Tüm Forum Üyelerine ve bu hobiye gönül veren dostlara İyi Akşamlar Diliyorum.
Özellikle Hastalık Tedavi Korunma ve İlaç Kullanma Yöntemleri bölümünü okurken hemen hemen tüm hobiciler kafes kuşları konusunda veteriner hekimlerin yetersiz, bilgisiz olduğundan yakınmış. Haklı taraflarını yada yanılgıya düştüğünüz durumu şu şekilde açıklamak istiyorum.
Türkiye de tüm veteriner fakültelerinin eğitim süreleri zorunlu ingilizce sınıfı hariç(1 sene) 5 yıldır.
5 senelik eğitim boyunca Anatomi Fizyoloji,histoloji,biyokimya,viroloji,mikrobiyoloji,patoloji,cerrahi,doğum... ve daha yazmadığım bir çok anabilim dalı ve bölümde eğitim ve dersler verilmektedir.
Büyükbaş-küçükbaş-kanatlı(tavuk-hindi) yetiştiriciliği ülkemizde ekonomik nedenlerden ötürü yapıldığı için eğitime bu yönde ağırlık verilmektedir.
Pet(kedi-köpek v.s) de ise çok önemli bir seviyeye geldik. Beşeri hekimlikte kullanılan ekg-eko MR v.s den tutunda aklınıza gelebilecek tüm teknikler testler tedaviler kullanılmaktadır. Özellikle veteriner fakültelerinde avrupa daki okullar seviyesindeyiz.
Şimdi geleyim asıl konuma bir veteriner hekim adayına öğrencilik yıllarında Kanatlı Anatomisi , ve kanatlı hastalıkları hakkında ders verilmektedir.
Fakat bu bilgi kanarya da şu hastalık şu şekilde görülür muhabbet kuşunda şu semptomlar baş gösterir zebra ispinozu ishal olursa şu ilaç verilir şeklinde değildir.
Bir hobidaş ve veteriner hekim adayı olarak bende dahil malesef ülkemiz de evcil kafes kuşları hastalıkları ve tedavi yöntemleri konusunda tam olarak tatmin olamıyoruz. Buda bizi bu konudaki ikilemlere sürüklüyor.
Aslında herşey arz talepten kaynaklanıyor. Evcil kafes kuşları hayvancılık gibi tarım gibi henüz bir sektör olmadığından önemini yavaş yavaş kazanacaktır. Yeni yeni, fakültelerde egzotik hayvan lar konusunda da dersler verilmekte.
Yani bir veteriner hekimin ''muhabbet kuşundaki falan hastalığının tedavisinde filan ilaç kullanılır'' demesi için daha evvel o kuşu yada hastalığı tecrübe etmesi gerekir.
Hasta sahibi haklı olarak veteriner kliniğine gittiği zaman tatmin olmak istiyor. Bu konuda kendini geliştirmiş veteriner hekimleri arayıp bulun, hastalığın teşhisinde bilimsel metodlarla tedavi talep edin.
En basitinden bir E.coli,salmonella ve yahut koksidiyoz teşhisi iyi bir mikrobiyoloji mikroskop bilgisi parazitolojiye hakimiyet gerektirir.
Bizler hobici olarak bu işi bilimsel yapmak istiyorsak mutlaka ama mutlaka çözemediğiniz hastalıklarda veteriner fakültelerine olsun özel labaratuvarlara olsun numune yollamalı ve sonuç almalıyız.
Bu güzel kuşlara hepimiz emek harcıyor her yavru çıkışında heyecanlanıyoruz. Onların sağlığını düşünmek en doğal hakkımız.
Bu işin ülkemizde de bilinçli ve bilimsel yapılmasından yanayımdır. Özellikle antibiyotik kullanım konusunda. Öyle bir hal almış ki mucizevi ilaç Baytril her derde deva. Geniş spekturumlu bir antibiyotiktir fakat ne kadar geniş? Ülkemizde baytrilin kaç senedir kullanıldığını biliyormuyuz. Belkide kuşa yardım edelim diye zarar veriyoruz.
Son söz olarak; ilgi alanıma özellikle muhabbet kuşlarının ve finch türlerinin girmesinden ötürü mesleki hayatımda da bu sevda devam edecektir.
