Kuluçka tamamlanmış, yavru doğmuştur.Ne yapılmalıdır ?

mehmet_terkesli

Üyemiz
Katılım
21 Mar 2013
Mesajlar
95
Konum
Manisa
Adı
mehmet
Soyadı
terkeşli
Yavrunun doğduğunu ilk farkettiğinizde o, yalnızca bir veya iki saatlik olabilir. Eğer yumurta kabuğu, hala çok yakınsa, muhtemelen çok yeni kırılmıştır. Anne muhabbet kuşu, kısa sürede kabuğu uzaklaştıracaktır.Yuvadan dışarı kabuğu atabilir, bir tarafa itebilir veya extra kalsiyum için yiyebilir. Yavrunun kursağında yiyecek işaretleri kontrol edilir. Boynunun altında ufak sarı renkli küçücük bir balon olmalıdır. Eğer bu şişkinlik görülürse, yemiştir, bu iyidir. Eğer görülmezse, paniğe kapılmamalıdır ama birkaç saat sonra yeniden bakılmalıdır. Bir yeni doğan, çoğunlukla 8-10 saat kadar beslenmeyebilir. Eğer, yuvada başka yavrular varsa ve onlar daha büyükse, annenin, onu görebileceği ve besleyebileceği ancak ezmeyeceği şekilde giriş deliğinin yakınındaki bir alana çok nazikçe hareket ettirebilirsiniz. İyi bir besleme ile güçlenerek bir gün sonra iyi olacaktır ve kardeşlerinin altından uzaklaşabilecektir. Yenidoğanları tutmaktan korkmamalısınız. Onlar çok esnektir ve tutulmayla başa çıkabilirler. Sadece abartmamalınız.
 

Levodil

Takipçi Üyemiz
Katılım
29 Tem 2012
Mesajlar
115
Konum
İstanbul
Adı
Levent
Soyadı
San

Yuvadaki Muhabbet Kuşu Yavrularının Bakımı
Aşşağıda Sizlere Muhabbet Kuşu yavrularının yuvadaki bakımı ile alakalı geniş bilgiler sunulmuştur.

İlk olarak,üretime yeni başladığınızda, sağlıklı enerjik yavru muhabbet kuşlarıyla sona ulaşmak için, kendinizi büyük ölçüde bilgi ve ihtiyaç duydukları her konuda yardım edebilmenizi sağlayacak herşeyle donatmalısınız.

Ana baba yuvadayken...
Birçok kez, ilk anlarda hem anne hem babanın yuvada olduğunu göreceksiniz. Baba yuvadaysa panik yapmaya gerek yoktur. Erkek muhabbet kuşlarının ortalama %70 i dişileriyle birlikte yuvada otururlar veya en azından orada çok zaman geçirirler. Bazı baba kuşlar, başlangıçtan itibaren kuluçkanın düzgün gidişine yardım eder ve baştan sona kuluçkadaki yeni doğmuş yavruların tüm beslenmesini üstlenirler.

Öyle ki erkek muhabbet kuşlarından çoğunda kadınsı taraflarının olduğu düşünülebilir, araştırmalar, genç erkek muhabbet kuşlarının yuvadan ayrılmalarından sonraki 60 gün içinde sperm hücrelerini üretebildiğini göstermiştir. Bu hızlı cinsel olgunluk, verimsiz bir çevreye fizyolojik adaptasyondur ve genç kuşlar koşullar uygun olduğu zaman çabucak üreme çağına ulaşır. Bu bilimsel gerçektir ama aklen ve fiziksel olarak bir muhabbet kuşu 12-18 ayları dolmadan ana-baba olmaya hazır değildir. Dişi muhabbet kuşları, sınırlı sayıda yumurtlarlar. Bu bir dişinin, her kuluçkada, önceden bilinen sayıda , genellikle dört,altı, bazen sekiz veya daha çok yumurta yapacağını ifade eder. Kuluçka dönemi , bağıl neme ve oda sıcaklığına bağlı olarak 17'den 21 güne kadar devam eder. Ilık bir odada (18 C ile 22 C arası) embriyolar, daha hızlı gelişir ama kuluçka dönemi asla 17 günden daha kısa olamaz.

