Habil ustanın başına gelenler başkalarının da başına geldi ve forumda paylaştılar...o zaman da söyledim ve yine söylüyorum. Kanun bir nevi bizi zorluyor...diyor ki
ya büyük oyna ya bu işi brak. Yani mantar gibi milyontane ufak işletme olacağına adam gibi 1000 işletme olsun, adam istihdam etsin, vergisini ödesin vs...fabrika gibi yani...devlet bunu yapmak istiyor. Petşop işletmecilerinin işi iyice zor, ister yerli kuş ister ithal olsun...müşteriye satarken isim-soyisim yine yazmak zorunda, o yüzden kuşların ithal olması veya yerli olması hiç fark etmiyor. Yerli üreticiden de alsa fatura ibraz etmek zorunda, ithalatçıdan alsa da fatura ibraz etmek zorunda. Bunları peki kim şu anda sağlayabiliyor? ...tabii ki ithalatçı, fatura da kesiyor, ithalatı da gayet legal, herşey tıkır-tıkır olması gerektiği gibi. Peki bizim neyimiz var? kocaman bir sıfır...fatura kesemiyoruz çünkü resmi üretici değiliz. Bunu yapabilmemiz için önce üretim izni alınması gerekiyor, bu izni almak için size 1000 dereden su getirtiliyor. Oldu ki üretim izni aldınız, bu izin size değil üretim yaptığınız mekana veriliyor...yani mazallah mekandan bir taşınma söz konusu olsa üretim izni aynen gümlüyor...ondan sonra sil baştan.
Balkonunda, evinin çatısında...bodrumunda veya kıytırık bir dukkanda 50-100 çift üretim istenmiyor. İstiyorlar ki şehir dışında 10 bin metre kapalı alanda üretim yap, 200 adam çalıştır ve çatır-çatır vergi öde...istenilen bu. Bunu açıkça belirtmiyorlar ama kanundaki saçmalıklarla bunu kast ediyorlar...zorluk üstüne zorluk. İlerleyen zamanlarda bunu yapabilenler ayakta kalır, diğerleri hobi üretimi brakıp balkonunda1 çift kuşla fantezilerini giderir. Budüzeni oturtmak devlete baya bir zamana maal olacak ama sonuçta başımıza gelecek olan bunlar...ya büyümek zorundayız yada brakmak.
Her şeyde olduğu gibi bunda da ithalat revaçta olacak...nedeni daha hızlı ve kazançlı, yani devlet üretim olsun istenmiyor açıkçası, ithalat yapandan çatır-çatır vergisini alıyor. Örneğin et, eskiden besi hayvancılığı revaçta olan bir sektör iken, bu gün ithal et daha revaçta...sebeb olarak maliyetler gösteriliyor, yani yürtdışından gelen kesimlik danalar son tüketiciye daha ucuza maal olması...ama bunun hiç de doğru olmadığını biliyoruz...bu durum egzotik kuşlar için de bu şekilde görülüyor. Diğer bir örnek pamuk...doğuda pamuk üreticilerine sırf pamuk ekmesinler diye devlet para veriyor, neden...çünkü ithali var. İthal pamuk daha mu ucuz maliyetleri...hayır ama burada rant var, yandaşlar var, onlar kazanıyor...üretim yapan çiftçi engelleniyor...3-5 kuruş destek parası ile avutuluyor.
Tüm bu olaylardan benim Türkçe olarak anladığım şey şu: Kardeşim sen üretim filan yapma, zaten zor ve zahmetli bir iş, izin-mizin filan zor işler bunlarla uğraşamazsın. Hem üretim izni alsan bile, kuşarın yumurtlayacak da, yavrular çıkacak da, onları satacan da, taaa ondan sonra biz senden vergi alacağız...ölme eşşeğim ölme. Brak biz yandaşlarımıza ithalat-ihracat şirketi açmalarına izin verelim onlar ithal etsin, hem onlar kazansın hem biz vergimizi zangadak diye alalım...hazır üremişleri varken ne gerek var kuş üretmeye. Zaten para kazanıp napçan, sen olan paranı tüket ve bir an önce gebermeye bak, mümkünse emekli olmadan önce olsun.
Yani bu memlekette artık yaşamak bir ızrap olmaya başladı ve ben çok yorulmaya başladım bu durumdan. Aşırı vatanseverim ama sırf bunun gibi olaylar yüzünden Afrikaya giderim. Kıçıma bir bez parçası bağlarım, elime de bir sopa alırım...o gün ne avlarsam onu yerim...fatura derdi yok, vergi derdi yok...tertemiz mis gibi hayat