"Yine böyle sıcak bir günde adamın biri uçurumun kenarındaki bir akrebi kurtarmaya çalışıyordu. Akrep kendisine yapılan iyiliğin farkında mıydı, değil miydi bilinmez; lakin o da kendisini kurtarmak isteyen insanı öldürmek, yani sokmak için çırpınıyordu...
Ne adam vazgeçiyordu, onu kurtarmaktan, ne de akrep vazgeçiyordu adamı sokmaya çalışmaktan.
Derken oradan geçen biri yardımsever adamı uyardı:
Arkadaş deli misin sen? Görmüyor musun akrep seni öldürecek. Sen onu kurtarmaya çalışıyorsun... Bırak düşsün. Kurtarma şunu...
İnançlı adam ona şöyle yanıt verdi:
Haklısın, artık insanlar böyle yapıyor. Düşene bir tekme de kendileri atıyor ama farkında mısın akrep asla görevini bırakmıyor. Sokmak, zehrini akıtarak karşı tarafa zarar vermek onun yaradılışında var. Benim yaradılışımda da "Yaratılanı seveceksin, yaratandan ötürü" inancı var. Akrep akrepliğinden vazgeçmiyor da ben insanlığımdan mı vazgeçeyim"
Ne adam vazgeçiyordu, onu kurtarmaktan, ne de akrep vazgeçiyordu adamı sokmaya çalışmaktan.
Derken oradan geçen biri yardımsever adamı uyardı:
Arkadaş deli misin sen? Görmüyor musun akrep seni öldürecek. Sen onu kurtarmaya çalışıyorsun... Bırak düşsün. Kurtarma şunu...
İnançlı adam ona şöyle yanıt verdi:
Haklısın, artık insanlar böyle yapıyor. Düşene bir tekme de kendileri atıyor ama farkında mısın akrep asla görevini bırakmıyor. Sokmak, zehrini akıtarak karşı tarafa zarar vermek onun yaradılışında var. Benim yaradılışımda da "Yaratılanı seveceksin, yaratandan ötürü" inancı var. Akrep akrepliğinden vazgeçmiyor da ben insanlığımdan mı vazgeçeyim"