TAKVİM
Kullanabileceğiniz bu takvim, 18 günlük bir kuluçka dönemi hesabıyla, muhabbet kuşları ve cockatiels için yumurtalardan çıkış tarihinin belirlenmesinde işinizi kolaylaştırır. Yumurtaların yapıldığı tarihe bakılır, o tarihin tam altındaki gün yavrunun çıkışıdır. Mesela, 4 Ocak'a bakılırsa, altındaki 22 ocak yumurtadan çıkış tarihi placaktır. Eğer, 30 Kasım'a bakılırsa da 18 Aralık'ta yavru beklenir. Bu takvim, artık yıl (29 Şubat) esas alınarak yapılmış olup, hesaplanacak kuluçka dönemi içinde kalması durumunda yılın özelliğine bağlı olarak 1 gün önce veya sonrası doğum olacaktır.



1. Kuluçka tamamlanmış, yavru doğmuştur........ Ne yapılmalıdır ?
Yavrunun doğduğunu ilk farkettiğinizde o, yalnızca bir veya iki saatlik olabilir. Eğer yumurta kabuğu, hala çok yakınsa, muhtemelen çok yeni kırılmıştır. Anne muhabbet kuşu, kısa sürede kabuğu uzaklaştıracaktır.Yuvadan dışarı kabuğu atabilir, bir tarafa itebilir veya extra kalsiyum için yiyebilir. Yavrunun kursağında yiyecek işaretleri kontrol edilir. Boynunun altında ufak sarı renkli küçücük bir balon olmalıdır. Eğer bu şişkinlik görülürse, yemiştir, bu iyidir. Eğer görülmezse, paniğe kapılmamalıdır ama birkaç saat sonra yeniden bakılmalıdır. Bir yeni doğan, çoğunlukla 8-10 saat kadar beslenmeyebilir. Eğer, yuvada başka yavrular varsa ve onlar daha büyükse, annenin, onu görebileceği ve besleyebileceği ancak ezmeyeceği şekilde giriş deliğinin yakınındaki bir alana çok nazikçe hareket ettirebilirsiniz. İyi bir besleme ile güçlenerek bir gün sonra iyi olacaktır ve kardeşlerinin altından uzaklaşabilecektir. Yenidoğanları tutmaktan korkmamalısınız. Onlar çok esnektir ve tutulmayla başa çıkabilirler. Sadece abartmamalınız.


2. Yavru beslenmiyor.... Ne yapılmalıdır ?
Eğer yavrunun beslenmediğinden eminseniz, yeterli bir süre sonra (1 tam gün) ilk beslemesini siz yapmalısınız ancak öncelikle anabasına tüm fırsatlar verilmelidir. Mümkün olduğu kadar yumuşak şekilde tutmaya korkmamalısınız, anababası ve kardeşleri tarafından yuvada üzerlerine basılacaktır ve onlar çok esnektirler. Bir hazır tarifle çok ılık ve çok sulu bir karışım (sadece birkaç damla) yaparak elle besleyebilirsiniz ve gaga açıklığının kenarından ona verebilirsiniz. Herhangi şekilde hazır tarif yoksa bebek pirinç unu karışımı veya biraz sade yoğurt kullanabilirsiniz. Yedirmek için çok küçük bir şırınga ya da kibrit çöpünün ters ucu kullanılabilir. Yavru onu hissedecek ve emecektir. Birkaç saniye içinde kursağına gittiğini göreceksiniz. Tekrar anababasının yanına yerleştirin ve daha sonraki günlerde anababası tarafından beslenme işaretlerini gözlemleyin. Anababası tarafından beslenmesinden önce bu şekilde bir veya iki kez daha yapmanız gerekecektir. Bazı yeni ebeveynler, ilk başta tam anlamıyla besleyemezler ama birkaç gün içinde yapabilirler.

