Kafes Kuşları-Veteriner Hekimlik

Yasin Can

Yeni Üyemiz
Katılım
10 Nis 2013
Mesajlar
2
Tüm Forum Üyelerine ve bu hobiye gönül veren dostlara İyi Akşamlar Diliyorum.

Özellikle  Hastalık Tedavi Korunma ve İlaç Kullanma Yöntemleri bölümünü okurken hemen hemen tüm hobiciler kafes kuşları konusunda veteriner hekimlerin yetersiz, bilgisiz olduğundan yakınmış. Haklı taraflarını yada yanılgıya düştüğünüz durumu  şu şekilde açıklamak istiyorum.

Türkiye de tüm veteriner fakültelerinin eğitim süreleri zorunlu ingilizce sınıfı hariç(1 sene) 5 yıldır.

5 senelik eğitim boyunca Anatomi Fizyoloji,histoloji,biyokimya,viroloji,mikrobiyoloji,patoloji,cerrahi,doğum... ve daha yazmadığım bir çok anabilim dalı ve bölümde eğitim ve dersler verilmektedir.

Büyükbaş-küçükbaş-kanatlı(tavuk-hindi) yetiştiriciliği ülkemizde ekonomik nedenlerden ötürü yapıldığı için eğitime bu yönde ağırlık verilmektedir.

Pet(kedi-köpek v.s) de ise çok önemli bir seviyeye geldik. Beşeri hekimlikte kullanılan ekg-eko MR v.s den tutunda aklınıza gelebilecek tüm teknikler testler tedaviler kullanılmaktadır. Özellikle veteriner fakültelerinde avrupa daki okullar seviyesindeyiz.

Şimdi geleyim asıl konuma bir veteriner hekim adayına öğrencilik yıllarında Kanatlı Anatomisi , ve kanatlı hastalıkları hakkında ders verilmektedir.

Fakat bu bilgi kanarya da şu hastalık şu şekilde görülür muhabbet kuşunda şu semptomlar baş gösterir zebra ispinozu ishal olursa şu ilaç verilir şeklinde değildir.

Bir hobidaş ve veteriner hekim adayı olarak bende dahil malesef ülkemiz de evcil kafes kuşları hastalıkları ve tedavi yöntemleri konusunda tam olarak tatmin olamıyoruz. Buda bizi bu konudaki ikilemlere sürüklüyor.

Aslında herşey arz talepten kaynaklanıyor. Evcil kafes kuşları hayvancılık gibi tarım gibi  henüz bir sektör olmadığından önemini yavaş yavaş kazanacaktır. Yeni yeni, fakültelerde egzotik hayvan lar konusunda da dersler verilmekte.

Yani bir veteriner hekimin ''muhabbet kuşundaki falan hastalığının tedavisinde filan ilaç kullanılır'' demesi için  daha evvel o kuşu yada hastalığı tecrübe etmesi gerekir.

Hasta sahibi haklı olarak veteriner kliniğine gittiği zaman tatmin olmak istiyor. Bu konuda kendini geliştirmiş veteriner hekimleri arayıp bulun, hastalığın teşhisinde bilimsel metodlarla tedavi talep edin.

En basitinden bir E.coli,salmonella ve yahut koksidiyoz teşhisi iyi bir mikrobiyoloji mikroskop bilgisi parazitolojiye hakimiyet gerektirir.

Bizler hobici olarak bu işi bilimsel yapmak istiyorsak mutlaka ama mutlaka çözemediğiniz hastalıklarda veteriner fakültelerine olsun özel labaratuvarlara olsun numune yollamalı ve sonuç almalıyız.

Bu güzel kuşlara hepimiz emek harcıyor her yavru çıkışında heyecanlanıyoruz. Onların sağlığını düşünmek en doğal hakkımız. 
Bu işin ülkemizde de bilinçli ve bilimsel yapılmasından yanayımdır. Özellikle antibiyotik kullanım konusunda. Öyle bir hal almış ki mucizevi ilaç Baytril her derde deva. Geniş spekturumlu bir antibiyotiktir fakat ne kadar geniş? Ülkemizde baytrilin kaç senedir kullanıldığını biliyormuyuz. Belkide kuşa yardım edelim diye zarar veriyoruz.


