Coşkun Ödemir
Uzman Üyemiz
- Katılım
- 12 Eki 2010
- Mesajlar
- 684
Muhabbet kuşlarının çiftleştirilmesi için en iyi zaman Nisan ayının sonuna doğru, tüy dökmelerinden hemen sonradır. Kuşlarımız yılın bu zamanlarında en fit hallerinde oluyorlar. Genç dişiler bu zamanlarda vücutlarındaki çoğu yağı kaybetmiş oluyorlar. Normalde bu tip dişiler bu zamanlarda iyi durumda olurlar. Kuluçkaya çabuk yatarlar, yumurtlama ve büyütmede karışıklık yaşamazlar.
Bir dişi eğer 12 aydan büyük değilse kullanmanın akıllı bir karar olmayacağı tavsiyesini sık sık duymuşsunuzdur. Bana kalırsa bu saçmalık. Yabani hayatta muhabbet kuşları doğuracak kadar yaşlı ve olgun olduklarında doğururlar. Buna da doğa karar verir. En iyi sonuçlarımdan bazılarının kuşlarım 5 veya 6 aylıkken almıştım.
Genç dişilerin, yavrularını besleyemeyecek kadar cesur olmadıkları için yavrularının ölmesine neden olabileceklerine inanılır. Aslında gerçekte, ne kadar genç olursa olsun iç güdüleri aç ve ciyaklayan bir kuşa doğru bir şekilde tepki verecektir. Bu tip genç dişiler, ilk yavrular yumurtalarından çıktıktan sonra dikkatle incelenmeli. Eğer sütünde akşama kadar baloncuğa benzer bir şey görülmezse, zayıf ve sessiz görünürse hemen onu başka bir kuluçkaya götürün ve ona 3-4 yaşlarında daha çok gürültü yapan ağlayan sızlayan ve daha fazla isteyen bir yavru verin. Bu hiç şaşmaz bir şekilde dişinizi beslemeye başlamaya cesaretlendirir ve bundan sonra asla arkalarına bakmazlar.
Genellikle genç dişilerde daha az davranışsal ve sağlıksal problemle karşılaşılıyor. Ve doğurganlık da daha iyi oluyor çünkü tanıdık olmayan bir doğum kafesine girdiklerinde hemen kuluçka kutusuna kaçmıyorlar. Çifti kafese koyduğunuzda genç dişinin kara kuluçka kutusunu keşfetmesi ve erkeğe kendisini kazanması için zaman vermesi ve yumurtalarını bırakması 1 hafta alır. Yetişkin dişilerin kafese konur konmaz direk kutuya gitmesi ve erkeği yanına yaklaştırmaması ve görevini yapmasına izin vermemesi olayına sıkça rastlanılır. 12 aydan daha büyük bir çok dişi doğurması istendiğinde erkek kuşun sürekli ilgisini kabul etmekte zorluk çeker.
Benim tecrübeme göre, yukarıdaki yazdıklarımın tam ters anlayışı genç erkeklerde görülür. Eğer bir erkeği ilk yılında çiftleştirir ve iyi sonuç alırsanız, ilerideki sezonlarda performanslarının düşmesi kaçınılmazdır. Eğer yeteri kadar zamanım ve yerim olsaydı erkek kuşları ikinci yıllarına yani daha güçlü ve olgun oldukları zamana kadar salmalara bırakır. Ve birkaç yılda çok iyi yavrulama sonuçları alırdım.
Ayrıca kuşları çiftleştirirken Liverpool Üniversitesi’ndeki veteriner takımının şu bulgusunu iyi hatırlayın: bir kuş besleyicisinin/üreticisinin kuşların(özellikle büyük tüylü olanların) doğurganlığı üzerine yapabileceği en büyük etki, hem dişinin hem erkeğin popo çevresindeki tüylerin kırpılmasıdır.
Kuşları tutarken ve seçerken tek amacımız şu anki hallerinden daha iyi yavrular üretmek olmalıdır. Benim kişisel tercihim, amacımızı da akılda bulundurarak, üretme sezonu bittiği zaman kuşlarımı satmaktır. Başarılı olmak için çok sayıda çiftleştirme yapmanıza gerek yok. Kendi gereksinimlerinizi göz önüne alıp sadece yeterli sayıda üretim yapmalıyız. Dokuz yada on doğurma kafesi sezon sonunda uçuş kafeslerinde* 15-16 yavru kuş için yeterli olmalıdır.
Bu da size 4 ya da 5 güzel kuşla yarışmalara katılmanız için fazlasıyla yeterlidir. Yine aynı şekilde size gelecek sezonda stoklarınızda tutmanız için bir düzine dişi ve 18 civarı erkek kul seçmek için yeterli sayıda seçenek bırakır. Ayrıca bunların sonunda gereksinimlerinizden de fazla kuşları yok etme derdinden de kurtarır. Ve az sayıda iyi kuşunuzu çiftleştirir ve kaliteyi arttırırsanız, ekstra kuşlarınızı satmanız da sizin için problem olmaz.
İyi yavrular üretmek için, yılda iki yüz ya da üç yüz kuş üretmek gereksizdir. Eğer küçük yüzdeli iyi kuşları üretmek için birkaç yüz kuş üretmek zorunda kalıyorsanız bazı şeyler yanlış demektir. Bu rakamlar son derece fazla bir şekilde zamanınızı alır ve çok fazla emek ister(yok etmek zorunda kalacağınız ıskartaya çıkmış kuşları saymıyorum bile). Hatta muhabbet kuşu üretmek rahatlatıcı bir hobi olması gerekirken.Sadece az sayıda kuş üretin ki bu sizin için bir hobi olmaktan çıkıp iş haline gelmesin. Kendi eğlencenize bakın. Ayrıca unutmayın en iyi kuş seçilmek için sadece bir yarışmaya ihtiyaç var!