3. Yuva Malzemeleri
Dişilerin çoğu beklemeksizin yumurtlamasına rağmen pek çok malzeme yuva yapımında kullanılır. Kepek, yuvarlak yulaf, tahta talaşları , kaba testere talaşı kullanılabilir veya bunların bir kısmının karışımı da olabilir. Anababa, konulan bu materyali yumurta varken dışarı atıyorsa, çoğunlukla, yavrular doğduğunda kutunun arkasına yerleştirilecek olan malzemeleri kabulleneceklerdir. Onların dikkatleri, yavrular geldiğinde başka yöne kayacağından, talaşları veya yuva malzemelerini çıkarmayı düşünecek zamanları olmayacaktır.

4. Yuvaya erişim
Yuvada çalışabilmeniz için sadece yuvanın dışındaki kapağı açınız, yerinden çıkarmayınız. Yuvaya hafifçe dokunduğunuzda, ebeveynler genellikle dışarı çıkacak ve yavruları kontrol etmenize izin vereceklerdir. Annebaba, başlarını kaldırıp çığlık atıyorlarsa avucunuzu aşağı bakacak şekilde uzatıp yukarı çevirin. Bu yolla dişinin altına erişilebilir, onu elinizin tersi izle hafifçe kaldırabilir ve altını kontrol edebilirsiniz. Isırılmaya hazır olun...Ana baba tarafından size uyarı amaçlı, kanatacak kadar sert bir ısırık gelecektir.Bazı yeni anneler çığlık atarlar ve çok kızarlar, diğerleri bakmanıza izin verirler ama ne yaptığınızı çok dikkatli incelerler. Bu durumda dişi, siz yuvayı kontrol ederken dışarı çıkacaktır. Yumurtaları kırmamaya dikkat ediniz ve yakında yavru çıkabilecek olan çatlak yumurtaları da gözlemleyiniz. Eğer bir yumurtadan kısmen dışarı çıkmış yavru görürseniz olduğu gibi bırakın. Genellikle kendilerini yumurtadan çıkarabilirler ve müdahale etmeniz yavru için ölümcül olabilir.

5. Yuva ve yavruların kontrolünden korkmayın.
Yavrular yumurtalardan çıkmaya başladığı zaman, yuva kontrol edilmelidir. Ana babanın, sabah ve akşam beslenmelerine göre ayarlayabilirsiniz. Bir günde iki kez yuva kontrolü idealdir.

Gerçekten, aşağıdakilerden emin olmak için kontrol edilmelidir.....
A. Yavruların beslenmesi,
B. Kırılmış veya hasarlı yumurta olup olmadığı,
C. Ana babanın yumurta ya da yavruları yiyip yemediği (Evet... olabilir)
D. Yavru ölümlerinin belirlenmesi (Bazıları gece doğmuştur ve fark edilmemiş veya beslenmemiş olduklarından ölebilirler) Günler sonra ölü bir yavru bulmak , bakteri ve hastalık yayması nedeniyle yuva için çok kötü bir durumdur.
E. Yuva malzemelerinin kontrolü
F. Yuvada örümcek, hamamböceği veya haşerelerin kontrolü. Yuvada fare faaliyeti olup olmadığı da kontrol edilir.
G. Yavrularda, ayrık bacak (Yeteri kadar çabuk farkedilirse ve tedavi edilirse düzeltilebilir), kemik ve gaga deformasyonlarının belirlenmesi. Daha sonra gözleri açıldığında, her iki gözlerinin kontrolü (bazı yavrular, doğuştan bir göze sahip olabilirler)
H. Gaga kontrolü (Madde Rahat.

