Avian Chlamydiosis (Psitta Cosis, Ornithosis) - ÇOK ÖNEMLİ

Alpay BÜLÜR

Takipçi Üyemiz
Katılım
12 Eki 2011
Mesajlar
110
Konum
İzmir
Web sitesi
www.izmirkusdunyasi.com
Adı
Alpay
Soyadı
BİLİR
Merhaba arkadaşlar,

Özellikle muhabbet kuşu,papağan,kanarya,güvercin,tavuk üreticilerinin korkulu rüyası,kümeslerimizin başbelası Avian Chlamydiosis (Psitta Cosis, Ornithosis) adındaki bu bakterial illeti sizlere biraz daha geniş kapsamlı olarak anlatmak ve dikkatinizi çekmek istedim.
 
Günay DÖNMEZ kardeşim bu konuda çeşitli araştırmalar yaptı ve yazılar yazdı ama ben biraz daha detaylandırıp anlatmak istiyorum.

Avian Chlamydiosis (Psitta Cosis, Ornithosis) olarak adlandırılan bakteri solunum sistemi yoluyla,aksırık- tıksırıkla kümes içinde hızla yayılmaktadır.Bakteriyi  taşıyan tozlu havanın solunması veya bakteri bulaşmış yemlerin yenilmesi,suyun tüketilmesi,yıkanmaları,yavruların gagalarını bir birlerine sürtmesi yada ebeveynlerin beslemesi sırasında enfeksiyon bulaşır.

Aynı şekilde dışkı,kursak sütü ve hasta kuşlar vasıtasıyla hem kümes içine hem de kümes dışına yayılma gerçekleşir.  Hastalık genellikle solunum yoluyla sırasıyla sinüslere bulaşmakta oradan göze sıçramakta,akciğere ve hava keselerine yayılmakta daha sonra diğer  iç organlara yayılıp organlarda ciddi tahribatlar yaparak ölümcül olmaktadır. 
Hırıltılı ve kıhlayarak soluma,solunum güçlüğü ve koyu yeşil ishal ilk dikkati çeken bulgulardır.Çoğu zaman tek gözde kızarıklık,şişme-kapanma ve akıntı,burun akıntısı görülebilir.Gözdeki akıntı önceleri gözyaşı gibi görünür daha sonra irine dönüşür,göz şişer ve kapanır.
 
Gözdeki kızarıklık ve şişlik kaşıntılıdır.Kuş kaşıntıdan dolayı sık sık kafasını sallar, gözünü kanadına sürter ve sürttüğü yerdeki tüyler birbirine yapışır.Bu en belirgin klinik bulgulardan diğeridir.
 
Bakteri hastalıklı gözkapaklarından ve gözyaşı kanalından yayılır,kuşta gelişme geriliği ile birlikte zayıflama dikkat çekici hal alır.  Hastalığı atlatan kuşlarda daha sonra her hangi bir belirti izlenmez veya kısa süreli hafif ishal olabilir,bu durum ilaç kullanılmasa bile geçer.En önemlisi bu kuşlar portör olarak yaşarlar ve diğer önemli konu ise portör olan kuşlarda SALMONELLOSİS ,TRİKOMOANİASİS gibi enfeksiyonlar çok ağır seyreder,kesinlikle ölümcüldür.
 
Enfekte olmuş yaşlı kuşlar tedavi edilmeden 10 gün içinde iyileşmekte fakat portör olmaktadır.Genç kuşlarda erken teşhis edilip tedavi edilmezse % 80 oranında ölüme neden olur.  Yumurta içine ulaşan bakteri yumurta içinde yavru ölümüne sebep olur.Yumurta dışında bulaşmada ise yavru yumurtadan çıktıktan yuvada ölümüne neden olur,yavru büyüse dahi yuvadan indikten kısa bir süre sonra ölüm görülür. 

Klinik ve otopsi bulguları ile konulan tanılar her zaman yanıltıcı olmaktadır.Çünkü hastalık E.coli, mycoplasma, salmonella enfeksiyonları, PMV-1, çiçek hastalıkları ile karıştırılmakta çoğu zaman da bu hastalıklarla birlikte seyretmektedir. 

ÇOK ÖNEMLİ NOT: AVIAN CHLAMYDIOSIS (PSITTA COSIS – ORNITHOSIS)  SON DERECE BULAŞICIDIR.İNSANLARA VE DİĞER HAYVANLARA DA BULAŞMAKTADIR.ENFEKTE OLMUŞ HAYVANLARI STERİL ELDİVENSİZ ÇIPLAK ELLE TUTMAYIN,STERİL MASKE KULLANIN,TEMASTAN SONRA ELLERİNİZİ MUTLAKA DEZENFEKTE EDİN. 

