bu sitede bir makalede okudum üretimde yuvaları en az günde iki kez kontrol etmekgerektiği ni okumuştum
 

kuşcuusta07

Uzman Üyemiz
Katılım
11 Mar 2010
Mesajlar
261
Konum
ANTALYA-Merkez
Web sitesi
www.kuscuusta07.tr.gg
Adı
Yavuz
Soyadı
usta
Günay DÖNMEZ' Alıntı:
Kuşlarda yaralanma izi yoksa bunun tek bir açıklaması var, geçen yıl forumda bir yazı yazmıştım kuşlarımın hastalanması ve tedavi süreci ile ilgili ama bulamadım. Kısaca özetlemeye çalışacağım. Sizde de olduğu gibi bende de aniden hiç bir hastalık belirtisi olmadan sadece anaç dişiler ölmeye başladı. Ne olup ne bittiğini ve sebeplerini öğrenene kadar üretimhanedeki dişilerin yarısından fazlasını kaybettim. Oturduğum yer ve üretimhane tabiri yerindeyse dağ başı sayılır...yani profesyonel yardım (egzotik kuşlar üzerine uzmanlaşmış veteriner) almak neredeyse hayal gibi olan bir yerde yaşıyorum. Yine de zor da olsa birkaç analiz yapılması için birkaç ölü kuş ve swap (dışkı) örnekleri İstanbul Bilim Laburatuvarlarına mikro-bioloji testi yapılması için gönderdim. Gelen sonuçlar beni tatmin etmedi ve önerilen tedavi sonuç vermedi. Sonra bizim burada Almanyada doğumuş ve okumuş genç bir veteriner ile tanıştım ve bana esas sebeplerini kısaca anlattı, okumam için almanca bir kitap verdi.

Sizin başınıza gelenin başlıca sebebi benim başıma gelenle ayni. Veterinerin dediğine göre (ki ben bu tezi sonuna kadar destekliyorum) aslında artık dünyada tamamen sağlıklı kuş kalmaması, yani özetle şu- bizlerin aldığı veya ürettiği kuşlar zaten doğuştan hasta. Hayatta olma sebepleri sadece bazı hastalıklara bağşıklık kazanmış olmaları, ve artık birer süper taşıyıcı halini almış olmaları. Bağşıklık kazanamayanlar daha yumurtadaiken ölüyor, yumurtadan çıksa bile 5-7 günlükiken ölüyor, 7 günü atlatsa bile yuvadan atlamak üzereiken ölüyor, bunu da atlatasa bile 2 aylıkiken ölüyor veya 7-8 aylıkiken genç damızlık yaşına eriştiğinde ölüyor. Bunları bile atlatsa eş tuttuğu ve yumurtlamaya başladığı zaman ölüyor veya 3-4 ağız yavru yaptıktan sonra ölüyor.

Bunun sebebine bakalım istersen, beslenme diyeti, habitat (yaşadığı yer ve ortamın yapısı), kuş sayısı, ışık, ısı, hava kalitesi v.s. liste uzayıp gidiyor. Bunların tümünü bir araya koyduğunda = kuşların yaşam kalitesi.

Şimdi bazılarımızda kuşlar daha erken bazılarımızda da daha geç ölüyor, bazılarımızda da gayet sağlıklı bir şekilde yıllarca yaşayıp kaliteli ve üksek verimli kuşlar olarak hayatlarını sürdürüyorlar. Bunların aralarındaki tek fark işte o sunulan yaşam kalitesidir, başka hiç birşey değil. Alman veterinerimin bana hiç ilaç veya tedavi önermedi...bana önerdiği tek şey üretimhanedeki kuşların yaşam kalitesini arttırmak ve stress faktörlerini mümkün olduğunca minimum seviyede tutmak. İşte dostum, senin ve dişilerinin ölmelerine sebep olan en büyük neden - stres.

