CUMAMIZ MUBAREK OLSUN (İslam Dininde Cuma Gününün Önemi )

kemal akbulut

Uzman Üyemiz
Katılım
18 Eki 2010
Mesajlar
2,034
Konum
Muğla Marmaris
Web sitesi
ww.muhabbetkusuureticileri.com
Adı
Kemal
Soyadı
Akbulut
Sıddık YAMAÇ' Alıntı:
Resûlullah ‘sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem’ ile Ebû Bekr ‘radıyallahü anh’ Mekke-i mükerremeden hicret ederken bir mağarada üç gün üç gece kaldılar. Ebû Bekr ‘radıyallahü anh’ o mağaranın tavanında bir kuş gördü ki, yerinden hareket etmeyip, birşey yimez ve su içmez.
Ebû Bekr ‘radıyallahü anh’ dedi ki,
- Yâ Resûlallah! Bu kuşa ben hayrânım. Zîrâ, biz bu mağaraya geleliden beri, bu kuş yerinden hareket etmedi. Bir nesne yimedi. Allahü teâlâ, kelâm-ı kadîminde,
(Allahü teâlânın rızk vermediği, yeryüzünde bir mahlûk yokdur.) buyurmuşdur.
Ebû Bekr-i Sıddîk, böyle düşünürken, o hâlde hazret-i Cebrâîl aleyhisselâm nâzil olup, havâda muallak durup, dedi ki,
- Yâ Muhammed! Hak sübhânehü ve teâlâ sana selâm eder. Ve buyurur ki, “Ebû Bekrin hâtırına geleni bilirim. O kuşa emr eyledim ki, Ebû Bekr ile konuşsun. Ebû Bekre söyle ki, o kuş ile söyleşsin”; dedi.
Resûl-i ekrem hazretleri, Ebû Bekre, hazret-i Cebrâîlin sözünü açıkladıkda, Ebû Bekr ‘radıyallahü anh’ sevinip, ileri vardı. Dedi ki,
- Ey mubârek kuş! Allahü teâlâ hazretlerinin izni şerîfiyle, bana söyle ki, yiyeceğin ve içeceğin nedir.
O kuş ağlayıp, bir zemân kendinden geçip, yere düşdü. Sonra ayılıp, kalkdı. Tebessüm ederek dedi ki,
- Yâ Ebâ Bekr! Bana bundan süâl etme! Bu bir sırdır. Hak sübhânehü ve teâlâ ile benim aramda olan sırrımı kimsenin bilmesini istemem.
Ebû Bekr ‘radıyallahü teâlâ anh’ dedi:
- Ey mubârek kuş! Eğer bana söylemeğe me’mûr oldun ise, söyle.
Kuş dedi.
- Ma’lûmun olsun ki, hazret-i Âdem aleyhisselâm yaratılmazdan iki bin yıl evvel, Hak sübhânehü ve teâlâ beni yaratdı. Yiyeceğimi ve içeceğimi iki kelime eyledi. Aç olduğum zemân birisini söylerim; tok olurum. Susuz olduğum zemân birini söylerim; kanarım.
Ebû Bekr ‘radıyallahü teâlâ anh’ dedi ki:
- O kelime nedir. Kuş dedi, o kelimenin biri budur ki, aç olduğum zemân sana buğz edene la’net ederim; tok olurum. Susuz olduğum zemân, sana muhabbet edene, istigfâr ederim, kanarım.
Hazret-i Resûl-i ekrem ‘sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem’, bunu işitip, ağladı. Ümmetinden ba’zıları şakâvet edip, hazret-i Ebû Bekre buğz edeceklerine mahzûn oldu.
 