AVIAN CHLAMYDIOSIS (PSITTA COSIS – ORNITHOSIS) İN BULAŞMA DÖNGÜSÜ 

 


AVIAN CHLAMYDIOSIS (PSITTA COSIS – ORNITHOSIS) ENFEKSİYONU 

   


İNSAN VE EVCİL HAYVANLARDA GÖRÜLEN AVIAN CHLAMYDIOSIS (PSITTA COSIS – ORNITHOSIS) ENFEKSİYONU

   
 

kotkafa

Site Moderatörü
Yönetici
Katılım
18 Tem 2010
Mesajlar
1,485
Konum
Antalya
Adı
Günay
Soyadı
Dönmez
Alpay abi bu konuyu gündeme getirdiğin için ve detaylandırdığın için teşekür ederim. Dediğin gibi, son 1-2 aydır bu konuyu çok araştırıyorum ve vardığım sonuçlar bu hastalık hakkında beni oldukça korkuttu. Korkutucu yanı bu hastalığın ülkemizde yüksek oranda bulunması, sadece kafes kuşu besleyenlerde değil, kanatlı üretim tesislerinden tut veteriner kliniklerine kadar her yerde kol gezmesi. İlaç firmalarının teknisyenleri ile konuştum, büyük tavuk çiftlikleri işletmelerin veterinerleri ile konuştum. Bu konuda Bülent Bağ arkadaşımızın katkıları da çok büyük. Kiminle konuşsak bu hastalık hakkında çok acaip şeyler anlatıyorlar, yurt geneline yayılma şekli yetersiz hijyenden kaynaklandığını söylüyorlar. Araştırmalarımda şahsen şu kanıya vardım, aslında Psittakoz birçok kafes kuşu üretimhanesinde bulunuyor. Bulaşma şekli yine kendi dikkatsizliğimizden kaynaklanıyor...bunlardan bazılarını sıralamak istiyorum abi:

Kümese yeni kuş girişinde katı karantina kuralları uygulamamamız
Bu en sık bulaşma yollarından biri olarak gözüküyor. Diğer bir üreticiden, petşoptan, ithalatçıdan veya kuş pazarı gibi yerlerden bir veya birden fazla kuş beğenip alıyoruz. Yeni aldığımız kuşları, aldığımız gibi üretimhanemize diğer kuşların yanına sokuyoruz...çok büyük bir hata. Yeni aldığımız kuş nekadar sağlıklı görünüyorsa görünsün, diğer kuşlarımızın yanına almadan önce kesinlikle katı karantina kuralı uygulanmalı. Nedir bu kural:

1. ilk kural olarak kuşu aldığınız gün elma sirkeli su verin, ayaklarına ve gaga etrafına mantar kremi sürün.
2. parazit önlemi ile başlamak en doğru - bit, pire, bağırsak kurdu, akçiğer-karaciğer kurtları gibi parazitlere karşı ilaç uygulaması. Dış parazitlere karşı İvomec F veya Baymec %1 gibi İvermectin içeren ilaç uygulaması. İç parazitlere karşı da Levamizol içerikli bir ilaç kullanılabilir. İç parazit ilacı verilen ilk günden sonraki 15nci gün birdaha verilmeli (kalan lavraların yok edilmesi için bu gerekli)
3. aerobic ve anaerobic gram negatif ve gram pozitif bakterileri nütrolize etmek - yani yeni gelen kuşların bağırsak florasını resetlemek...sıfırlamak ve yeniden başlatmak gibi düşünün. Bunu yapmak olmazsa olmazlardan biri. 5-7 gün üst üste Ronidazol, Klortetrasiklin, Doksisiklin, Amprolium HCl, Oksitetrasiklin, Trimetoprim gibi etken maddeli antibiotikler uygulamak. Bu uygulama olası bakteriyel, fungusit ve protozoa grubu hastalıkları yok edecektir. Bunun için kendiniz bir kür proğramı da tasarlayıp uygulayabilirsiniz...sırası ile tüm bu etken maddelere sahip ilaçları koruma amaçlı 1-2 gün verebilirsiniz.
4. Vitamin, mineral, aminoasitler - 3 numaralı uygulamadan sonra mutlaka 2 gün geniş içerikli multivitamin uygulanmalı, ardından kuşun tekrar bağırsak florasını hızlı ve doğru bir şekilde kazanması için 2-3 gün peş peşe probiotik takviyesi yapılmalı. Mineraller için bildiğimiz doğal maden suyu kullanılabir, ben Kızılay sodası kullanıyorum (gazı çıkması için iyice çalkalayıp o şekilde veriliyor). Mineral verildikten sonra kuşun vücudundaki sıvı miktarını normal ve yeterli düzeye çekmek için 2 günlük Elektrolit takviyesi yapılabilir (bu gerekli değil ama yaparsanız kuşun yararına olur).

Bu karantina süreci 18 ila 30 gün arası sürebilir, yaptığınız kür proğramına bağlı olacaktır. Uygulama esnasında kayıplar olması da söz konusu, bu şu anlama gelir, demek ki aldığınız kuşların içinde muhtemelen hasta olanlar vardı ve karantina sürecine uyum sağlayamadı. Bu uygulama sonunda hayatta kalan kuşlar artık sizindir ve üretimhanedeki diğer kuşlarınızın yanına alınabilir.

