SONUÇ VE ÖNERİLER
1. Z. officinale katkısı etlik piliçlerin canlı ağırlık kazancı ve yemden yararlanma oranını iyileştirmiş, bağırsak laktik asit bakteri populasyonunu ise arttırmıştır. 120 ppm Z. officinale katkısı antibiyotiklere alternatif olabilme açısından önem taşımaktadır.
2. 120 ppm dozlarının kullanılıp olumlu etkilerinin görülmediği Y. schidigera, O. vulgare, T. vulgaris gibi ekstraktların yüksek dozlardaki etkinlikleri araştırılmalıdır.
3. Z. officinale ekstraktının dozunun artması (240 ppm) etlik piliçlerin yem tüketimini teşvik etmiş, canlı ağırlık kazancını ve yemden yararlanma oranını iyileştirmiş, abdominal yağ oranını azaltmış, bağırsak villi uzunluğunu iyileştirmiştir. Serum trigliserit konsantrasyonu da yüksek doz bitkisel ekstrakt katkılarıyla azalmış, bağırsak E. coli içeriği ise azalma eğiliminde olmuştur.
4. Karma yemlere ilave edilen propolis katkısı antibiyotiklere alternatif olma açısından büyük potansiyele sahip olduğu anlaşılmıştır. Özellikle yeme ilave edilen 1000 ppm düzeyi etlik piliçlerin yem tüketimini teşvik etmiş, canlı ağırlık kazancı ve yemden yararlanma oranını iyileştirmiş, sindirim sisteminin toplam ağırlık ve uzunluğunu ayrıca bağırsak villi uzunluğunu arttırmıştır.
5. Propolis 1000 ppm düzeyi yem tüketimini önemli düzeyde arttırırken, propolis 2000 ppm düzeyi yem tüketimini önemli düzeyde düşürmüştür. Bu sonuçlar propolisin yüksek (özellikle 2000 ppm) düzeylerinin propolisin kendine özgü kokusu nedeniyle etlik piliçlerin yemi ret etmesine veya yem için hayvanlarda tokluk hissi oluşturmasına bağlanmıştır.
6. Etlik piliç rasyonlarında propolisin güvenli kullanım düzeyinin 1000 ppm dozu olduğu sonucuna varılmıştır.
7. 240 ppm Z. officinale, 1000 ppm propolis ekstraktı gibi iki ekstraktın kombinasyonları da etlik piliçlerin canlı ağırlık kazancı, yem tüketimi ve yemden yararlanma oranı bakımından antibiyotiklere benzer performans göstermişlerdir. Özellikle antibiyotiklere kıyasla serum kolesterol, glukoz ve trigliserit düzeyinin düşürmesi antibiyotiklere alternatif olabilmesi açısından büyük avantaj sağlamıştır.
8. 240 ppm Z. officinale, 1000 ppm propolis ekstraktı ve bu iki ekstraktın kombinasyonlarının uygulandığı gruplarda etlik piliçlerin büyüme performanslarının iyileşmesi, bağırsak (jejunum)’ta yararlı bakterilerin (laktik asit) sayısı artarken, zararlı bakterilerin (koliform ve E. coli) sayısının azalmasına aynı zamanda bağırsak villi uzunluklarının da artmasına bağlanmıştır.
9. Z. officinale ve propolis ekstraktının laktik asit bakterilerini uyarıcı, koliform ve E.coli gibi zararlı bakterileri azaltıcı etki göstermeleri; bu esansiyel yağların ekstraselüler enzimleri inaktif hale getirebilme yeteneğine ve antibakteriyel etkileri ile hücre duvarının yapısını bozarak bakterilerin ölümüne neden olmalarına bağlanılmıştır.
10. Antibiyotiklere alternatif olarak düşünülen bu doğal katkıların bağırsak histolojik ve fizyolojik özellikleri üzerine olan olumlu etkisi; bu ekstraktların içerdikleri kısa zincirli yağ asitlerinin bağırsak epitel hücrelerini uyarmasına ve içerdikleri etkicil maddelerin sindirim sistemindeki patojen mikroorganizmaları öldürmesine bağlanmıştır. Daha kısa villiler bağırsak ortamında toksinlerin
bulunması ile ilişkilendirilmiştir.
11. Propolis 2000 ppm alan grupda da bağırsak villi uzunluğu artmıştır. Fakat, etlik piliçlerin büyüme performansı üzerine 1000 ppm propolis dozu kadar olumlu etki göstermemesi, bağırsak villi uzunluklarının daha ince olmaları nedeniyle yüzey alanlarının daha düşük olabileceğine bağlanmıştır. Bu nedenle bağırsak histolojik çalışmalarında villi uzunlukları ile birlikte villi yüzey alanlarınında ölçümlenmesi yararlı olacaktır.