Sıddık

Uzman Üyemiz
Katılım
11 Haz 2011
Mesajlar
3,277
Konum
Ankara
Adı
Sıddık
Soyadı
Yamaç
Kemal AKBULUT' Alıntı:
Resûlullah ‘sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem’ ile Ebû Bekr ‘radıyallahü anh’ Mekke-i mükerremeden hicret ederken bir mağarada üç gün üç gece kaldılar. Ebû Bekr ‘radıyallahü anh’ o mağaranın tavanında bir kuş gördü ki, yerinden hareket etmeyip, birşey yimez ve su içmez.
Ebû Bekr ‘radıyallahü anh’ dedi ki,
- Yâ Resûlallah! Bu kuşa ben hayrânım. Zîrâ, biz bu mağaraya geleliden beri, bu kuş yerinden hareket etmedi. Bir nesne yimedi. Allahü teâlâ, kelâm-ı kadîminde,
(Allahü teâlânın rızk vermediği, yeryüzünde bir mahlûk yokdur.) buyurmuşdur.
Ebû Bekr-i Sıddîk, böyle düşünürken, o hâlde hazret-i Cebrâîl aleyhisselâm nâzil olup, havâda muallak durup, dedi ki,
- Yâ Muhammed! Hak sübhânehü ve teâlâ sana selâm eder. Ve buyurur ki, “Ebû Bekrin hâtırına geleni bilirim. O kuşa emr eyledim ki, Ebû Bekr ile konuşsun. Ebû Bekre söyle ki, o kuş ile söyleşsin”; dedi.
Resûl-i ekrem hazretleri, Ebû Bekre, hazret-i Cebrâîlin sözünü açıkladıkda, Ebû Bekr ‘radıyallahü anh’ sevinip, ileri vardı. Dedi ki,
- Ey mubârek kuş! Allahü teâlâ hazretlerinin izni şerîfiyle, bana söyle ki, yiyeceğin ve içeceğin nedir.
O kuş ağlayıp, bir zemân kendinden geçip, yere düşdü. Sonra ayılıp, kalkdı. Tebessüm ederek dedi ki,
- Yâ Ebâ Bekr! Bana bundan süâl etme! Bu bir sırdır. Hak sübhânehü ve teâlâ ile benim aramda olan sırrımı kimsenin bilmesini istemem.
Ebû Bekr ‘radıyallahü teâlâ anh’ dedi:
- Ey mubârek kuş! Eğer bana söylemeğe me’mûr oldun ise, söyle.
Kuş dedi.
- Ma’lûmun olsun ki, hazret-i Âdem aleyhisselâm yaratılmazdan iki bin yıl evvel, Hak sübhânehü ve teâlâ beni yaratdı. Yiyeceğimi ve içeceğimi iki kelime eyledi. Aç olduğum zemân birisini söylerim; tok olurum. Susuz olduğum zemân birini söylerim; kanarım.
Ebû Bekr ‘radıyallahü teâlâ anh’ dedi ki:
- O kelime nedir. Kuş dedi, o kelimenin biri budur ki, aç olduğum zemân sana buğz edene la’net ederim; tok olurum. Susuz olduğum zemân, sana muhabbet edene, istigfâr ederim, kanarım.
Hazret-i Resûl-i ekrem ‘sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem’, bunu işitip, ağladı. Ümmetinden ba’zıları şakâvet edip, hazret-i Ebû Bekre buğz edeceklerine mahzûn oldu.
CUMANIZ MÜBAREK OLSUN
 

efekan_altun

Uzman Üyemiz
Katılım
4 Mar 2012
Mesajlar
4,256
Konum
izmir
Adı
rasim efekan
Soyadı
altun
Kemal AKBULUT' Alıntı:
GENCIM SEN SAĞOLDA BAZEN UNUTUYORUZ AKŞAMDAN PROGRAM YAPAN VAR YAPMAYAN VAR BIZLER HATIRLATALIM ISTEDIK SLM
Saol abi zaten sen yaptıysan bir sebebi vardır yanlış anlamamışsındır İnşallah daha cuma değil yazmamı. Sadece hatırlatmak istedim. Sana saygım sonsuz.  :)