Saygılarımla
Yasin Can
Selçuk Üniv. Veteriner Fakültesi
Özellikle Hastalık Tedavi Korunma ve İlaç Kullanma Yöntemleri bölümünü okurken hemen hemen tüm hobiciler kafes kuşları konusunda veteriner hekimlerin yetersiz, bilgisiz olduğundan yakınmış. Haklı taraflarını yada yanılgıya düştüğünüz durumu şu şekilde açıklamak istiyorum.
Türkiye de tüm veteriner fakültelerinin eğitim süreleri zorunlu ingilizce sınıfı hariç(1 sene) 5 yıldır.
5 senelik eğitim boyunca Anatomi Fizyoloji,histoloji,biyokimya,viroloji,mikrobiyoloji,patoloji,cerrahi,doğum... ve daha yazmadığım bir çok anabilim dalı ve bölümde eğitim ve dersler verilmektedir.
Büyükbaş-küçükbaş-kanatlı(tavuk-hindi) yetiştiriciliği ülkemizde ekonomik nedenlerden ötürü yapıldığı için eğitime bu yönde ağırlık verilmektedir.
Pet(kedi-köpek v.s) de ise çok önemli bir seviyeye geldik. Beşeri hekimlikte kullanılan ekg-eko MR v.s den tutunda aklınıza gelebilecek tüm teknikler testler tedaviler kullanılmaktadır. Özellikle veteriner fakültelerinde avrupa daki okullar seviyesindeyiz.
Şimdi geleyim asıl konuma bir veteriner hekim adayına öğrencilik yıllarında Kanatlı Anatomisi , ve kanatlı hastalıkları hakkında ders verilmektedir.
Fakat bu bilgi kanarya da şu hastalık şu şekilde görülür muhabbet kuşunda şu semptomlar baş gösterir zebra ispinozu ishal olursa şu ilaç verilir şeklinde değildir.
Bir hobidaş ve veteriner hekim adayı olarak bende dahil malesef ülkemiz de evcil kafes kuşları hastalıkları ve tedavi yöntemleri konusunda tam olarak tatmin olamıyoruz. Buda bizi bu konudaki ikilemlere sürüklüyor.
Aslında herşey arz talepten kaynaklanıyor. Evcil kafes kuşları hayvancılık gibi tarım gibi henüz bir sektör olmadığından önemini yavaş yavaş kazanacaktır. Yeni yeni, fakültelerde egzotik hayvan lar konusunda da dersler verilmekte.
Yani bir veteriner hekimin ''muhabbet kuşundaki falan hastalığının tedavisinde filan ilaç kullanılır'' demesi için daha evvel o kuşu yada hastalığı tecrübe etmesi gerekir.
Hasta sahibi haklı olarak veteriner kliniğine gittiği zaman tatmin olmak istiyor. Bu konuda kendini geliştirmiş veteriner hekimleri arayıp bulun, hastalığın teşhisinde bilimsel metodlarla tedavi talep edin.
En basitinden bir E.coli,salmonella ve yahut koksidiyoz teşhisi iyi bir mikrobiyoloji mikroskop bilgisi parazitolojiye hakimiyet gerektirir.
Bizler hobici olarak bu işi bilimsel yapmak istiyorsak mutlaka ama mutlaka çözemediğiniz hastalıklarda veteriner fakültelerine olsun özel labaratuvarlara olsun numune yollamalı ve sonuç almalıyız.
Bu güzel kuşlara hepimiz emek harcıyor her yavru çıkışında heyecanlanıyoruz. Onların sağlığını düşünmek en doğal hakkımız.
Bu işin ülkemizde de bilinçli ve bilimsel yapılmasından yanayımdır. Özellikle antibiyotik kullanım konusunda. Öyle bir hal almış ki mucizevi ilaç Baytril her derde deva. Geniş spekturumlu bir antibiyotiktir fakat ne kadar geniş? Ülkemizde baytrilin kaç senedir kullanıldığını biliyormuyuz. Belkide kuşa yardım edelim diye zarar veriyoruz.
Son söz olarak; ilgi alanıma özellikle muhabbet kuşlarının ve finch türlerinin girmesinden ötürü mesleki hayatımda da bu sevda devam edecektir.
Saygılarımla
Yasin Can
Selçuk Üniv. Veteriner Fakültesi