Üretimhane Hijyeni Sağlayamamamız
Chlamydia Psittaci - Psittakoz bulaşmanın en yaygın bulaşma şekillerinden diğeridir. Üretimhanenizde katı hijyen kuralları belirleyin ve uygulayın. Kullandığınız ekipmanları düzenli olarak dezenfekte edin. Dezenfeksyon için farklı dezenfektanlar kullanın, en az 2 çeşit dezenfektan alın ve değişmeli olarak kullanın. Diğer dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta üretimhaneye giriş-çıkışlar. Ziyaretçi almasak bile sonuçta kendimiz dışarlarda geziyoruz, başkalarının üretimhanelerine giriyoruz, petşoplara giriyoruz ve ayni kıyafet ve ayakkabılarımızla gidip kendi ğretimhanemize giriyoruz. Bu nedenle üretimhanemizin kapı girişlerine yere bir tava içine dezenfektan solüsyon hazırlayıp koymamız gerekiyor. Bu şekilde üretimhaneye girenler ayaklarını bu solüsyona batırıp girecekler ve riskleri azaltmış oluruz.

Mükemmel işleyen havalandırma şart, bu hastalığın (ve aslında neredeyse tüm diğer hastalıkların) bulaşma şekli havadandır. O yüzden mutlaka üretimhanenize havalandırma kurun, mümkünse kendi kafanıza göre değil de bir havalandırma firmasından proje yardımı alın...en doğru ve yeterli havalandırma sistemini bu şekilde kurabiliriz. Bunun yanında ek olarak hava sterilizatörleri kullanın, kuş üretimhaneleri için araştırıp bulduğum bazı uygun cihazları daha önceden bu sitede paylaştım. Bunlar ozon jeneratörü ve UV-C ışını sterilizatörü. Birçok üretici bunun üzerine hava sterilizatörü ile tanıştı ve kullanmaya başladılar.

Yeni Malzeme ve Ekipman Hijyenine Dikkat Etmemeiz
Bulaşma şekillerinin en tehlikeli olanı bu arkadaşlar. En tehlikeli diyorum çünki en az önemsenen şey. Hemen örneklerle pekiştirelim. Ben birçok kez şahit oldum ve hala oluyorum, ülkemizde bu konuda denetim olmadığı için (veya olsada denetim yapanların bu işten bir halt anlamadıkları için) birçok kuş malzemesi imal edilen ve satılan yerde ayni mekan içinde kuş da besleniyor veya üretiliyor. Bunu burada paylaşılan fotoğraflarda sizler de muhakkak görmüşünüzdür ama dikkat etmemişinizdir. Örneğin, diyelimki bir PVC kafes imalatçısı buraya ilan verdi ve ürünlerin fotoğraflarını ekledi...bakıyorum ürünün arka planda veya yanda bir yerde fotoğrafta kafesler içinde kuşlar var...işte size tehlike. Nasıl bir tehlike peki - diyelim ki bu imalatçının modellerini ve fiyatını çok beğendik ve birkaç dolap sipariş ettik. Dolaplar içi petekli PVC dolap profili denilen malzemeden yapılıyor ve bu profillerin bulundu yerde kuşlar da var. Bu kuşlarda olası tüm hastalıklar bu PVC dolap profili petekleri içine yerleşir. Siz muhteşem kafesler satın alırken aynı zamanda da istemeyerek de olsa hastalıklar da satın alıyorsunuz.

Tabii bu sadece bir örnek... şimdi PVC kafes imalatçıları gelipde tepeme binmelerini istemem  :) ...bu tüm kuş malzemesi imal eden ve satan yerler için geçerli. Şuna dikkat etmemiz gerek, biryerden malzeme alıyorsak (yem, mama, kafes, ekipman...kısaca herşey) ayni mekanda kuş beslenip veya üretilmediğıne bakmalıyız. Ayni mekanda kuş varsa ya oradan malzeme almayın yada alsanız bile çok iyi dezenfekte etmeden önce kümesinize malzemeyi sokmayın.

Bu kural listesini tabii ki uzatabiliriz, ama temel olarak yukarda saydıklarımızı kendimize alışkanlık edinirsek, hastalıklardan kabul edilebilir düzeyde korunmuş oluruz.

Psittakoz aşırı derecede sinsi bir hastalıktır. Çoğu zaman kuşlarda belirti bile olmaz, anlamamız çok zor. Başka hastalıkların tüm belirtilerini taşıdığı gibi, farklı hastalıklarda da ayni zamanda seyredebiliyor...veterinerleri hastalığı teşhisi konusunda en çok yanıltan nokta da burası. Bu hastalığı diğer benzer hastalıklardan ayırd eden en belirgin özellik kuşlarda zaman zaman üşüyormuş gibi titreme olması. Alpay abinin de dediği gibi, bu hastalık insanlara da bulaştığı için özellikle bu hastalığa karşı çok hassas davranmamız gerek. Kümeste iş yapma esnasında ellerinizi gözünüze sürmeyin...burnunuzu elinizle silmeyin, bunun gibi basit şeylere dikkat edin...kısacası elinize kolunuza sahip çıkın. İşiniz bittikten sonra kuş ellememiş olsanız dahi, ellerinizi sabunla yıkayın ve dezenfekte edin.