Ne alaka da diyebilirsin tabii...cevabı - çok alaka. Yukarıda demiştik, sağlıklı kuş yok sadece bağşıklık kazanmış ve taşıyıcı olanlar var, ve stres bu hastalıkların tekrardan hortlamasına sebep oluyor. Herhangibir sebepten eğer kuş aşırı stress altında ise hastalığı hortlayacaktır ve bünyesini zayıflatmaya başlayacaktır. Stress altında olan kuşlar bunu diğer kuşlara göstermek istemezler ve bunu yaparken daha da çok strese girerler...özellikle salma gibi kalabalık bir ortamda. Bu içgüdüsel bir davranıştır, doğada da olduğu gibi hayvanlar diğer hayvanlara hasta olduklarını belli etmek istemezler, bu onları zayıf gösterir ve onları rekabetten düşürür. Bir yandan kuş bu durumu ile başa çıkmaya çalışırken, bizlerin de yardımıile temiz ve hijyenik olmayan bir ortamda kuşlar kesinlikle seconder (ikinci) bir hastalı da yakalanma olasılığı yüksek oluyor. İşte kuşlarımızı öldüren esas bu seconder hastalık oluyor...hatta bazen 3 veya 4 hastalık ayni anda seyrediyor (geçen yıl bendeki kuşlarda olduğu gibi). Bu esnada tabii kuşlar hala bu durumlarını çevresine belli etmemek için olağan üstü çaba serfediyor..ve daha bu onu daha da strese sokuyor ve artık kuşu iöinden çıkılması zor kısır bir döngüye sokuyor. Bazen bu durum 1-2 gün bazen de haftalar sürebiliyor ve biz hiç bir şekilde kuşların hasta olduklarını anlayamıyoruz. Anca kuş öldükten sonra bu ani çlümüne anlam vermeye çalışıyoruz...işte o anlar kuşların artık pes ettikleri ve savaşmayı braktıkları an oluyor. Bazıları aniden gidiyor bazıları ise belirti göstermeye başlıyor...ve biz anca ondan sonra bir sorun olduğunu anlayabiliyoruz.

Özetlemek istiyordum ama yazı yine çok uzun oldu, toparlayalım. Şimdi yapılması gereken şey üretimhanelerdeki stres faktörlerini ortadan kaldırmaya çalışmak. Üretimhanede iş yaparken fazla oyalanmayın, kuşların etrafında fazla dolaşmayın, tepelerine dikilip 3 saat ne yapıyrlar diğe bakmayın. Zırt-pırt yuvalıklarını açıp yumurtala varmı diye bakmayın, yavruları varsa yavruları gerekmediği sürece (altlarını temizlerken) mıncıklamayın. Kuşlarınıza her gün taze yem ve gerekiyorsa mama verin. Mamaları 10 saatten fazla kuşların önünde tutmayın. Mamalıkları toplarken kuşlarınıza kıyak geçmeyin (mamalıkta kalan mamayı kafes veya salma tabanına dökmeyin). Kuşlarınıza her gün taze su verin ve özellikle salma gibi kalabalık yerlerde birden fazla yerde su kaynağı bulundurun...kuşlarınızı hiarerşi kurmalarına zorlamayın...su kuyruğna girmelerine mecbur brakmayın. Kafes ve salmalarda hijyene (temizlik ve hijyen 2 ayrı şeydir dostlar, bunu unutmayın) maksimum önem verin, en az haftada 1 kez dezenfekte edin ve en az 2 farklı dezenfektan kullanın ki mantar, bakteri ve parazitler bağşıklık kazanamasın. Bu işlemi yaparken kendinize zaman tanıyoın...5 dakkada yapıp kurtulmaya bakmayın, yani gerekli özeni gösterin. Dezenfeksyon tüm malzeme ve ekipmanlar için geçerli + mekanın da dezenfeksyonu şart...sadece sulukları yıkamanız faydalı olmaz, ayni gün A-Z ne varsa dezenfekte edin (yuvalıklar dahil). Özellikle salma üretimi yapanlar overcrowd (aşırı kalabalık) ayrıntısına özen gösterin...3-5 yavru fazla üretip para kazanalım diye gereğinden fazla kuş ayni yerde beslemeyin, bu en büyük stres yaratan faktörlerden biridir...5 çift az olsun ama olanlar da adam gibi olsun ve adam gibi bakılsın. Kuşların birer makina olmadıklarını unutmayın, peş-peşe en fazla 2 kuluçka yaptırın ve birsonraki 2 kuluçkaya kadar en az 1 ay dinlendirin. Dinlenme esnasında ilaç kürlerinizi yapın, hayvanlarınızı bir sonraki 2 kuluçka için hazırlayın.