Son söz olarak; ilgi alanıma özellikle muhabbet kuşlarının ve finch türlerinin girmesinden ötürü mesleki hayatımda da bu sevda devam edecektir.

Saygılarımla

Yasin Can
Selçuk Üniv. Veteriner Fakültesi



 

efekan_altun

Uzman Üyemiz
Katılım
4 Mar 2012
Mesajlar
4,256
Konum
izmir
Adı
rasim efekan
Soyadı
altun
Gerçekten doğru. Ben kanatlılar konusunda çok veteriner usta olmasa da özellikle bu yönde gönül vermiş veterinerler olduğunu görüyorum. Ancak bunları araştırıp bulmak gerekiyor. Bu kişileri bulan üreticiler var bir de direk veterinere gidip kuşunun hastalığının tedavisi bulunamayınca veterinerlerden yakınanlar var. Böyle konuları biraz araştırmak gerekiyor. Sizin gibi kendini bu işe adamayı düşünen insanların olması çok güzel. Belki gelip sizden de yararlanabilirler. Paylaşımınız için teşekkür ederim.
Aramıza hoşgeldiniz...
 

Atilla karadag

Uzman Üyemiz
Katılım
19 Kas 2011
Mesajlar
426
Konum
elazığ
Adı
atilla
Soyadı
karadağ
kesinlikle katılıyorum, bende Fırat üniversitesi Veteriner fakültesi 4. sınıf öğrencisiyim, bu kadar yıl boyunca 100 ün üzerinde ders gördüm içerisinde 3-4 tanesi kanatlı hayvanları içeriyordu ki o da tavuk hindi  üzerine, inanın o 100 küsür ders 5 yıla sığmıyor ki veteriner hekimin asıl alanı olan insanlara sağlıklı gıda sunmak ve hayvan sağlığını korumak konusunda ki dersler zaten ayrılan ders saatini dolduruyor, söylendiği gibi biz bu işe gönül verenler extra olarak bu alanda gelişirsek türkiye de toplasan 20-25 veteriner hekim ekzotik kuşlarla ilgili kapsamlı bilgi ve tecrübeye sahip olur, ama ilgisi olmayan bir veteriner hekime o kadar çok ders ve hayvandan sonra birde ekzotik kuşları tecrübe edinmesi önerilemez bile :)
 

kotkafa

Site Moderatörü
Yönetici
Katılım
18 Tem 2010
Mesajlar
1,485
Konum
Antalya
Adı
Günay
Soyadı
Dönmez
Yasin bey, öncelikle aramıza hoş geldiniz demek istiyorum. Hobici olarak aramıza veterinerlerin de katılması biz kuş severler için özellikle büyük bir şans. Atila kardeşimizi zaten tanıyoruz ve ileride egzotik kuşlar üzerine uzmanlaşması için her telefon görüşmemizde teşvik ediyoruz. Temennimiz egzotik kuşlar üzerinde tecrubeye ve bilgiye sahip veterinerlerin sayısı ülkemizde de çoğalması. Bir şansım olsaydı ve zamanı 20 yıl geriye alabilme imkanım olsayıdı kesinlikle veterinerlik okuyup uzmanlık alanım olarak da egzotik kuşları seçerdim...gerekirse yurtdışı eğtimi bile alırdım. Bu alanda ülkemizde büyük açıklar var, temennim sizler gibi genç ve kuşlara sevgi ile bağlanmış kardeşlerimizin aklını kullanıp bu boşlukları doldurabilecek yollara yonlenmeniz.

