Erkan bey öncelikle sizin belirtiğiniz konuya açıklık getirmek isterim. Naçizane belirttiğim konular 5 yıllık araştırmalarım ve deneyimlerime dayalı sonuçlar olmakla birlikte, herkesin uygulama ve bilgileri kendi mantığına doğrudur.
Kanatlı koksidiyozu kör bağırsak, ince bağırsak ve klokada olmak üzere 3 farklı bölgede gelişir. her koksidiyoz hastalığı kanlı ishal yapmaz. çünki belirttiğim gibi koksidiyoza 3 farklı bölgede ve Eimeria acervulina, E.maxima, E.brunetti, E.mivati, E.necatrix, E.tenella, E.adenoides, E.meleagridis, E.anseris ve E.truncata etkenleri sebeb olur. Aslında etken daha fazladır ama genel olarak koksidiyoz etkenleri bunlardır. Durum böyle olunca öncelikli olarak koksidiyozun hangi sindirim bölgesinde meydana geldiğini tespit etmek gerekir. Bunun en doğru yolu tabili laboratuvar ortamında tanı ve teşhistir. Ancak böyle bir imkan yoksa iş tecrübeye dayanır ve buna göre tedavi uygulamak gerekir.
Antikoksidiyaller kesinlikle rastgele ve karmaşık bir sistemle uygulanmaz. Çünki antikoksidiyallerin etkisi daha çok bağırsakların yapısını bozar. BAğırsak iç yüzeyine zarar verirler. Bunun için antikoksidiyalleri koruma veya tedavi amaçlı kullanırken gelişebilecek 2. enfeksiyonları bilerek buna göre tedavi uygulamak gerekir. Bilinçsiz ve rastgele mantıkla uygulanan ilaçlar koksidiya etkenlerini ilaca daha dirençli hale getirir. Günümüzde koksidiyoza bu derece mücadele etmemizin en büyük sebebi direnç gelişimidir. Şu anda 3. kuşak antibiyotiklerle ancak kontrol altına alınabilmektedir. Fakat kişisel deneyimim koksidiyoz tedavisi gören kanatlılar ilk fırsatta aynı şekilde koksidiyoz hastalığı belirtisini göstermekte ve üretimde olumsuzluklara sebeb olmaktadır. Çünki kloka bölümlerinde neredeyse hayatlarının tamamını koksidiyoz taşıyıcısı olarak devam ettirmekteler. Bu durum üretimde aksamalara sebeb olur. Çünki koksidiyoz taşıyıcı kuşlar dışkılarıyla beraber sürekli ortama oosit denilen yumurtaları yayarlar. Bu oositler dirençsiz ve zayıf kuşların ağız yoluyla alınması durumunda o kuşlarında hasta olmasına sebeb olmaktadır. Hastalığı geçiren kuşlar hastalık etkenine karşı direnç kazanırlar. Ancak bağırsaklarda meydana gelen tahribat ve bozulma 2. enfeksyonların ortaya çıkmasına sebeb olur. E.coli 2. enfeksiyonların başında gelmektedir. Bağırsak bütünlüğü bozulan kuşda e. coli hortlaması olur. Kuş bu sefer e. coliyle mücadele etmek durumunda kalır. Genelliklede ölür. Çünki sürekli olarak bağırsaklar hastalık etkenlerine açıktır. Tedavide yapılması gereken en güzel uygulama bağırsaklarda kanamayı durdurmaktır. Bağırsakları tamir etmek ve iyileşmeyi sağlamaya çalışmaktır. bunun için ACK , BCK vitaminlerini uygulamak gerekir.
Doruk bey ben kuşunuzun uyguladığınız vitamine bağlı ölmüş olabileceğini düşünmüyorum. Vitaminler doğru uygulandığı veya bozulmuş olmadığı takdirde kuşların ölümüne yol açmazlar. Fakat bozulmuş ve yanlış verilmiş vitaminler ishallere yol açabilir. Bu anlamda kullandığınız vitamini ve kullanma şeklinizi bilmediğim için yorum yapamıyorum.
Ben yaklaşık 6 senedir kanarya, gökkuşağı ispinozu, muhabbet kuşu, zebra ispinozu, bengal ispinozu üretiriyorum. Belirli aralıklarla vitaminleri kullanırım. Burada önemli olan kullandığınız vitamin ve kullanış şeklinizdir. Ben şu mevsimde haftada 2 sefer verdiğim vitamini 2.3 saatten daha fazla kuşların önünde bırakmam. Mutlaka 2.3 saat sonra sade suyla değiştiririm. çünki kış mevsimlerinde soğuk havalarda bile 6.7 saatten fazla kuşların önünde bulundurulmamalıdır. Bu manada vitaminleri kullanmayan üretici yoktur. Gerçi sizin görüştüğünüz üretici arkadaş kullanmıyormuş ama üretimde biz kullanıyoruz. sağlıcakla kalınız.