Bunları yaptıktan sonra tüm adı sanı bilinen hastalıklara karşı genel bir kür uygulayın, ilaçlarınızı alırken kullaktan dolma bilgilerden faydalanmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Bir veterinerden kür uygulaması için yardım alın, alamıyorsanız ilaç kürüne başlamadan önce kullanacağınız ilaçların ne işe yaradığını ve nasıl kullanıldığından emin olun.

Bunları yaptıktan sonra çok şükür kuşlarım iyileşti deyip yan yatmayın, kuşlar asla tamamen iyileşmez, uygulamalara belli aralıklarla devam edin özellikle temizlik ve hijyen konularını kendinize alışkanlık edinin.

Yazmaya daha devam edebilirim ama bunlar da ana konuyu kavramana yardımcı olmuştur sanırım.
evil_idea evil_idea evil_idea evil_idea evil_idea evil_idea evil_idea evil_idea evil_idea evil_idea evil_idea
 

kotkafa

Site Moderatörü
Yönetici
Katılım
18 Tem 2010
Mesajlar
1,485
Konum
Antalya
Adı
Günay
Soyadı
Dönmez
Adem KOÇHAN' Alıntı:
kardeş teşekkürler oturmuşsun üşenmemiş yazmışsın
bu dezenfekte dediğiniz anladığım kadarı ile temizlik oluyor peki bu kür dediğiniz şeyi biraz açarmısınız birde yine bu sitede bir makalede okudum üretimde yuvaları en az günde iki kez kontrol etmekgerektiği ni okumuştum
Adem bey yavru zamanında yuvaları günde 2 kez kontrol etmek gerekiyor olması doğrudur, sabah 1 ve akşam 1, hem yavruların beslenme durumlarını gözlemlemek hem ölen yavru kontrolü hemde genel yuvalık durumu ile bilgi (temizlik koku vs) edinmek açısından bu şart. Benim kastim 2 seferden fazla kontrol etmek sakıncalı olabileceği yönünden...malum çok meraklıyız  :)

Sorularınızın bazı cevapları bu konudaki ilk ve diğer yorumlarında mevcut - http://www.muhabbetkusuureticileri.org/index.php/topic,14112.0.html
 

şevket çağlar

Uzman Üyemiz
Katılım
10 Tem 2012
Mesajlar
533
Konum
izmir
Adı
ŞEVKET
Soyadı
ÇAĞLAR
Adem KOÇHAN' Alıntı:
kardeş teşekkürler oturmuşsun üşenmemiş yazmışsın
bu dezenfekte dediğiniz anladığım kadarı ile temizlik oluyor peki bu kür dediğiniz şeyi biraz açarmısınız birde yine bu sitede bir makalede okudum üretimde yuvaları en az günde iki kez kontrol etmekgerektiği ni okumuştum
temizlik denilen hijyen oluyor . yuva temizliği kafes temizliği suluk -yemlik ; kümesin genel temizliği v.s. dezenfekte bütün malzemelerin dezenfektan ile belli periyotlarda temizlenmesi . yerlerin ve duvarların dezenfektesi . yuvalarıda her gün değil bir kaç gün arayla kontrol edin . günay beyin dediği gibi genel bir temizlik ve dezenfekte yapın . kür dediğimiz olası hastalıklara karşı uygulanan koruyucu tedavidir . belli zamanlarda yapılır. bilhassa hayvanları dinlendirmeye alıp gelecek olan üretim zamanına hazırlamaya başladığında yapılır.
 