Yorumlar eklendikçe konunun gidişatına göre bazı yeni bilgiler de eklenebilir ve tartışabiliriz...ama şunu birkere kesin kafamıza sokmamız gerek, "benim kuşlarım sağlıklı, bu hastalık kuşlarımda yok" gibi düşünmeyin...yaptığımız ilk hatalardan biri bu zaten. Bu hastalık çoğu zaman çok az belirti gösterir veya hiç belirti göstermez. Çoğu enfekte olmuş kuş bu hastalığa bağşıklık kazanır ve taşıyıcı haline gelirler.

Belirtileri Alpay abi zaten açmış, ama ben belirtiler konusuna biraz daha detaylı yaklaşmak isitoyrum. Psittakoz veya diğer adı ile Ornithosis hastalığı tabii ki temel olarak bir Ornithosis dir ama belirtileri illaki solunum yolunda veya kuşların burun ve gözlerinde aramamak gerek. Alpay abinin saydı şeyler hastalığın başlangiç safhası belirtilerdir. Ben kronik bulgu ve belirtilere dikkat çekmek istiyorum, zira bizleri şöphelerimiz hakkında en çok yanıltan olaylar bunlar:

- Paratifo veya Salmonella olarak bildiğimiz hastalığın belirtilerine benzer şekilde, Psittakoz da ayni belirtileri gösterir. Sinir sistemine yerleştiğinde nürolojik etki yaparak ayak ve kanat gibi eklem yerlerinde kısmi veya tam felç yapar. Baş veya boyun dönmesi (sallabaş denilen şey) kronik Psittakozda da olur. Bunun gibi bir belirtide veterinerler ve tecrubeli kuş bakıcıları hemen Salmonella zannedip yanliş teşhis sonucu kuş tedaviye yanıt vermez ve muhtemelen ölür.

- Coccidiosis (koksidiyoz) hastalığındaki belirtiler gibi aşırı sulu ishal, kanlı ishal gibi Psittakoz hastalığının kronik durumlarında gözlemlenir. Veterinerler ve tecrubeli kuş bakıcıları Koksidiyoz zannedip yanliş teşhis sonucu kuş tedaviye yanıt vermez ve hayatını kaybeder.

- Megabacteriosis (herkezin kuruma olarak bildiği hastalık) hastalığında olduğu gibi sindirim sistemi bozuklukları kronik Psittakozda belirti olarak kesin olarak gözlemlenir. Kuş yeterince veya hiç beslenemediği içi vücut mekanizması otomatik olarak önce vücüt yağlarında beslenir, yağlar tükenince vücüt kaslarından beslenir ve sonuş olarak kuruma denilen sendrom oluşur. Kuruma gözlemlendiği zaman veterinerler veya tecrubeli kuş üreticileri bunu kuruma zannederler. Yanlış teşhis sonucu kuş tedaviye yanıt vermez ve ölür.

- PMV 1 (Paramixovirus)... Salmonella, Koksidiyoz, Adenovirus, E-coli gibi çoklu bir grup hastalığın aynı anda seyretmesi durumudur, genellikle 3lü veya 4lü grup halinde seyreder. PMV benzeri belirtiler Psittakozda da görünür, örneğin kafes tabanında kuş kendi etrafında daireler çizerek döner...belli bir süre sonra da çırpınarak ölür. Gerçi bu artık Psittakozda çok geç bir bulgudur ve müdahale etmeye bile fırsatımız olmaz, 10-15 dakika içinde kuş ölür.

- Adenovirus, diğer adı ile genç kuş hastalığı veya yavru hastalığı. Psittakozun kronik şeklinde adenovirus belirtileri gibi belirtiler olur. Kuş kabarır, etrafına ilgisizdir, kısmen bilinci yerinde değildir, denge sorunları yaşıyor, sulu ishal, istahsızlık ve kursak şişkinliği (kursağın boşalmaması) gibi belirtiler olur.

Daha birkaç hastalıkla ayni belirtileri var ama genel olarak en sık görünenler yukardaki gibiler olur. Gördüğünüz gibi Psittakoz çok karmaşık ve tehlikeli...hiç de şakası yok, o yüzden işinizi ciddiye almanız gerekiyor.
 

BULENTBAG

Uzman Üyemiz
Katılım
22 Mar 2012
Mesajlar
618
Konum
İZMİR-BUCA
Adı
BÜLENT
Soyadı
BAĞ
Alpay BİLİR' Alıntı:

Klinik ve otopsi bulguları ile konulan tanılar her zaman yanıltıcı olmaktadır.Çünkü hastalık E.coli, mycoplasma, salmonella enfeksiyonları, PMV-1, çiçek hastalıkları ile karıştırılmakta çoğu zaman da bu hastalıklarla birlikte seyretmektedir. 