6. Yuvada yavru varken temizlik
Eğer yuvada talaş ya da benzeri materyal varsa yavrular 14 günlük olana kadar sağlıklı bir ortam olacaktır. Bu noktadan sonra, yavrular ve anababa oldukça karmaşık hale getireceğinden yuvayı mümkün olduğu kadar temizlemek zorundasınız. Genelde her iki günde bir, yuva bu düzensizlik nedeniyle ilginizi beklemektedir.
Bunu sağlamanın en iyi yolu,
A. Annenin yuvadan çıkması için hafifçe dokunun.
B. Çabukça ve nazikçe, yuvadan uzaklaştırmadan yavruları bir muhafaza kabına çıkarın. Herhangi bir yumurta varsa, nazikçe onları da çok fazla elinizde tutmadan alın.
C. Eski ve kirli malzemeleri çıkarın ve bir raspayla kazıyıp yuvanın içini temizleyin.
D. Yuvaya yeni yuva malzemelerini koyun ve tüm yavru ve yumurtaları yerleştirin (yavrular madde 7 ve 8 e göre kontrol edildikten sonra).

Not.... Eğer yuva çok kirliyse ve ıslak dışkı varsa, anne ve yavrularda bir hastalık olduğunun işaretidir. Bu yuva, daha çok kontrol edilmek, özel ilgi gösterilmekve daha temiz tutulmak zorundadır. Ana baba ve yavrularda hastalık işaretleri olup olmadığını özenle gözlemleyin.

7. Yavru muhabbet kuşlarının ayaklarını kontrol etmek.
Bu aşamada, özellikle 2-3 haftadan sonra, anne onları temizlemiyorsa, yavru muhabbet kuşlarının ayaklarını kontrol etmek gerçekten önemlidir. Çoğu zaman, yavru ayakları, dışkı nedeniyle sertleşip parmaklarının hareketini zorlaştırır. Balçık gibi olacağından, ayaklarında biçimsizliklere neden olmaması için çıkarılmaları gerekir. Kontrol edilmediğinde, kilitlenen ve düzgün çalışmayan ayak parmakları ve ayaklarla uğraşmak zorunda kalınmaktadır.Kurumuş dışkıya gömülen ayaklar, bir çift beton bota benzerler Bu da veteriner hekim kontrolü ve tedavisi demektir.

Onların ayaklarını temizlemek için iki farklı metod kullanabilirsiniz. Bacaklardaki ufak pislikleri, ılık suyla ıslatıp yumuşattıktan sonra tırnağınızla nazikçe temizleyebilirsiniz veya daha büyük yavrularda çok yumuşak ıslak bir diş fırçası ile nazikçe temizledikten sonra hafifçe dokunuşlarla kurutabilirsiniz. Kullanabilirseniz yumuşak nemli bir kumaş veya kağıt havludan da yararlanabilirsiniz. Tırnak bölgesindeki pislikleri temizlerken çok dikkatli olunmalıdır, tırnak kopabilir.

8. Yavru gagalarının kontrolü
Yavru gagalarını kontrol etmek, beslenmeleri için ağızlarının tavanı olması nedeniyle gerçekten önemlidir.
YAPIŞMIŞ GAGA
En bilinen neden, anababası tarafından yuvada iken yumuşak yiyecekler ile beslenmeleri nedeniyle üst çenenin yapışmasıdır. Bu,üst çenenin uygun şekilde gelişmesini önler ve alt çene daha fazla büyür.
Yapılacak en iyi şey, iyi bir kürdana ya da düşmüş bir kuyruk tüyüne sahip olmaktır.
Yavrular alınarak tüy veya kürdanı kullanıp gagaları nazikçe açılır ve üst gagalarına bakılır. Eğer yiyecek toplanmışsa, hafifçe tüy veya kürdan yardımıyla çıkarılır ve kuş yerine konularak başka yavru aynı şekilde kontrol edilir. Bu işlem sırasında ayaklar ve diğer problemler için de kontrol yapılır.
Bazı yavru muhabbet kuşları şekilsiz bir gaga yapısıyla doğmuş olabilir ve uygun şekilde beslenme yeteneklerini etkileyip etkilemediğinin kontrolüne ihtiyaç duyulur. Bazıları (kuluçka döneminden) doğuştandır; kalıtsal kusurlar, yumurta enfeksiyonu, mineral eksiklikleri veya kuluçka dönemi problemlerinden olabilir.