Diğer yandan bu boşlıklar dolana kadar artık nereden ne öğrenebildiysek ve tecrubelerimize dayanarak kuşlarımızın sağlık sorunlarını kendimiz gidermek zorundayız. Sizlerin de birer veteriner öğrencisi olarak sitede paylaşılan yanlışları tavsiyelerinizle düzeltmenizi ve bizlere doğru yol göstermenizi bekliyoruz. Siz bizim sırtımızı kaşıyın...biz de sizinkini kaşıyalım  :)

Boşlıklar sadece kadro alanında değil, esas daha büyük sıkıntılar üretilen ilaçlar. Arz talep meselesinden siz de bahsetmişsiniz, ülkemizde arz-talep genelikle besi hayvancılığı ağırlıklı olduğu için üretilen ilaçlarımız da ona göre. Kuşlarımıza verdiğimiz ilaçlar dana-vede-koyun ilaçları. Alıp kullanma tereddütlerini bir yana brakın, alıp kullanmaya kalksak bile öncelikle matematik dehası olmamız gerekiyor. Prospektüs üzerindeki dozaj ayarlamalarını elimizdeki kuş sayısına göre doğru bir şekilde ayarlayabilmek için yanımızda bir matematik öğretmeni de bulundurmak gerekiyor. Hayvansal ilaçların içerik kalitesinden bahsetmeye bile gerek yok. Ülkemizde kafes kuşları için ilaç üretilmesinin ya önü açılması gerekiyor (örneğin bunu etken madde lisans fiyatlarını 1000 kat düşürerek yapabilirler) yada yurtdışından hazır yapılmış olanların ithalatının önünü açmaları gerekiyor. Yabancı ilaçlar alıyoruz, bir şekilde kaçak,buçak geliyor ama güvenemiyoruz da açıkçası...yurdum insanı sahtekarlık ve taklit konusunda maşallah çok yaratıcı ve başarılı...her yer çakma ilaç kaynıyor.

Umarım ileride her ikinizi de egzotik kuşlar alanında uzmanlaşmış birer veteriner olarak görürüz.

Hazır gazımı almışken şunları da ilave etmek istedim. profesyonellere ve laburatuvarlara başvurmamızı tavsiye ediyorsunuz. Elimde 12.01.2012 tarihli İstanbul Bilim Veteriner Klinik Laburatuvarına ait bir rapor var. Bu bir kültür antibiogram raporu. Muayne maddesi Gaita, elde edilen kültür Eschrichia Coli. Laburatuvardan parasını da ödediğimiz çok kapsamlı bir inceleme talep etmemize rağmen, 2 gün sonra bize bu raporu gönderdiler. Tek yaptıkları e-coli tespiti ve 2 sayfa dolusu antibiogram (duyarlılık derecesine göre tavsiye ettikleri antibiotik ve kemoterapötikler listesi). Raprda aynen şöyle yazıyor "SABOURAUD VE DTM BESİYERLERİNE YAPILAN EKİMDE KÜF YADA MAYA MANTARI ÜREMEDİ"...tüm rapor bundan ibaret. 3ncü sayfa olarak da 89 liralık faturalarını eklemişler. Gaita örnekleri veterinerim tarafından toplanmıştı ve laburtuvara gönderilmişti. Elimdeki raporla veterinerime gittim ve bana en sık kullanılan Enrofloksasin etken maddeli Baytril ilacını tavsiye etti ...yazdıklarınızan da bakınca ironik bir durum ortaya çıkıyor. Gerekli dozaj ve ek tavsiyelerini belirttikten sonra önüme 127 liralık fatura braktı...ödedim. İlaç uygulamasından sonra yuvalıklardaki yaklaşık 90 yavru yaşlarından dolayı etken maddeye aşırı duyarlılık göstererek felç oldu...kimi kısmen kimi tamamen. Bunu veterinerime bildirdim ve benden sadece özür dilemekle yetindi. Burada yapılan hatalar zincirindeki detaylara girmeden doğrudan esas can sıkıcı noktaya değinmek isterim. Yurtdışında hem hizmet daha kaliteli hem daha ucuz...hem kuşlar fiyat olarak daha pahalı. Ülkemizle karşılaştırma yapınca isyan etmemek elde değil. Kuş üretiyorsun ama toptan 20 liraya bile satamıyorsun. Kuşların hastalanıyor, hem tedavi ettiremiyorsun hem de verilen hizmet için deli paralar ödüyorsun. Tedavi ettirmeyi boşver, hayatta kalan kuşlarını da sakatlattırıyorsun...bu nasıl bir iş anlam vermek mümkün değil. Tüm bunlardan sonra daha da can sıkıcı olan şey hasta kuşlarınınzla baş-başa kalmanız...alaha emanet ediliyorsunuz. İş başa düştü ve kolları sıvayıp yabancı kaynaklardan faydalanmaya ve kuşlarıma teşhis ve tedavisini kendim yapmaya karar verdim. Araşrmalarım zaten vardı ama iyice derinleştirip onlarca olasılıkları eleyip sadece en muhtemel olanları dikkate almak zorunda kaldım...bu kararı vermek 100 üzerinde hasta kuşunuz varken vermek hiç de kolay değil. Bulgularım sonucunda e-colinin aslında seyreden hastalıklardan sadece biri olduğunu tespit ettim. Koksidiyoz, salmonella ve trichomoniasis-hexamitiasis gibi mantar türlerinin de kuşlarımda bulunduğu kanısına vardım. Yerli ilaçlar kullanmöıştım ama etki etmediler, yabancı ilaçlar araştırıp bulup getirttim. Bu çabalarım 3-4 ay gibi stresli bir süreç sonunda sonuç verdi ve kuşlarımı bu şekilde kurtardım.