Öncelikle paylaşım için teşekkürler Alpay abi. Bilgiler için sana da teşekkür ederim Günay abi. Birazda ben bişeyler paylaşayım istedim. Konu çok önemli ve tehlikeli çünkü.

KLAMİDYALAR

Üreme evrimleri diğer bakterilerden farklı olan zorunlu hücre içi parazitidirler: Hem DNA ve hem de RNA içermeleri, bölünerek çoğalmaları, gram negatif bakterilerinkine benzeyen sert bir hücre duvarına sahip olmaları, ribozom ve metabolik çeşitli enzimlerinin bulunması ve antibiyotiklere duyarlı olmalarından dolayı bakteriler arasında yer almaktadır.

Antijenik yapılarına, intrasellüler inklüzyonlarına, sülfonamidlere duyarlıklarına ve yaptıklara hastalıklara göre Chlamydia trachomatis, Chlamydia psittaci ve Chlamydia pneumoniae lmak üzere 3 patojen tür altında toplanmıştır.



Psittakoz (Papağan hastalığı, psittacosis, ornithosis) etkenidir.
Doğal konakçısı papağan türü kuşlardır.
İnfekte kuşlardan insanlara bulaşarak atipik pnömoni yapar.
Hastalık kümes hayvanları, güvercin, yaban ördeği, hindi gibi kanatlılarda görüldüğünde ornitoz ismini alır.
Psittakoz ve ornitozun klinik ve patolojik özellikleri aynıdır.Tanıda izolasyon ve serolojik öntemlerden faydalanılır. Tedavide tetrasiklin ve makrolitler tercih edilir.


Bu infeksiyon kuşların infekte çıkartılarının solunumuyla bulaşır ve dünyanın her yerinde her mevsimde sporadik olarak görülür. Kuş besleyenlerde ve kümes hayvanı işlenen uruluşlarda salgınlar olabilir. Hastalık insanlara güvercin, kumru, ördek, hindi, tavuk ve anarya ile geçer. 30 yaş üzerinde daha yaygındır. Hastalık papağanlarla başka ülkelerden taşınabilir.İthal edilecek kuşlar karantinaya alınmalıdır. Kuşların besinlerine antibiyotik atılarak portürlük önlenebilir. İnsana hastalık bulaştıran infekte kuşlar imha edilmelidir. Bu tip kuş besleyenler hastalık yönünden uyarılmalıdır.


Bu konu üzerinde yoğun bir çalışmamız var. Tüm kümeslerde olduğunu düşündüğümüz bu hastalıktan inşallah tüm üreticilerimiz kurtulur. Paylaşılan resimler sizi yanıltmasın. Bende böyle bir şey olamadı kanısı uyanmasın. Farklı belirtileri var. Ani ölümler dahil.
 

kotkafa

Site Moderatörü
Yönetici
Katılım
18 Tem 2010
Mesajlar
1,485
Konum
Antalya
Adı
Günay
Soyadı
Dönmez
Behsat TİĞİZ' Alıntı:
paylasım icin tskler... tedavi nerde :)
Behsat usta tedavi KlorTetrasiklin veya Doksisiklin etken maddeli antibiotik...detaylarını ilerideki yorumlarda paylaşırım.  :)
 

BULENTBAG

Uzman Üyemiz
Katılım
22 Mar 2012
Mesajlar
618
Konum
İZMİR-BUCA
Adı
BÜLENT
Soyadı
BAĞ
Behsat TİĞİZ' Alıntı:
paylasım icin tskler... tedavi nerde :)
Araştırmalar son hızıyla devam ediyor. Etken maddeli ilaçların olduğu firmalarla görüşülüyor. Bizzat bilgilendireceğim sizi Behsat Bey.  :D
 

kotkafa

Site Moderatörü
Yönetici
Katılım
18 Tem 2010
Mesajlar
1,485
Konum
Antalya
Adı
Günay
Soyadı
Dönmez
İnsanlar telefon açıp veya özelden mesaj atarak, bu bilgilere nereden eriştiğimi soruyorlar. Ben hep şunu tecrube edindim dostlar, Türkçe kaynaklar çoğu yarım yamalak kulaktan dolma veya yanlış bilgilerle dolu...bu nedenle türkçe kaynakları kullanmayı çoktan braktım.

Yabancı kaynakları araştırıp oralardan bakıyorum, örnek vermem gerekirse benim en sağlam kaynağım eHow sitesidir. Bu site her konuda geniş bilgiler içeriyor, ve bu sitedeki kaynakları hep orijinal kaynaklarını da ziyaret ederek kendim için doğruluyorum. Hemen birkaç örneye bakalım

http://www.ehow.com/about_6560169_chlamydiosis-psittacosis.html
http://www.ehow.com/about_7534589_psittacosis-treatment-parakeet.html
http://www.ehow.com/how_6073351_diagnose-psittacosis-pigeons.html

eHow sitesinin bir site içi arama motoru var, aradığınızı bu arama kutusuna girin ve arattırın, bulamayacağınız bilgi yok...mesela ben Psittacosis kelimesini arattırdım ve sonuç bu - http://www.ehow.com/search.html?s=Psittacosis&skin=corporate&t=all

Bu ileti umarım boş boğazlık yapmadığımızın bir göstergesi olur ve içiniz biraz daha rahat ederek paylaşılanlara güvenmenizi sağlar. Diğer yandan forumumuzun arşivi için de bu konular önemli...eski paylaşımların birçoğunun doğruluğu mualakta arkadaşlar...o nedenle yeni ve doğru bilgilere ihtiyaç var.
 