12. Birinci denemeye kıyasla 2., 3. ve 4. denemede kullanılan rasyonların besin madde içeriklerinin (HP, ME) daha düşük olmasına rağmen performans parametreleri bakımından daha iyi sonuç göstermesi, kullanılan ekstraktların dozunun artmasına bağlandığı gibi kullanılan ekstraktların besin değerleri daha düşük rasyonlarda daha etkili olabileceği yönünde fikir vermiştir.
13. Antibiyotiklere alternatif olarak düşünülen yem katkı maddelerinden bitkisel ekstraktlar ve propolisin rasyondan herhangi bir dönemde çıkarılmasına gerek kalmadan kesime kadar sürekli olarak kullanılabilmesi, antibiyotiklere karşı bir direnç oluşturmaması, uygun miktarda kullanıldıklarında zararsız olmaları ve kalıntı riski taşımamaları bu doğal katkıların önemini arttırmaktadır. Konu aynı zamanda ekolojik ürün elde etme açısından da önem taşımaktadır.
14. Esans yağları ve propolisin yapılarında bulunan fenoller aracılığıyla biyoloik antioksidan etkiye sahip olmaları nedeni ile piliç etinde oluşabilecek oksdidasyonu önleyebileceği, dolaysıyla piliç etinin raf ömrünü uzatabileceği düşünülmektedir.
Sonuç olarak, etlik piliçlerin karma yemlerinde bitkisel ekstrakt ve propolis kullanımı ile ilgili çalışmalar incelendiğinde araştırma sonuçları arasındaki benzerlik ve çelişkilerin daha iyi anlaşılması ve daha net/tartışmasız sonuçların ortaya konulabilmesi için bu ürünlerin hangi yöreden ne zaman toplanıldığı ve hangi yöntemlerle ekstrakte edildiğinin bilinmesi şarttır. Çünkü bu özellikler bu ekstraktların içerdiği etkicil maddeleri etkilemektedir. Bu nedenle, bu ekstraktları önemli kılan aktif bileşenleri analiz edilerek belirlenmelidir. Akdeniz iklim kuşağında yer alan ve tıbbi ve aromatik bitkilerce eşsiz zenginliğe sahip ülkemizde bu araştırmaların istenen düzeye ulaşması, kaynaklarımızın değerlendirilmesi adına büyük önem taşımaktadır.
1. Z. officinale katkısı etlik piliçlerin canlı ağırlık kazancı ve yemden yararlanma oranını iyileştirmiş, bağırsak laktik asit bakteri populasyonunu ise arttırmıştır. 120 ppm Z. officinale katkısı antibiyotiklere alternatif olabilme açısından önem taşımaktadır.
2. 120 ppm dozlarının kullanılıp olumlu etkilerinin görülmediği Y. schidigera, O. vulgare, T. vulgaris gibi ekstraktların yüksek dozlardaki etkinlikleri araştırılmalıdır.
3. Z. officinale ekstraktının dozunun artması (240 ppm) etlik piliçlerin yem tüketimini teşvik etmiş, canlı ağırlık kazancını ve yemden yararlanma oranını iyileştirmiş, abdominal yağ oranını azaltmış, bağırsak villi uzunluğunu iyileştirmiştir. Serum trigliserit konsantrasyonu da yüksek doz bitkisel ekstrakt katkılarıyla azalmış, bağırsak E. coli içeriği ise azalma eğiliminde olmuştur.
4. Karma yemlere ilave edilen propolis katkısı antibiyotiklere alternatif olma açısından büyük potansiyele sahip olduğu anlaşılmıştır. Özellikle yeme ilave edilen 1000 ppm düzeyi etlik piliçlerin yem tüketimini teşvik etmiş, canlı ağırlık kazancı ve yemden yararlanma oranını iyileştirmiş, sindirim sisteminin toplam ağırlık ve uzunluğunu ayrıca bağırsak villi uzunluğunu arttırmıştır.
5. Propolis 1000 ppm düzeyi yem tüketimini önemli düzeyde arttırırken, propolis 2000 ppm düzeyi yem tüketimini önemli düzeyde düşürmüştür. Bu sonuçlar propolisin yüksek (özellikle 2000 ppm) düzeylerinin propolisin kendine özgü kokusu nedeniyle etlik piliçlerin yemi ret etmesine veya yem için hayvanlarda tokluk hissi oluşturmasına bağlanmıştır.