toprak-zemin

Uzman Üyemiz
Katılım
26 Kas 2012
Mesajlar
329
Konum
Diyarbakır
Adı
Barış
Soyadı
ÜRGEN
Günay DÖNMEZ' Alıntı:
Kuşlarda yaralanma izi yoksa bunun tek bir açıklaması var, geçen yıl forumda bir yazı yazmıştım kuşlarımın hastalanması ve tedavi süreci ile ilgili ama bulamadım. Kısaca özetlemeye çalışacağım. Sizde de olduğu gibi bende de aniden hiç bir hastalık belirtisi olmadan sadece anaç dişiler ölmeye başladı. Ne olup ne bittiğini ve sebeplerini öğrenene kadar üretimhanedeki dişilerin yarısından fazlasını kaybettim. Oturduğum yer ve üretimhane tabiri yerindeyse dağ başı sayılır...yani profesyonel yardım (egzotik kuşlar üzerine uzmanlaşmış veteriner) almak neredeyse hayal gibi olan bir yerde yaşıyorum. Yine de zor da olsa birkaç analiz yapılması için birkaç ölü kuş ve swap (dışkı) örnekleri İstanbul Bilim Laburatuvarlarına mikro-bioloji testi yapılması için gönderdim. Gelen sonuçlar beni tatmin etmedi ve önerilen tedavi sonuç vermedi. Sonra bizim burada Almanyada doğumuş ve okumuş genç bir veteriner ile tanıştım ve bana esas sebeplerini kısaca anlattı, okumam için almanca bir kitap verdi.

Sizin başınıza gelenin başlıca sebebi benim başıma gelenle ayni. Veterinerin dediğine göre (ki ben bu tezi sonuna kadar destekliyorum) aslında artık dünyada tamamen sağlıklı kuş kalmaması, yani özetle şu - bizlerin aldığı veya ürettiği kuşlar zaten doğuştan hasta. Hala hayatta olmalarının tek sebepleri sadece bazı hastalıklara bağşıklık kazanmış olmaları, ve artık birer süper taşıyıcı halini almış olmaları. Bağşıklık kazanamayanlar daha yumurtadaiken ölüyor, yumurtadan çıksa bile 5-7 günlükiken ölüyor, 7 günü atlatsa bile yuvadan atlamak üzereiken ölüyor, bunu da atlatasa bile 2 aylıkiken ölüyor veya 7-8 aylıkiken genç damızlık yaşına eriştiğinde ölüyor. Bunları bile atlatsa eş tuttuğu ve yumurtlamaya başladığı zaman ölüyor veya 3-4 ağız yavru yaptıktan sonra ölüyor.

Bunun sebebine bakalım istersen, beslenme diyeti, habitat (yaşadığı yer ve ortamın yapısı), kuş sayısı, ışık, ısı, hava kalitesi v.s. liste uzayıp gidiyor. Bunların tümünü bir araya koyduğunda = kuşların yaşam kalitesi.

Şimdi bazılarımızda kuşlar daha erken bazılarımızda da daha geç ölüyor, bazılarımızda da gayet sağlıklı bir şekilde yıllarca yaşayıp kaliteli ve üksek verimli kuşlar olarak hayatlarını sürdürüyorlar. Bunların aralarındaki tek fark işte o sunulan yaşam kalitesidir, başka hiç birşey değil. Alman veterinerimin bana hiç ilaç veya tedavi önermedi...bana önerdiği tek şey üretimhanedeki kuşların yaşam kalitesini arttırmak ve stress faktörlerini mümkün olduğunca minimum seviyede tutmak. İşte dostum, senin dişilerinin ölmelerine sebep olan en büyük neden - stres.

