Hasan bey, ben kafeslerimde her ikisinden de bulunduruyorum. Bu ürünleri ilk çıkardığımızda birkaç arkadaş farklı önerilerde bulundular. Dediler ki Ne gerek var 2 ayrı gaga taşına, ikisini birleştir olsun bitsin. Bunu ben de düşündüm fakat bu gaga taşlarının içeriğini tasarlerken kuşlarımızın sağlığını ön planda tuttuğum için ikisini birleştirip tek ürün yapmak yanlış olduğunu fark ettim. Kuşlar da insanlar gibi tek düzey beslenmeden zamanla bazı sağlık sorunları yaşamaya başlar. Bu yüzden birşeyi zorla dayatarak yedirmektense, kuşa farklı seçenekler sunarak, ihtiyacı olduğundan tüketmesine fırsat vermek her açıdan daha faydalı olacağına inanıyorum. Kendi kuşlarımdan da gözlemlediğim kadar, killi olan gaga taşlarını özellikle yaz aylarında daha çok kemiriyorlar. Bunu yaz aylarında daha kolay ve sık ishal olabildiklerine bağlıyorum. Yazın sıcaklarda yavru olmadığı için can sıkıntısından ya durmadan birşeyler yiyiyorlar yada kovalaşıp oyun oynuyorlar. Tüm bunlar onları yoruyor, yeşillik gibi yiyecekler ve su tüketimi kuşlarda artıyor, daha kolay ishal oluyorlar. Killi gaga taşlarımızın sertlik derecesi okaliptusluya göre daha yumuşak, grit ve aktif karbon (kuş kömürü) bazında daha fakir fakat kil olarak zengin. Hem toz hem parçacıklar halinde 3 çeşit kil içeriyor. Bunlar "diatomaceous earth" denilen beyaz kil (diatomit toprağı), kırmızı kil ve "montmorillonite clay" denilen monthmorilonit toprağı (kalsiyum montmorilonit - kalsiyum bentonit). Bu killerin her birinin farklı mineralojik yapısı vardır ve her biri kuşlara farklı şekilde etki eder. Örneğin diatomit volkanik gayzer lavlarından oluşan bir çeşit yumuşak kireçimsi lav taşıdır. Yeraltı şifalı su kaynakları civarlarında kurulan maden ocakları tarafından çıkartılır. Dünyada da "diatomaceous earth" olarak bilinir ve kullanım alanı çok geniştir. Bu kilden birçok farklı sektör faydalanıyor ve farklı ürünlerinde kullanıyor. Hayvanlarda hem zengin mineral içeriğinden dolayı hem de harika bir absorben olduğundan yem katkı maddesi olarak da kullanılıyor. Tabii yem katkı maddesi olarak doğrudan madenden çıktığı gibi kullanılmıyor, işleniyor, içinden bazı değerli mineraller ilaç ve kozmetik sektörü için ayrıştırılıyor ve ondan sonra kullanılıyor. Bu kil ayni zamanda harika ve doğal bir parazit dökücüdür, yenildiğinde iç parazitlerin birkaç çeşidine etkilidir...toz olarak kümese serpildiğinde birkaç çeşit parazit ve haşareyi öldürür...etkisi kimyasal değil de fizikseldir (boağarak öldürür). Farklı işlem aşamalarından geçtikçe (farklı ısı derecelerde pişirme-ayrıştırma gibi) farklı sektür ve ürünlerde kullanılıyor. Mesela kedi kumu, patlayıcı yapımında, diş macunu yapımında veya aspirin hapının dolgu maddesi olarak gibi. Tarımda toprak zenginleştirici olarak da kullanılıyor. İnşaat sektöründe ısı ve ses yalıtımı ürünlerin yapımında kullanılıyor.
Tabii bizi bunlar pek ilgilendirmiyor, bizi ilgilendiren tarafı mineral zenginliği, bu yüzden killi gaga taşlımızda kullanılan hali madenden çıkartılıp kaba ve yabancı madde temizliği yapıldıktan sonraki ilk hali...yani saf diatomit.
Kalsiyum bentonit malzemesinden zaten bahsetmiştik, okaliptus tomurcuklu gaga taşımızda da mevcut. Kırmızı kilden bahsetmeye gerek yok, hepimizin bildiği çömlek ve seramik kilidir. Tabii bölge-bölge kırmızı kilin mineralojisi de değişiyor, biz ülkemizde içerik olarak en zengin kırmızı kili kullanıyoruz.
Sonuç olarak, killi gaga taşı çok mu gerekli olan birşey, olmasa olmazmı diye soranlar bu yazdıklarımdan kendi sorularını kendileri cevaplayıp kararlarını verebilirler. Bana sorarsanız ben illa ki olması gereken birşey değil diye cevap veririm. Kullanırmısın diye sorsanız, evet derim (satıp para kazandığım için değil...inanın para filan da brakmıyor bu iş

...braksaydı ticari kaygılarım olurdu ve içeriklerini bukadar rahat burada paylaşmazdım...ticari sır olarak saklayıp içerik ve formullerini paylaçmazdım), kuşlarımın daha sağlıklı ve mümkün olduğunca doğada bulunan ve tüketebilecekleri besinleri kuşlarıma sunmak istediğişmdendir.