9. Yavrularda geciken tüy gelişiminin kontrolü
Yavruların tüy gelişimi dikkatle gözlemlenmelidir. Bu aşamada, yuvadaki tüylenmelerinde ve ilk tüylerinin gelişiminde, herhangi bir çıplak bölge veya gecikmiş tüy gelişimi fark edilirse, Fransız tüy dökümü hastalığına sahip yavrulara sahip olduğunuz söylenebilir. Bu durum, doğru şekilde gözlemlenerek problem olarak belirlenirse , bu dişi ve erkek kuşların yeniden üremelerine izin verilmemelidir. Fransız tüy dökümü hastalığının oluşum nedeni üzerine birçok grubun düşünceleri, kalıtsal nedenler, virüslerin yol açması, stresli üreme koşulları, erken yumurtlama, geç yumurtlama vb.dir. Herkesin kabul ettiği bir geçerli neden, aslında çok yanıltıcı olabilir.

10. Yavrularının tüylerini yolan anababanın farkına varmak
Anababaların, yavrularının tüylerini yolma olasılığı konusunda dikkatli olunmalıdır.Erken dönemde farkedilirse ve yavruların tehlike altında olduğunu düşünmüyorsanız, yuva ortamını değiştirmek etkili olabilir. Yuva temizlenebilir ve talaş gibi yuva materyali derin/kalın şekilde eklenerek yavruların tüylerini yolan annenin dikkati başka yöne çekilebilir. Yuvanın kapağı şeffaf plastik veya cam ile değiştirilirse bunun da bazı yararları görülür. Yuva kapağından bakış, annenin bu yırtıcı duygularını bastırmasını sağlayacaktır. Yuvada; yavrularını kendine çekerek üzerlerine kapanacak, ısıtacak ve güven altına alacaktır. Dişi genellikle yavrularının güvenliği ile daha çok ilgilenecek, büyük olasılıkla daha az tüy yolacaktır. Bu yöntem kullanılırken ana ve babanın hala yavruların ihtiyaçlarını karşıladıklarından emin olmalısınız, küçük bir azınlık kuluçkayı bırakabilir, yuvaya girmeyebilir. Ancak herşeyi düşünürsek bu yöntem işe yarayacaktır. Yavrular gene de anababası yönünden tehlike altında iseler onlardan ayırmalısınız, başka bir çifte evlatlık olarak verebilir ya da kendiniz besleyebilirsiniz.

11. Tüylenen kuşlar
Çoğunlukla, bir yavru, tüyleri tam olarak tamamlanmadan kuluçkayı terk edecektir. Çok az tüyü varsa yuvaya geri sokulur, bu kez yavrular beslenmek için yuva deliğinden aşağı sarkacaklardır, bu işlem sık sık uygulanır. Bir yavru, tam olarak tüylendiğinde yuvadan çıkmasına izin verilmelidir. Çoğunlukla 4-5 haftalık olduklarında yuvayı terkederler. Yavru , kafesinin zemininde güvenli olacak ve baba muhabbet kuşu tarafından beslenecektir.Kafes tabanına denemesi için bir tabakta yem konulabilir ve biraz (ıslak ya da kuru) yumurta ve bisküvi karışımı da verilebilir. Günlük olarak, anababa kuşlar, dilimlenmiş yeşillik ve rendelenmiş havuç bulunan yemliklerden beslenirler ve yavrular anne babalarının yemelerini izleyerek genellikle kendileri de aynı şekilde denerler. Ulaşabilecekleri bir yere konulacak küçük bir su kabı, yavrular için içine düşüp boğulmayacakları kadar sığ tipte olmalıdır.