Tüm bunları yazmamın sebebi eksikliklerin sadece kuşlar üzerinde uzmanlaşmış veteriner yetersizliğinden kaynaklanmadığını belirtmek. Artık ülkemizdeki laburatuvarların avrupa normlarında olduğunu belirtmişsiniz. Madem teknik donanım olarak bir sıkıntımız yok o zaman sorun nerede...bu donanımları kullanmasını mı bilmiyoruz, veya işimizi yaparken ciddiyetimizi mi kaybediyoruz...sorun nerede. Ben veterinerlik okumadım ve hiç bir tıbbi bilgim yok, evime son model bio-teknoloji laburatuvarı da kurmadım...ama kuşlarımdaki sorunları tespit etmeyi ve tedavilerini yapmayı başardım. Eksikler halkanın tamamında var, uzman veteriner bulsan bu sefer uzman laburatuvar yok, laburatuvar bulsan kuşlar için üretilmiş kaliteli ilaçlar yok. Tüm bunlar olsa bile, üretimden elde edilen gelirle bu gibi hizmetlere harcanacak para ve fiyatlar arasında uçurumlar var. Biz belki göremeyiz ama inşallah ileride tüm bunlar çözülür ve kafes kuşları hak ettikleri değeri alırlar.
 

kotkafa

Site Moderatörü
Yönetici
Katılım
18 Tem 2010
Mesajlar
1,485
Konum
Antalya
Adı
Günay
Soyadı
Dönmez
Atilla KARADAĞ' Alıntı:
kesinlikle katılıyorum, bende Fırat üniversitesi Veteriner fakültesi 4. sınıf öğrencisiyim, bu kadar yıl boyunca 100 ün üzerinde ders gördüm içerisinde 3-4 tanesi kanatlı hayvanları içeriyordu ki o da tavuk hindi  üzerine, inanın o 100 küsür ders 5 yıla sığmıyor ki veteriner hekimin asıl alanı olan insanlara sağlıklı gıda sunmak ve hayvan sağlığını korumak konusunda ki dersler zaten ayrılan ders saatini dolduruyor, söylendiği gibi biz bu işe gönül verenler extra olarak bu alanda gelişirsek türkiye de toplasan 20-25 veteriner hekim ekzotik kuşlarla ilgili kapsamlı bilgi ve tecrübeye sahip olur, ama ilgisi olmayan bir veteriner hekime o kadar çok ders ve hayvandan sonra birde ekzotik kuşları tecrübe edinmesi önerilemez bile :)
Atillacığım belki de sorun tam o noktadır, yani fakultelerdeki eğtimin çok genel olması. Avrupada da olduğu gibi belki bizim fakultelere de egzotik kuşları ana bilim dalı olarak sokmaları gerekiyor, yani öğrencilere seçim yapma hakkı verilmesi gerekiyor. Eğer bir öğrencinin ilgi alanı sürüngen ve anfibik hayvanlar ise, o öğrenci bunu doğrudan anabilim dalı olarak seçip 4-5 yıl okuyup konusunda uzmanlaşa bilme fırsatı bulmalı. Belçikada sadece güvercinler üzerine uzmanlık eğtimi veren bir üniversite olduğunu biliyormuydun  :)
 