Yusuf BÜLGÜN

Takipçi Üyemiz
Katılım
29 Tem 2012
Mesajlar
232
Konum
Nevşehir
Adı
Yusuf
Soyadı
BİLGİN
Günay DÖNMEZ' Alıntı:
Alpay abi bu konuyu gündeme getirdiğin için ve detaylandırdığın için teşekür ederim. Dediğin gibi, son 1-2 aydır bu konuyu çok araştırıyorum ve vardığım sonuçlar bu hastalık hakkında beni oldukça korkuttu. Korkutucu yanı bu hastalığın ülkemizde yüksek oranda bulunması, sadece kafes kuşu besleyenlerde değil, kanatlı üretim tesislerinden tut veteriner kliniklerine kadar her yerde kol gezmesi. İlaç firmalarının teknisyenleri ile konuştum, büyük tavuk çiftlikleri işletmelerin veterinerleri ile konuştum. Bu konuda Bülent Bağ arkadaşımızın katkıları da çok büyük. Kiminle konuşsak bu hastalık hakkında çok acaip şeyler anlatıyorlar, yurt geneline yayılma şekli yetersiz hijyenden kaynaklandığını söylüyorlar. Araştırmalarımda şahsen şu kanıya vardım, aslında Psittakoz birçok kafes kuşu üretimhanesinde bulunuyor. Bulaşma şekli yine kendi dikkatsizliğimizden kaynaklanıyor...bunlardan bazılarını sıralamak istiyorum abi:

Kümese yeni kuş girişinde katı karantina kuralları uygulamamamız
Bu en sık bulaşma yollarından biri olarak gözüküyor. Diğer bir üreticiden, petşoptan, ithalatçıdan veya kuş pazarı gibi yerlerden bir veya birden fazla kuş beğenip alıyoruz. Yeni aldığımız kuşları, aldığımız gibi üretimhanemize diğer kuşların yanına sokuyoruz...çok büyük bir hata. Yeni aldığımız kuş nekadar sağlıklı görünüyorsa görünsün, diğer kuşlarımızın yanına almadan önce kesinlikle katı karantina kuralı uygulanmalı. Nedir bu kural:

1. ilk kural olarak kuşu aldığınız gün elma sirkeli su verin, ayaklarına ve gaga etrafına mantar kremi sürün.
2. parazit önlemi ile başlamak en doğru - bit, pire, bağırsak kurdu, akçiğer-karaciğer kurtları gibi parazitlere karşı ilaç uygulaması. Dış parazitlere karşı İvomec F veya Baymec %1 gibi İvermectin içeren ilaç uygulaması. İç parazitlere karşı da Levamizol içerikli bir ilaç kullanılabilir. İç parazit ilacı verilen ilk günden sonraki 15nci gün birdaha verilmeli (kalan lavraların yok edilmesi için bu gerekli)
3. aerobic ve anaerobic gram negatif ve gram pozitif bakterileri nütrolize etmek - yani yeni gelen kuşların bağırsak florasını resetlemek...sıfırlamak ve yeniden başlatmak gibi düşünün. Bunu yapmak olmazsa olmazlardan biri. 5-7 gün üst üste Ronidazol, Klortetrasiklin, Doksisiklin, Amprolium HCl, Oksitetrasiklin, Trimetoprim gibi etken maddeli antibiotikler uygulamak. Bu uygulama olası bakteriyel, fungusit ve protozoa grubu hastalıkları yok edecektir. Bunun için kendiniz bir kür proğramı da tasarlayıp uygulayabilirsiniz...sırası ile tüm bu etken maddelere sahip ilaçları koruma amaçlı 1-2 gün verebilirsiniz.
4. Vitamin, mineral, aminoasitler - 3 numaralı uygulamadan sonra mutlaka 2 gün geniş içerikli multivitamin uygulanmalı, ardından kuşun tekrar bağırsak florasını hızlı ve doğru bir şekilde kazanması için 2-3 gün peş peşe probiotik takviyesi yapılmalı. Mineraller için bildiğimiz doğal maden suyu kullanılabir, ben Kızılay sodası kullanıyorum (gazı çıkması için iyice çalkalayıp o şekilde veriliyor). Mineral verildikten sonra kuşun vücudundaki sıvı miktarını normal ve yeterli düzeye çekmek için 2 günlük Elektrolit takviyesi yapılabilir (bu gerekli değil ama yaparsanız kuşun yararına olur).