Tüylenmiş yavrular yakından gözlenmelidir. Yediklerinden veya ebeveynleri tarafından beslendiklerinden emin olunmalıdır. İçinde saklanabilmeleri için bir sığınak koymanız gerekebilir. En ideali, fareler veya hamsterler için tasarlanmış plastik bir kafes (plastik bir igloo yu andırır) ideal olabilir. Ama, bu yerlerde gizlenen yavrular, yemeyi unutabileceği için denemeniz ve gözleyip kontrol etmeniz gerekecektir. Genellikle, gündüz saatlerinde bu sığınaklar çıkarılır ve gece tekrar konulur. Yavruların, ebeveynlerinin saldırganlığı yüzünden sığınağa ihtiyaç duymayıncaya kadar bu uygulama sürdürülür.

Eğer yavrular, bir salmada tüylenmişlerse, diğer muhabbet kuşları veya başka türdeki kuşların onlara karşı saldırgan davranışlarına karşı herhangi bir işaret olup olmadığına çok dikkat etmelisiniz. Onların yaşamı, bu durumlarda biraz daha çok tehlike altındadır. Diğer erkekler, baskın olabilir ve yavrulara saldırabilir. Diğer dişiler yavruları öldürebilir. Yavru kendi üretim kafesinde ise kendi ebeveynlerinden gelecek saldırıyla yüzyüzedir. Bir yavru, çok zavallı görünüyorsa veya ısrarlı bir şekilde yiyecek arıyorsa veya seslenerek yardım istiyorsa veya ebeveynleri başka bir kuluçka için hazırlık yaptıkları dönemde yuvanın içine dönüyorsa..... bu yavrular, kızacak olan ebeveynleri tarafından fırsat doğduğunda öldürülebileceklerdir. Çoğunlukla olmaz ama bu olasılıklar aklınızda bulunsun.

Eğer salmanızda fare probleminiz varsa; yavrular, ciddi hastalıklara yakalanabilir veya zehir bulaştırılan tohumlardan kaynaklanan salmonelladan veya salma zeminindeki yiyecek tabaklarından zehirlenebilirler. Yavrular , farelerin saldırısına uğrayabilir ve yenebilir, sıçanlar tarafından korkutulabilir. Bıldırcın gibi diğer kuşlar bazen yeni tüylenmiş bir yavruya saldırabilir.

« Son Düzenleme: 06 Aralık 2012, 15:43:00 Gönderen: Selahattin GÜÇLÜ »
Moderatöre rapor et  Kayıtlı


Bu konuyu 3/Ekim 2012 tarihinde
Sayın Halit Ceviz Kardeşimiz Çok güzel çalışmasıyla çok güzel bilgileri bizimle paylaşmıştı.Siz bu metinden işaretlediğim bölümü kopyala yapıştır yaparak emeğe saygısızlık yaptığınız kanısındayım.Keşke altına Halit beyin ismini yazarak
ondan alıntı yaptığınızı belitebilseydiniz kimsenin kalbi kırılmamış olurdu.
Bence Halit beye bir özür borcunuz var.

 

mehmet_terkesli

Üyemiz
Katılım
21 Mar 2013
Mesajlar
95
Konum
Manisa
Adı
mehmet
Soyadı
terkeşli
Ben bunu platformdan değil başka bir siteden alıntı  yaptım ayrıca alıntı yaptığım yerde halit bey filan yazmıyordu. İnsanları hemen bilip bilmeden suçlamayın. Bu yazının alıntı olduğu apaçık belli zaten kendi kafamdan yazmadığımda apaçık belli.Sadece bu yazıyı okuyunca çok hoşuma gitti ve belki merak edenler vardır,bilmeyenler vardır, birileri bu yazıyı okuyarak bilgi sahibi olur diye düşündüm ama hata etmişim kimseye bir şey öğretmeyeceksin arkadaş ben bunu öğrendim.
Bu arada ben hırsız değilim amacım sadece yardım ve iyilik!
 