Ne alaka da diyebilirsin tabii...cevabı - çok alaka. Yukarıda demiştik, sağlıklı kuş yok sadece bağşıklık kazanmış ve taşıyıcı olanlar var, ve stres bu hastalıkların tekrardan hortlamasına sebep oluyor. Herhangibir sebepten eğer kuş aşırı stres altında ise hastalığı hortlayacaktır ve bünyesini zayıflatmaya başlayacaktır. Stress altında olan kuşlar bunu diğer kuşlara göstermek istemezler ve bunu yaparken daha da çok strese girerler...özellikle salma gibi kalabalık bir ortamda. Bu içgüdüsel bir davranıştır, doğada da olduğu gibi hayvanlar diğer hayvanlara hasta olduklarını belli etmek istemezler, bu onları zayıf gösterir ve onları rekabetten düşürür. Bir yandan kuş bu durumu ile başa çıkmaya çalışırken, bizlerin de yardımıile temiz ve hijyenik olmayan bir ortamda kuşlar kesinlikle seconder (ikinci) bir hastalı da yakalanıyor. İşte esas kuşlarımızı öldüren bu seconder hastalık oluyor...hatta bazen 3 veya 4 hastalık ayni anda seyrediyor (geçen yıl bendeki kuşlarda olduğu gibi). Bu esnada tabii kuşlar hala bu durumlarını çevresine belli etmemek için olağan üstü çaba serfediyor..ve bu onu daha da strese sokuyor ve artık kuşu içinden çıkılması zor kısır bir döngüye sokuyor. Bazen bu durum 1-2 gün bazen de haftalar sürebiliyor ve biz hiç bir şekilde kuşların hasta olduklarını anlayamıyoruz. Anca kuş öldükten sonra bu ani ölümüne anlam vermeye çalışıyoruz. İşte, o anlar kuşların artık pes ettikleri ve savaşmayı braktıkları an oluyor. Bazıları aniden gidiyor bazıları ise belirti göstermeye başlıyor...ve biz anca ondan sonra bir sorun olduğunu anlayabiliyoruz.

Özetlemek istiyordum ama yazı yine çok uzun oldu, toparlayalım. Şimdi yapılması gereken şey üretimhanelerdeki stres faktörlerini ortadan kaldırmaya çalışmak. Üretimhanede iş yaparken fazla oyalanmayın, kuşların etrafında fazla dolaşmayın, tepelerine dikilip 3 saat ne yapıyrlar diğe bakmayın. Zırt-pırt yuvalıklarını açıp yumurtala varmı diye bakmayın, yavruları varsa yavruları gerekmediği sürece (altlarını temizlerken) mıncıklamayın. Kuşlarınıza her gün taze yem ve gerekiyorsa mama verin. Mamaları 10 saatten fazla kuşların önünde tutmayın. Mamalıkları toplarken kuşlarınıza kıyak geçmeyin (mamalıkta kalan mamayı kafes veya salma tabanına dökmeyin). Kuşlarınıza her gün taze su verin ve özellikle salma gibi kalabalık yerlerde birden fazla yerde su kaynağı bulundurun...kuşlarınızı hiarerşi kurmalarına zorlamayın...su kuyruğna girmelerine mecbur brakmayın. Kafes ve salmalarda hijyene (temizlik ve hijyen 2 ayrı şeydir dostlar, bunu unutmayın) maksimum önem verin, en az haftada 1 kez dezenfekte edin ve en az 2 farklı dezenfektan kullanın ki mantar, bakteri ve parazitler bağşıklık kazanamasın. Bu işlemi yaparken kendinize zaman tanıyoın...5 dakkada yapıp kurtulmaya bakmayın, yani gerekli özeni gösterin. Dezenfeksyon tüm malzeme ve ekipmanlar için geçerli + mekanın da dezenfeksyonu şart...sadece sulukları yıkamanız faydalı olmaz, ayni gün A-Z ne varsa dezenfekte edin (yuvalıklar dahil). Özellikle salma üretimi yapanlar overcrowd (aşırı kalabalık) ayrıntısına özen gösterin...3-5 yavru fazla üretip para kazanalım diye gereğinden fazla kuş ayni yerde beslemeyin, bu en büyük stres yaratan faktörlerden biridir...5 çift az olsun ama olanlar da adam gibi olsun ve adam gibi bakılsın. Kuşların birer makina olmadıklarını unutmayın, peş-peşe en fazla 2 kuluçka yaptırın ve birsonraki 2 kuluçkaya kadar en az 1 ay dinlendirin. Dinlenme esnasında ilaç kürlerinizi yapın, hayvanlarınızı bir sonraki 2 kuluçka için hazırlayın.