Bu karantina süreci 18 ila 30 gün arası sürebilir, yaptığınız kür proğramına bağlı olacaktır. Uygulama esnasında kayıplar olması da söz konusu, bu şu anlama gelir, demek ki aldığınız kuşların içinde muhtemelen hasta olanlar vardı ve karantina sürecine uyum sağlayamadı. Bu uygulama sonunda hayatta kalan kuşlar artık sizindir ve üretimhanedeki diğer kuşlarınızın yanına alınabilir.

Üretimhane Hijyeni Sağlayamamamız
Chlamydia Psittaci - Psittakoz bulaşmanın en yaygın bulaşma şekillerinden diğeridir. Üretimhanenizde katı hijyen kuralları belirleyin ve uygulayın. Kullandığınız ekipmanları düzenli olarak dezenfekte edin. Dezenfeksyon için farklı dezenfektanlar kullanın, en az 2 çeşit dezenfektan alın ve değişmeli olarak kullanın. Diğer dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta üretimhaneye giriş-çıkışlar. Ziyaretçi almasak bile sonuçta kendimiz dışarlarda geziyoruz, başkalarının üretimhanelerine giriyoruz, petşoplara giriyoruz ve ayni kıyafet ve ayakkabılarımızla gidip kendi ğretimhanemize giriyoruz. Bu nedenle üretimhanemizin kapı girişlerine yere bir tava içine dezenfektan solüsyon hazırlayıp koymamız gerekiyor. Bu şekilde üretimhaneye girenler ayaklarını bu solüsyona batırıp girecekler ve riskleri azaltmış oluruz.

Mükemmel işleyen havalandırma şart, bu hastalığın (ve aslında neredeyse tüm diğer hastalıkların) bulaşma şekli havadandır. O yüzden mutlaka üretimhanenize havalandırma kurun, mümkünse kendi kafanıza göre değil de bir havalandırma firmasından proje yardımı alın...en doğru ve yeterli havalandırma sistemini bu şekilde kurabiliriz. Bunun yanında ek olarak hava sterilizatörleri kullanın, kuş üretimhaneleri için araştırıp bulduğum bazı uygun cihazları daha önceden bu sitede paylaştım. Bunlar ozon jeneratörü ve UV-C ışını sterilizatörü. Birçok üretici bunun üzerine hava sterilizatörü ile tanıştı ve kullanmaya başladılar.

Yeni Malzeme ve Ekipman Hijyenine Dikkat Etmemeiz
Bulaşma şekillerinin en tehlikeli olanı bu arkadaşlar. En tehlikeli diyorum çünki en az önemsenen şey. Hemen örneklerle pekiştirelim. Ben birçok kez şahit oldum ve hala oluyorum, ülkemizde bu konuda denetim olmadığı için (veya olsada denetim yapanların bu işten bir halt anlamadıkları için) birçok kuş malzemesi imal edilen ve satılan yerde ayni mekan içinde kuş da besleniyor veya üretiliyor. Bunu burada paylaşılan fotoğraflarda sizler de muhakkak görmüşünüzdür ama dikkat etmemişinizdir. Örneğin, diyelimki bir PVC kafes imalatçısı buraya ilan verdi ve ürünlerin fotoğraflarını ekledi...bakıyorum ürünün arka planda veya yanda bir yerde fotoğrafta kafesler içinde kuşlar var...işte size tehlike. Nasıl bir tehlike peki - diyelim ki bu imalatçının modellerini ve fiyatını çok beğendik ve birkaç dolap sipariş ettik. Dolaplar içi petekli PVC dolap profili denilen malzemeden yapılıyor ve bu profillerin bulundu yerde kuşlar da var. Bu kuşlarda olası tüm hastalıklar bu PVC dolap profili petekleri içine yerleşir. Siz muhteşem kafesler satın alırken aynı zamanda da istemeyerek de olsa hastalıklar da satın alıyorsunuz.

Tabii bu sadece bir örnek... şimdi PVC kafes imalatçıları gelipde tepeme binmelerini istemem  :) ...bu tüm kuş malzemesi imal eden ve satan yerler için geçerli. Şuna dikkat etmemiz gerek, biryerden malzeme alıyorsak (yem, mama, kafes, ekipman...kısaca herşey) ayni mekanda kuş beslenip veya üretilmediğıne bakmalıyız. Ayni mekanda kuş varsa ya oradan malzeme almayın yada alsanız bile çok iyi dezenfekte etmeden önce kümesinize malzemeyi sokmayın.

Bu kural listesini tabii ki uzatabiliriz, ama temel olarak yukarda saydıklarımızı kendimize alışkanlık edinirsek, hastalıklardan kabul edilebilir düzeyde korunmuş oluruz.