Atilla karadag

Uzman Üyemiz
Katılım
19 Kas 2011
Mesajlar
426
Konum
elazığ
Adı
atilla
Soyadı
karadağ
Günay DÖNMEZ' Alıntı:
Atillacığım belki de sorun tam o noktadır, yani fakultelerdeki eğtimin çok genel olması. Avrupada da olduğu gibi belki bizim fakultelere de egzotik kuşları ana bilim dalı olarak sokmaları gerekiyor, yani öğrencilere seçim yapma hakkı verilmesi gerekiyor. Eğer bir öğrencinin ilgi alanı sürüngen ve anfibik hayvanlar ise, o öğrenci bunu doğrudan anabilim dalı olarak seçip 4-5 yıl okuyup konusunda uzmanlaşa bilme fırsatı bulmalı. Belçikada sadece güvercinler üzerine uzmanlık eğtimi veren bir üniversite olduğunu biliyormuydun  :)
çok güzel fikirlerin var günay abi :) fakat işte ülkemizde herşeyin ucu gibi bunun ucu da paraya çıkıyor, çok güzel olurdu dediğin gibi olsa ama bu fakültede çok değil bir hafta takılsan ekzotik kuşlar, sürüngenler, vs, gibi hayvanlara eğitim görevlilerinin hiç ama hiç ilgisi olmadığını hemen anlayabilirsin, böyle insanlarla bizim bu düşüncelerimiz küçük bir bulut içinde kalıyor :)
 

Yiğitcan KEKEÇ

Takipçi Üyemiz
Katılım
27 Ağu 2012
Mesajlar
209
Konum
İstanbul
Adı
Yiğitcan
Soyadı
KEKEÇ
kontrole götürdüğüm dişi muhabbet kuşunu veteriner hekim erkek deyince veteriner hekimlere karşı bir güvensizliğim başladı.  ancak veteriner hekimliğin ne derece zor olduğunu araştırıp öğrenince  o hekime hak verdim. 5 yıl boyunca türlü türlü hayvanların bir dünya hastalıklarını görüyor, tedavilerini öğreniyorsun. normal bir insanın hepsini aklında tutması imkansız. kaldı ki yukarıda da bahsedilmiş kuşlar hakkında pek fazla eğitim verilmiyor(muş). şu anda benim ve bir çok forum üyesinin çoğu hekimden kuşlar hakkında daha fazla bilgiye sahip olması gayet normal bir durumdur. bu yadırganmamalı. bütün bunlar zaman içinde toparlanacaktır diye umut ediyorum. bu arada bende veteriner hekim olmak istiyorum.  forumda veteriner hekim öğrencisi olması beni gayet sevindirdi.  hoş geldiniz :)
 

mehtapyılmaz

Uzman Üyemiz
Katılım
7 Ocak 2013
Mesajlar
1,484
Konum
Ankara
Adı
Mehtap
Soyadı
Yılmaz Maraşlıoğlu
Çok güzel cümlelerle tüm kuş severlerin kuşlarımızın sağlık sıkıntıları özetlenmiş bunun için saolun. Günay Bey veteriner olmasada eminimki veterinerlerin % 90'ından daha fazla bilgi sahibi kuşlar hakkında saolsun sıkılmadan sorularımızı yanıtlayıp bizlere her konuda yardımcı oluyor. Bende Günay Bey'in dediği gibi veterinerlik okumayı çok isterdim ama nasip kısmet değilmiş. İnşallah veterinerlik okuma şansını yakalayan bu kardeşlerimiz bu konuda uzmanlaşıp bizlerede kuşlarımızada yardımcı olurlar.
Bende Konya Selçuk üniversitesinde okumuştum birde anı paylaşayım bir arkadaşım birgün okula giderken yaralanmış bir güvercin bulmuş almış veterinerlik fakültesine götürmüş yolda bulduğunu bakmalarını istemiş ama malesef ki bizim ülkemizde tek geçerli şey var oda para tahmin edersiniz ki para verilirse bakacaklarını söylemişler. Neticede kuşu iyi edip uçurdu arkadaşım.
 