Levodil

Takipçi Üyemiz
Katılım
29 Tem 2012
Mesajlar
115
Konum
İstanbul
Adı
Levent
Soyadı
San
Arkadışım ne demek istediğimi anlatamadım her halde.Ha Halit beyden almışsın Ha gösterdiğin kaynaktan.En azından kaynağı belirtseydin olmazmıydı.Demek istediğim
Kendin yazmış gibi görünüyor.Onu demeye çalışıyorum.Eksik olma araştımış bir yazı bulup paylaşmışsın.En azından kendi yazmadığın şeylere kaynak gösterebilirsek İl yazan kişiye de haksızlık yapmamış olurduk.Bilmem anlatabildimmi.
 

efekan_altun

Uzman Üyemiz
Katılım
4 Mar 2012
Mesajlar
4,256
Konum
izmir
Adı
rasim efekan
Soyadı
altun
Sizin yazmadığınız zaten belli Levent beyin dediği gibi keşke kaynak belirtseydiniz.
 

achellias

Takipçi Üyemiz
Katılım
15 Eki 2012
Mesajlar
135
Konum
Ankara
Adı
Mustafa
Soyadı
Gökkoyun
Arkadaş bilgi paylaşımında bulunmuş.Kaynak belirtmemiş.
Halit bey denen şahıs bu yazısını paylaşırken, ''alıntı yapıldığında lütfen kaynak belirtin'' demiş mi?
Demişse arkadaş kaynak belirtilmeliydi...(bir özür borcu olduğu doğru)
Dememişse zaten kaynak belirtmeye gerek yok...Konuyu bu kadar büyütmeye de gerek yok.
Sonuçta burada illegal şeyler paylaşılmıyor.

Ayrıca Efekan ''sizin yazmadığınız zaten belli'' gibi küçük düşürücü sözlerle insanları karalamak doğru bir davranış değildir... icon_naughty

Bu güzel bilgiyi paylaşan kişiye teşekkürlerimi sunuyorum...

Not: 3/Ekim 1912 de Halit bey yaşıyor muydu?
 

Levodil

Takipçi Üyemiz
Katılım
29 Tem 2012
Mesajlar
115
Konum
İstanbul
Adı
Levent
Soyadı
San
Tarihi yanlış yazmışım özür dilerim.2012 olarak düzelttim.
 

efekan_altun

Uzman Üyemiz
Katılım
4 Mar 2012
Mesajlar
4,256
Konum
izmir
Adı
rasim efekan
Soyadı
altun
Mustafa GÖKKOYUN' Alıntı:
Arkadaş bilgi paylaşımında bulunmuş.Kaynak belirtmemiş.
Halit bey denen şahıs bu yazısını paylaşırken, ''alıntı yapıldığında lütfen kaynak belirtin'' demiş mi?
Demişse arkadaş kaynak belirtilmeliydi...(bir özür borcu olduğu doğru)
Dememişse zaten kaynak belirtmeye gerek yok...Konuyu bu kadar büyütmeye de gerek yok.
Sonuçta burada illegal şeyler paylaşılmıyor.

Ayrıca Efekan ''sizin yazmadığınız zaten belli'' gibi küçük düşürücü sözlerle insanları karalamak doğru bir davranış değildir... icon_naughty

Bu güzel bilgiyi paylaşan kişiye teşekkürlerimi sunuyorum...

Not: 3/Ekim 1912 de Halit bey yaşıyor muydu?
Abi ben sizin yazmadığınız belliyi alıntı gibi olduğu için söyledim. Bilgilerini küçümsemek için değil yanlış anlamasın kimse.
 

mehmet_terkesli

Üyemiz
Katılım
21 Mar 2013
Mesajlar
95
Konum
Manisa
Adı
mehmet
Soyadı
terkeşli
Hiç büyütmeye gerek yok hepinizden özür dilerim. Ama benim canımı sıkan hiç gereksiz  bir şey için konunun bu kadar uzaması. Bir daha sesimi çıkarmam bu platformdanda çeker giderim.