SADECE OKU VE DÜŞÜN

erhanbudak

Üyemiz
Katılım
6 Eki 2011
Mesajlar
94
Konum
istanbul
Adı
ERHAN
Soyadı
BUDAK
Hz. Mevlana, şeriat, tarikat, marifet ve hakikat arasındaki farkı soran bir öğrencisine; “Karşı medresede rahlelerine eğilmiş ders çalışan dört kişi var. Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at sonra gel sana anlatayım” diye buyurur.

Öğrenci gider, birincinin ensesine bir tokat akşeder. Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını döner ve daha kuv...vetli bir tokatla Hz. Mevlana’nın öğrencisini yere yıkar. Bu kez ikincisine tokat atar. O da derhal ayağa kalkar ve elini kaldırır. Ancak tam tokadı atacakken vazgeçip yerine oturur. Üçüncü tokatı yiyince, şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam eder. Dördüncü ise, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmaz.

Bunun üzerine öğrenci durumu Mevlana Hazretleri’ne anlatır. Mevlana Hazretleri şöyle buyurur;” Birinci şeriat kapısını geçememiş biri idi. Şeriatta kısasa kısas olduğu için, tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti. İkinci, tarikat kapısındadır. Tokadı yiyince tam iade edecekti ki, tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi; “Sana kötülük yapana bile iyilik yap” Onun için döndü, oturdu.

Üçüncüsü marifet kapısına kadar gelmişti. İyinin ve kötünün tek Yaradan’dan geldiğini bildiği için, Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye, merakından şöyle bir dönüp baktı. Dördüncü, hakikat kapısını da geçmiştir. İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bildiği için, dönüp bakmadı bile!..”
 

tenekeee

Uzman Üyemiz
Katılım
29 Nis 2011
Mesajlar
953
Konum
İstanbul
Adı
Mehmet
Soyadı
YILMAZ
Benim bildiğim Şeriat köktür,diğerleri gövde,dal ve meyve olarak adlandırılır.
Yani Şeriat denge/sabitlik noktasıysa en önemli konumdaysa,yazıdaki ilk tanım biraz garibime gitti çünkü Şeriat hepsini kaplar,hepsini ayakta tutar,amaçtır.
Yani anlam bozukluğu mevcut orada.
 

ERGÜNAHSAP

Uzman Üyemiz
Katılım
17 Haz 2010
Mesajlar
6,097
Adı
Şahin
Soyadı
GÜNGÖR
Çok etkileyici bir paylaşım. Teşekkürler