6. Etlik piliç rasyonlarında propolisin güvenli kullanım düzeyinin 1000 ppm dozu olduğu sonucuna varılmıştır.
7. 240 ppm Z. officinale, 1000 ppm propolis ekstraktı gibi iki ekstraktın kombinasyonları da etlik piliçlerin canlı ağırlık kazancı, yem tüketimi ve yemden yararlanma oranı bakımından antibiyotiklere benzer performans göstermişlerdir. Özellikle antibiyotiklere kıyasla serum kolesterol, glukoz ve trigliserit düzeyinin düşürmesi antibiyotiklere alternatif olabilmesi açısından büyük avantaj sağlamıştır.
8. 240 ppm Z. officinale, 1000 ppm propolis ekstraktı ve bu iki ekstraktın kombinasyonlarının uygulandığı gruplarda etlik piliçlerin büyüme performanslarının iyileşmesi, bağırsak (jejunum)’ta yararlı bakterilerin (laktik asit) sayısı artarken, zararlı bakterilerin (koliform ve E. coli) sayısının azalmasına aynı zamanda bağırsak villi uzunluklarının da artmasına bağlanmıştır.
9. Z. officinale ve propolis ekstraktının laktik asit bakterilerini uyarıcı, koliform ve E.coli gibi zararlı bakterileri azaltıcı etki göstermeleri; bu esansiyel yağların ekstraselüler enzimleri inaktif hale getirebilme yeteneğine ve antibakteriyel etkileri ile hücre duvarının yapısını bozarak bakterilerin ölümüne neden olmalarına bağlanılmıştır.
10. Antibiyotiklere alternatif olarak düşünülen bu doğal katkıların bağırsak histolojik ve fizyolojik özellikleri üzerine olan olumlu etkisi; bu ekstraktların içerdikleri kısa zincirli yağ asitlerinin bağırsak epitel hücrelerini uyarmasına ve içerdikleri etkicil maddelerin sindirim sistemindeki patojen mikroorganizmaları öldürmesine bağlanmıştır. Daha kısa villiler bağırsak ortamında toksinlerin
bulunması ile ilişkilendirilmiştir.
11. Propolis 2000 ppm alan grupda da bağırsak villi uzunluğu artmıştır. Fakat, etlik piliçlerin büyüme performansı üzerine 1000 ppm propolis dozu kadar olumlu etki göstermemesi, bağırsak villi uzunluklarının daha ince olmaları nedeniyle yüzey alanlarının daha düşük olabileceğine bağlanmıştır. Bu nedenle bağırsak histolojik çalışmalarında villi uzunlukları ile birlikte villi yüzey alanlarınında ölçümlenmesi yararlı olacaktır.
12. Birinci denemeye kıyasla 2., 3. ve 4. denemede kullanılan rasyonların besin madde içeriklerinin (HP, ME) daha düşük olmasına rağmen performans parametreleri bakımından daha iyi sonuç göstermesi, kullanılan ekstraktların dozunun artmasına bağlandığı gibi kullanılan ekstraktların besin değerleri daha düşük rasyonlarda daha etkili olabileceği yönünde fikir vermiştir.
13. Antibiyotiklere alternatif olarak düşünülen yem katkı maddelerinden bitkisel ekstraktlar ve propolisin rasyondan herhangi bir dönemde çıkarılmasına gerek kalmadan kesime kadar sürekli olarak kullanılabilmesi, antibiyotiklere karşı bir direnç oluşturmaması, uygun miktarda kullanıldıklarında zararsız olmaları ve kalıntı riski taşımamaları bu doğal katkıların önemini arttırmaktadır. Konu aynı zamanda ekolojik ürün elde etme açısından da önem taşımaktadır.
14. Esans yağları ve propolisin yapılarında bulunan fenoller aracılığıyla biyoloik antioksidan etkiye sahip olmaları nedeni ile piliç etinde oluşabilecek oksdidasyonu önleyebileceği, dolaysıyla piliç etinin raf ömrünü uzatabileceği düşünülmektedir.
Sonuç olarak, etlik piliçlerin karma yemlerinde bitkisel ekstrakt ve propolis kullanımı ile ilgili çalışmalar incelendiğinde araştırma sonuçları arasındaki benzerlik ve çelişkilerin daha iyi anlaşılması ve daha net/tartışmasız sonuçların ortaya konulabilmesi için bu ürünlerin hangi yöreden ne zaman toplanıldığı ve hangi yöntemlerle ekstrakte edildiğinin bilinmesi şarttır. Çünkü bu özellikler bu ekstraktların içerdiği etkicil maddeleri etkilemektedir. Bu nedenle, bu ekstraktları önemli kılan aktif bileşenleri analiz edilerek belirlenmelidir. Akdeniz iklim kuşağında yer alan ve tıbbi ve aromatik bitkilerce eşsiz zenginliğe sahip ülkemizde bu araştırmaların istenen düzeye ulaşması, kaynaklarımızın değerlendirilmesi adına büyük önem taşımaktadır.