Psittakoz aşırı derecede sinsi bir hastalıktır. Çoğu zaman kuşlarda belirti bile olmaz, anlamamız çok zor. Başka hastalıkların tüm belirtilerini taşıdığı gibi, farklı hastalıklarda da ayni zamanda seyredebiliyor...veterinerleri hastalığı teşhisi konusunda en çok yanıltan nokta da burası. Bu hastalığı diğer benzer hastalıklardan ayırd eden en belirgin özellik kuşlarda zaman zaman üşüyormuş gibi titreme olması. Alpay abinin de dediği gibi, bu hastalık insanlara da bulaştığı için özellikle bu hastalığa karşı çok hassas davranmamız gerek. Kümeste iş yapma esnasında ellerinizi gözünüze sürmeyin...burnunuzu elinizle silmeyin, bunun gibi basit şeylere dikkat edin...kısacası elinize kolunuza sahip çıkın. İşiniz bittikten sonra kuş ellememiş olsanız dahi, ellerinizi sabunla yıkayın ve dezenfekte edin.

Yorumlar eklendikçe konunun gidişatına göre bazı yeni bilgiler de eklenebilir ve tartışabiliriz...ama şunu birkere kesin kafamıza sokmamız gerek, "benim kuşlarım sağlıklı, bu hastalık kuşlarımda yok" gibi düşünmeyin...yaptığımız ilk hatalardan biri bu zaten. Bu hastalık çoğu zaman çok az belirti gösterir veya hiç belirti göstermez. Çoğu enfekte olmuş kuş bu hastalığa bağşıklık kazanır ve taşıyıcı haline gelirler.

Belirtileri Alpay abi zaten açmış, ama ben belirtiler konusuna biraz daha detaylı yaklaşmak isitoyrum. Psittakoz veya diğer adı ile Ornithosis hastalığı tabii ki temel olarak bir Ornithosis dir ama belirtileri illaki solunum yolunda veya kuşların burun ve gözlerinde aramamak gerek. Alpay abinin saydı şeyler hastalığın başlangiç safhası belirtilerdir. Ben kronik bulgu ve belirtilere dikkat çekmek istiyorum, zira bizleri şöphelerimiz hakkında en çok yanıltan olaylar bunlar:

- Paratifo veya Salmonella olarak bildiğimiz hastalığın belirtilerine benzer şekilde, Psittakoz da ayni belirtileri gösterir. Sinir sistemine yerleştiğinde nürolojik etki yaparak ayak ve kanat gibi eklem yerlerinde kısmi veya tam felç yapar. Baş veya boyun dönmesi (sallabaş denilen şey) kronik Psittakozda da olur. Bunun gibi bir belirtide veterinerler ve tecrubeli kuş bakıcıları hemen Salmonella zannedip yanliş teşhis sonucu kuş tedaviye yanıt vermez ve muhtemelen ölür.

- Coccidiosis (koksidiyoz) hastalığındaki belirtiler gibi aşırı sulu ishal, kanlı ishal gibi Psittakoz hastalığının kronik durumlarında gözlemlenir. Veterinerler ve tecrubeli kuş bakıcıları Koksidiyoz zannedip yanliş teşhis sonucu kuş tedaviye yanıt vermez ve hayatını kaybeder.

- Megabacteriosis (herkezin kuruma olarak bildiği hastalık) hastalığında olduğu gibi sindirim sistemi bozuklukları kronik Psittakozda belirti olarak kesin olarak gözlemlenir. Kuş yeterince veya hiç beslenemediği içi vücut mekanizması otomatik olarak önce vücüt yağlarında beslenir, yağlar tükenince vücüt kaslarından beslenir ve sonuş olarak kuruma denilen sendrom oluşur. Kuruma gözlemlendiği zaman veterinerler veya tecrubeli kuş üreticileri bunu kuruma zannederler. Yanlış teşhis sonucu kuş tedaviye yanıt vermez ve ölür.

- PMV 1 (Paramixovirus)... Salmonella, Koksidiyoz, Adenovirus, E-coli gibi çoklu bir grup hastalığın aynı anda seyretmesi durumudur, genellikle 3lü veya 4lü grup halinde seyreder. PMV benzeri belirtiler Psittakozda da görünür, örneğin kafes tabanında kuş kendi etrafında daireler çizerek döner...belli bir süre sonra da çırpınarak ölür. Gerçi bu artık Psittakozda çok geç bir bulgudur ve müdahale etmeye bile fırsatımız olmaz, 10-15 dakika içinde kuş ölür.

- Adenovirus, diğer adı ile genç kuş hastalığı veya yavru hastalığı. Psittakozun kronik şeklinde adenovirus belirtileri gibi belirtiler olur. Kuş kabarır, etrafına ilgisizdir, kısmen bilinci yerinde değildir, denge sorunları yaşıyor, sulu ishal, istahsızlık ve kursak şişkinliği (kursağın boşalmaması) gibi belirtiler olur.

Daha birkaç hastalıkla ayni belirtileri var ama genel olarak en sık görünenler yukardaki gibiler olur. Gördüğünüz gibi Psittakoz çok karmaşık ve tehlikeli...hiç de şakası yok, o yüzden işinizi ciddiye almanız gerekiyor.
teşekkürler