Bunları yaptıktan sonra tüm adı sanı bilinen hastalıklara karşı genel bir kür uygulayın, ilaçlarınızı alırken kullaktan dolma bilgilerden faydalanmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Bir veterinerden kür uygulaması için yardım alın, alamıyorsanız ilaç kürüne başlamadan önce kullanacağınız ilaçların ne işe yaradığını ve nasıl kullanıldığından emin olun.

Bunları yaptıktan sonra çok şükür kuşlarım iyileşti deyip yan yatmayın, kuşlar asla tamamen iyileşmez, uygulamalara belli aralıklarla devam edin özellikle temizlik ve hijyen konularını kendinize alışkanlık edinin.

Yazmaya daha devam edebilirim ama bunlar da ana konuyu kavramana yardımcı olmuştur sanırım.

bu ilaveyi sonradan ekledim - bunu eklemek zorundayım, özellikle salma gibi kalabalık ortamlarda kuşlarına yeterince konabilecekleri ortamlar sağlamalısın...yani yeterli sayıda ve doğru yerleştirilmiş tünekler stres faktörlerini azaltacaktır. En basit bir stres faktörü örnekleyelim...Doğal bir davranış olarak anaç kuş yavru besleme zamanında veya yumurtlama zamanında yuvadan her dışarı çıktığında stresli olacaktır...yuvasını düşünüyor ve korumak isteyor olacaktır. Şimdi sadece bu basit örnek bile salmada yapman gerek değişiklikler ve alman gereken önlemler için sana birsürü fikir veryor olması gerek. Tüneklerin sayısı ve yerleri...yem ve su kaynaklarının tüm yuvalıklara yaklaşık eşit mesafelerde olmaları gibi. Düşün dostum, salmandaki yaşam koşullarını daha iyi seviyelere çekmek için neler yapabilirsin, ve uygula.

alkisd alkisd alkisd alkisd alkisd alkisd 
 

kocan

Takipçi Üyemiz
Katılım
27 Ağu 2011
Mesajlar
167
Konum
istanbul
Adı
adem
Soyadı
koçhan
ARKADAŞLAR GÜNAYDIN ÖLEN KUŞLARIN BİR TANESİNİN ALTINDA 2 TANE İKİ ÜÇ GÜNLÜK YAVRU VARDI DİĞER YUVADAKİ YAVRULAR ONLARA ORANLA ÇOK BÜYÜKTÜ BENDE ALTINDA 1 HAFTALIK YUMURTA OLAN DİŞİNİN ALTINA KOYDUM BİR TANESİ SABAH ÖLDÜ ZATEN ÖLMEK ÜZEREYDİ DİĞERİNİ DE ERTESİ SABAH ÖLÜR DÜŞÜNCESİYLE ALACAKTIM Kİ DİŞİ YAVRUYU BESLİYO YAVRUNUN YANINA YAVRUYU KOYDUNMU BAKTIĞINI GÖRDÜMDE YUMURTALININ YAVRU BAKTIĞINI İLK GÖRDÜM