Yasin Can

Yeni Üyemiz
Katılım
10 Nis 2013
Mesajlar
2
Mehtap hanım bir konuda yanılıyorsunuz.  Fakülteye sokaktan/yoldan bulduğunuz hayvanı getirdiğiniz zaman siz yada bir başkası artık onun sahibi konumunda olursunuz eğer tedavi ettirecekseniz ki kuş için cüzi bir miktar ödeme durumundasınız bu beşeri hekimlikte de böyledir hayvan hekimliğinde de.

Fakülteden ''para verin, bakalım'' gibi çirkin bir cevap alamazsınız. Hele hele kendini bu işe adayan klinik hocalarından asla alamazsınız.

Ben size olayın asıl yüzünü söyleyeyim arkadaşınız kuşu getirmiştir. Hayvanın girişi yapılır dosyası çıkar. Bir depozito ödenir daha sonra kuşu ilgili hoca/asistan muane eder  hayvan iyileşecek ise tedavi şansı var ise/yada müdahale rağmen tedaviye cevap vermeyecek ise hasta sahibinin onayı alınır ve o şekilde tedaviye başlanır.

Hasta sahibinin başta ödediği depozito hayvana herhangi bir tedavi-müdahalede bulunulmaz ise aynen iade edilir.

Barınaklardan gelen sahipsiz hayvanların ise her türlü teşhis-tedavi ve bakımları ücretsiz olarak yapılır.

Yani fakülteye yada veterinere götürdüğümüz acıdığımız canlıya yüreğimiz nasıl yanıyorsa cebimizden çıkan bir miktar paraya da içimiz yanmamalı.  ;)

Sözüm meclisten dışarıdır.

Saygılar
 

Atilla karadag

Uzman Üyemiz
Katılım
19 Kas 2011
Mesajlar
426
Konum
elazığ
Adı
atilla
Soyadı
karadağ
aynen gelen hayvana müdehale ve tedaviden sonra bakacak birinin olması şart, dosya çıkarıp kullanılan alet, ilaç vs. herşeyin kayıtları tutulduğu için bunlar mecburi şeyler, bazıları da yolda bulup getiriyor ben sahibi değilim ama acıdım yazık tarzında şeler söylüyor bırakıp gitmek istiyor, fakat hastane de ne o hayvanın barınacağı yer nede ona bakıp ilgilenecek bir görevli var, bu yüzden getiren kişi hayvan sahibi olarak kabul edilir.
 

kotkafa

Site Moderatörü
Yönetici
Katılım
18 Tem 2010
Mesajlar
1,485
Konum
Antalya
Adı
Günay
Soyadı
Dönmez
lotodan filan bir para çıksa içinde laburatuvar, hastahane, karantina üniteleri, ve kuş çinsine göre salma tarzında yaşam alanları bulunan dev bir kuş barınağı yaptıracağım. Yolda yaralı kuş bulup getirenler de sahibi olarak kabul edilmeyen bir yer olur ve insanlar "başına iş almayı" korkmadan yaralı, terkedilmiş kuşları gönül rahatlığı ile getirip brakabilecekleri bir yer olmuş olur. Dua edin siz okulu bitirene kadar lotadan kazanalım...mezun olunca işiniz hazır olur  :)
 

Atilla karadag

Uzman Üyemiz
Katılım
19 Kas 2011
Mesajlar
426
Konum
elazığ
Adı
atilla
Soyadı
karadağ
Günay DÖNMEZ' Alıntı:
lotodan filan bir para çıksa içinde laburatuvar, hastahane, karantina üniteleri, ve kuş çinsine göre salma tarzında yaşam alanları bulunan dev bir kuş barınağı yaptıracağım. Yolda yaralı kuş bulup getirenler de sahibi olarak kabul edilmeyen bir yer olur ve insanlar "başına iş almayı" korkmadan yaralı, terkedilmiş kuşları gönül rahatlığı ile getirip brakabilecekleri bir yer olmuş olur. Dua edin siz okulu bitirene kadar lotadan kazanalım...mezun olunca işiniz hazır olur  :)
harikasın Günay abi :D ben varım.