HZ. SÜLEYMAN'IN KUŞLARIN ÖTÜŞÜNE VERDİĞİ MANA

ciancarlo

Uzman Üyemiz
Katılım
15 Eki 2010
Mesajlar
3,074
Konum
İSTANBUL / Pendik
Web sitesi
renkmuhabbetkusu.blogspot.com
Adı
Cihan
Soyadı
AYTAN
HZ. SÜLEYMAN'IN KUŞLARIN ÖTÜŞÜNE VERDİĞİ MANA
Begavî (r.a.), Ka'b-ül-Ahbar (r.a.)'dan şöyle nakletmiştir.
Tavus kuşu, Hz. Süleyman'ın huzurunda ötmüştü. Hz. Süleyman orada bulunanlara:
• Bunun ne dediğini biliyor musunuz? diye sordu. Onlar:
• Hayır, bilmiyoruz diye cevap verdiler.
Hz. Süleyman (a.s.), etrafındaki kimselere şu açıklamayı yaptı:
• Tavus kuşu ötmesi ile; "Cezalandırdığın gibi cezalanırsın"






• Hüdhüd kuşu ötmesi ile; "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz"



•Göçeğen kuşu ötmesi ile; "Allah u Teala'dan mağfiret dileyiniz ey günahkarlar"




Kaya kuşu ötmesi ile, "Her canlı ölecektir. Her yeni, eskiyip çürüyecektir."


• Kırlangıç kuşu ötmesi ile, "Hayırdan ne yaparsanız sonra onu bulursunuz."


• Güvercin ötmesi ile; "Gökleri ve yeri yaratan Rab’bimi noksan sıfatlardan tenzih ederim."



• Kumrunun ötmesi ile, "Sübhane Rabbiy-el-e'la"




• Karganın ötmesi ile; "Her şey helak olacaktır.



• Kustat kuşunun ötmesi ile; "Susan, başına bela ve musibet gelmesinden
kurtulur."




• Papağanın ötmesi ile; "Düşüncesi dünya olan kimseye yazıklar olsun."



• Doğan kuşunun ötmesi ile, "Sübhane Rabbî ve bi hamdihî."



• Kurbağanın bağırması il; "Sübhane Rabbiy-el-Kuddüs" der.
 
E

elaziz2316

Guest
DAVUD a.s.'ın zikrine katılan dağlar ve kuşlar şarkı mı söyledi?

--------------------------------------------------------------------------------

KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ
(ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)

34.SEBE:10.ayet

10- Andolsun ki, biz Davud'a tarafımızdan bir fazilet verdik. "Ey dağlar! Onunla beraber tesbih edin." dedik ve bunu kuşlara da (emrettik) ve ona demiri yumuşattık.


10- Şanıma yemin ederim ki, Davud'a, en güzel "inabe" etmiş olan Davud (a.s.)'a verdik. Bizden, bizim tarafımızdan, yani gelişi güzel değil, yüce Allah'ın azametini ayrıca bir özellikle ifade eden sırf ilâhî bir bağış, olağanüstü bir mucize olarak bir ihsan, o zamana kadar peygamberlere verilenlerden fazla bir âyet, bir nimet verdik.

Şöyle ki:
Ey dağlar! Dedik. Onunla birlikte zikir yapın, ötün, çınlayın siz de ey kuşlar,

Enbiya Sûresi'nde geçen "Dağları ve kuşları Davud ile birlikte tesbih etmek üzere boyun eğdirmiştik." (Enbiya, 21/79),
Sâd Sûresi'nde gelecek olan "Gerçekten biz dağları kendisine râm eyledik ki bunlar akşamleyin ve kuşluk vakti onunla birlikte durmayıp tesbih ederlerdi. Toplanıp gelen kuşları da. Herbiri ona dönücü idi." âyetleri (Sad, 38/18,19) bunun tefsiri demektir.

Yani Davud'a öyle güzel bir ses, öyle şanlı bir eda verilmiştir ki akşam, sabah tesbih ettikçe onun sesine bütün dağlar ve kuşlar katılırlar, çınlar öterlerdi.

Demek ki güzel sesle nağmeler Davud'un özel bir üstünlüğü, kuşları dahi başına toplayan bir mucizesi olmuştu.

Bu mânâ iledir ki, Davudî ses meşhur olduğu gibi, Davud'un Mezamir'i (Zebur'un Sûreleri) de meşhurdur.
 

mersin

Üyemiz
Katılım
15 Nis 2011
Mesajlar
40
Konum
MERSİN
Adı
Hüdaver
Soyadı
DEVECİ
ALLAH  cc hz her şeye hakkı ile gücü yetendir( ALLAH cc hz razı olsun ''hayr'a vesile olan hayr'ı işlemiş gibidir''  )