Su icmek icin uygun zamanlama

Refik Türk

Takipçi Üyemiz
Katılım
10 Mar 2010
Mesajlar
241
Konum
İzmir
Adı
Refik
Soyadı
Türk
Su icmek icin uygun zamanlama suyun insan vucudundaki etkinligini azamiye cikaracaktir.


Uyanir uyanmaz 2 bardak su - Ic organlari aktive eder


Her yemekten 30 dakika once 1 bardak su - Hazma yardim eder

Banyodan once 1 bardak su - Tansiyonun dusmesine yardim eder

Uykudan once 1 bardak su - Kalp krizini ve felci onler


1. Beynimizin % 75' i sudur.
2. Vucut isisini duzenler.
3. Hucrelere gida ve oksijen tasir.
4. Solunum icin oksijeni nemlendirir.
5. Yediklerimizi enerjiye cevirir.
6. Kanimizin % 83' udur.
7. Atiklari (oksitleri) yok eder.
8. Hayati organlarimizi korur ve rahatlatir..
9. Kemiklerin % 22' sidir.
10. Gidalari absorbe etmesinde vucuda yardim eder.
11. Adalelerin % 75' idir.
12. Eklem yerlerini rahatlatir / yastik vazifesi gorur).


DKKD Sitemizden alıntıdır.



 

KurKur

Uzman Üyemiz
Katılım
12 Mar 2010
Mesajlar
2,511
Adı
Yılmaz
Soyadı
KURŞUN
    Kuşlarımıza yoğunlaşarak kendimizi ihmal ettiğimiz çok zamanlar oluyordur.
    Sağ Olasın Refik Abi..
 

karahanuzun

Uzman Üyemiz
Katılım
20 Ocak 2011
Mesajlar
2,050
Konum
İZMİT
Adı
Karahan
Soyadı
UZUN
    ALLAH  SUSUZ BIRAKMASIN  SAĞOL REFİK ABEY....ACABA  KUŞLAR  İÇİNDE  BU  BÖYLEMİ :d
 
E

elaziz2316

Guest
    İnsan Hayatında Suyun Önemi

    Hayat suda başlamıştır.

    Güneşin üçüncü gezegeni olan dünyamızın büyük bölümü denizler dediğimiz sudan oluşmuştur.  Yerkürenin az bir bölümü karadan ibarettir. Hayat organik öğelerden zengin olan denizlerde başlamıştır. Evrim teorisine göre, erken aşamada sudaki organizmalar güneş enerjisini fotosentez yoluyla karbonhidrat olarak tutmuşlardır. Fotosentez olayı, su ile karbonun birleşmesidir. Başka bir deyişle, karbonhidrat su yüklenmiş karbondur.

    Evrim süreciyle organizmalar geliştikçe canlılık işlevlerini sürdürmek ve çoğalmak için protein, yağ gibi diğer makromolekülleri de oluşturmuşlardır. Organizmalar suda çözünmüş kalsiyumdan yararlanarak, bir yandan canlılığın gereği metabolik işlevlerini sürdürürken, diğer yandan iskelet yapılarını geliştirmişlerdir. Omurgalı canlılarda suda bulunan kalsiyum sayesinde kollojen esaslı yumuşak doku sertleşerek iskeletin gelişimi sağlanmıştır. İskeletin gelişimi, organizmanın büyümesini gerçekleştirdiği gibi suda oluşan çevreden karaya çıkmayı da sağlamıştır. Omurgalı canlılar suda oluşan çevreden karaya çıktıklarında, topraktan bitkilerin bünyelerine katılan kalsiyumdan yararlanma yöntemlerini geliştirme gereksinmesi duymuşlardır. Bu gereksinme, omurgalı canlıların derilerinin güneş ışınlarıyla teması sonucu D vitamininin senteziyle karşılanmıştır. Kalsiyum, D vitaminiyle ince bağırsaklardan emilerek kemiklerde yerleşmekte ve metabolik süreçlerde kullanılmaktadır.

    Günümüz insanının beden yapısının çoğunluğu sudan oluşmuştur.  Yeni doğan bir bebeğin bedeninin yaklaşık %71'i su iken büyüme süreciyle su oranı azalmakta, yağ ve protein oranı artmaktadır. Yetişkin insan bedeninin yaklaşık %60'ı sudur. Erkek bedeninin su oranı kadınınkinden biraz daha yüksek, yağ oranı ise biraz daha düşüktür. Örneğin 70 kilogram ağırlığındaki bir erkek bedeninin 38 kilogramı, 60 kilogram ağırlığındaki bir kadın bedeninin de 33 kilogramı sudan oluşmaktadır.
Bedendeki suyun 2/3’ü hücre içi sıvılardan, 1/3'ü de kan ve lenflerden oluşan hücre dışı sıvıdan gelmektedir.

    Suyun Başlıca İşlevleriBesinlerin ağızdan alınmasından hücre içinde kullanımına değin tüm aşamalarda suya gerek vardır. Ağızda besinin çiğnenerek yemek borusundan akabilir hale gelmesi suyu gerektirir. Midede sıvılaşması, sindirimin başlaması, incebağırsakta sindirimin sürdürülmesi, sindirilemeyen öğelerin kalınbağırsağa taşınması, sindirilen öğelerin kana emilmesi suyu gerektirmektedir. Besin öğeleri büyük çoğunluğu su olan kan ve lenf damarlarıyla hücrelere taşınır. Aynı şekilde solunumla akciğerlere giren oksijen de kanla hücrelere taşınır. Hücrede karbon içeren besin öğelerinden oksijen varlığında, vitamin ve minarellerin yardımıyla enerji oluşması, proteinlerin yapı taşları olan amino asitlerin birleşerek büyüme ve yıpranan dokuların onarımı için protein sentezlenmesi, harcanmayan enerjisinin yağ olarak depolanması gibi metabolik süreçler su çözeltisi içinde oluşur.

    Metabolizma sonucu oluşan zararlı atıklar suyla dışarı atılır. Metabolizma sonucu oluşan ısı deri yolu ile dışarı atılır. Yaklaşık bir litre suyun buharlaşarak terle atılması 600 kilo kalorilik ısıyı bedenden uzaklaştırır.

    Su insan hayatı için oksijenden sonra gelen en önemli öğedir. Oksijen alımı durduğunda insan ölür. Yetişkin insan besin almadan bedenindeki karbonhidrat ve yağın tümünü, proteinin yarısını yitirdiğinde yaşamı tehlikeye girer. Buna karşın beden suyunun %10'u yitirildiğinde yaşam tehlikeye girer. Bedendeki su miktarının %20 eksilmesi ölümle sonuçlanır. Bu nedenle insan besin almadan günlerce yaşayabilmesine karşın su içmeden ancak birkaç gün yaşayabilir. Bu süre de bireyin içinde bulunduğu çevre koşullarına bağlıdır. Bedenden su kaybını artıran ortamlarda su içmeden yaşama süresi daha kısadır. İnsan besinlerle aldığı enerjinin harcanmayan kısmını depo edebilmesine karşın, su depolama yeteneğine sahip değildir. Bu nedenle de yaşamın  gereği olarak yitirdiği suyu anında karşılamak zorundadır.

    Özetle, hayat suda başlamıştır ve suyla sürdürülmektedir.