Coşkun Özdemir & F.N. Clews
Bir dişi eğer 12 aydan büyük değilse kullanmanın akıllı bir karar olmayacağı tavsiyesini sık sık duymuşsunuzdur. Bana kalırsa bu saçmalık. Yabani hayatta muhabbet kuşları doğuracak kadar yaşlı ve olgun olduklarında doğururlar. Buna da doğa karar verir. En iyi sonuçlarımdan bazılarının kuşlarım 5 veya 6 aylıkken almıştım.
Genç dişilerin, yavrularını besleyemeyecek kadar cesur olmadıkları için yavrularının ölmesine neden olabileceklerine inanılır. Aslında gerçekte, ne kadar genç olursa olsun iç güdüleri aç ve ciyaklayan bir kuşa doğru bir şekilde tepki verecektir. Bu tip genç dişiler, ilk yavrular yumurtalarından çıktıktan sonra dikkatle incelenmeli. Eğer sütünde akşama kadar baloncuğa benzer bir şey görülmezse, zayıf ve sessiz görünürse hemen onu başka bir kuluçkaya götürün ve ona 3-4 yaşlarında daha çok gürültü yapan ağlayan sızlayan ve daha fazla isteyen bir yavru verin. Bu hiç şaşmaz bir şekilde dişinizi beslemeye başlamaya cesaretlendirir ve bundan sonra asla arkalarına bakmazlar.
Genellikle genç dişilerde daha az davranışsal ve sağlıksal problemle karşılaşılıyor. Ve doğurganlık da daha iyi oluyor çünkü tanıdık olmayan bir doğum kafesine girdiklerinde hemen kuluçka kutusuna kaçmıyorlar. Çifti kafese koyduğunuzda genç dişinin kara kuluçka kutusunu keşfetmesi ve erkeğe kendisini kazanması için zaman vermesi ve yumurtalarını bırakması 1 hafta alır. Yetişkin dişilerin kafese konur konmaz direk kutuya gitmesi ve erkeği yanına yaklaştırmaması ve görevini yapmasına izin vermemesi olayına sıkça rastlanılır. 12 aydan daha büyük bir çok dişi doğurması istendiğinde erkek kuşun sürekli ilgisini kabul etmekte zorluk çeker.
Benim tecrübeme göre, yukarıdaki yazdıklarımın tam ters anlayışı genç erkeklerde görülür. Eğer bir erkeği ilk yılında çiftleştirir ve iyi sonuç alırsanız, ilerideki sezonlarda performanslarının düşmesi kaçınılmazdır. Eğer yeteri kadar zamanım ve yerim olsaydı erkek kuşları ikinci yıllarına yani daha güçlü ve olgun oldukları zamana kadar salmalara bırakır. Ve birkaç yılda çok iyi yavrulama sonuçları alırdım.
Ayrıca kuşları çiftleştirirken Liverpool Üniversitesi’ndeki veteriner takımının şu bulgusunu iyi hatırlayın: bir kuş besleyicisinin/üreticisinin kuşların(özellikle büyük tüylü olanların) doğurganlığı üzerine yapabileceği en büyük etki, hem dişinin hem erkeğin popo çevresindeki tüylerin kırpılmasıdır.
Kuşları tutarken ve seçerken tek amacımız şu anki hallerinden daha iyi yavrular üretmek olmalıdır. Benim kişisel tercihim, amacımızı da akılda bulundurarak, üretme sezonu bittiği zaman kuşlarımı satmaktır. Başarılı olmak için çok sayıda çiftleştirme yapmanıza gerek yok. Kendi gereksinimlerinizi göz önüne alıp sadece yeterli sayıda üretim yapmalıyız. Dokuz yada on doğurma kafesi sezon sonunda uçuş kafeslerinde* 15-16 yavru kuş için yeterli olmalıdır.
Bu da size 4 ya da 5 güzel kuşla yarışmalara katılmanız için fazlasıyla yeterlidir. Yine aynı şekilde size gelecek sezonda stoklarınızda tutmanız için bir düzine dişi ve 18 civarı erkek kul seçmek için yeterli sayıda seçenek bırakır. Ayrıca bunların sonunda gereksinimlerinizden de fazla kuşları yok etme derdinden de kurtarır. Ve az sayıda iyi kuşunuzu çiftleştirir ve kaliteyi arttırırsanız, ekstra kuşlarınızı satmanız da sizin için problem olmaz.
İyi yavrular üretmek için, yılda iki yüz ya da üç yüz kuş üretmek gereksizdir. Eğer küçük yüzdeli iyi kuşları üretmek için birkaç yüz kuş üretmek zorunda kalıyorsanız bazı şeyler yanlış demektir. Bu rakamlar son derece fazla bir şekilde zamanınızı alır ve çok fazla emek ister(yok etmek zorunda kalacağınız ıskartaya çıkmış kuşları saymıyorum bile). Hatta muhabbet kuşu üretmek rahatlatıcı bir hobi olması gerekirken.Sadece az sayıda kuş üretin ki bu sizin için bir hobi olmaktan çıkıp iş haline gelmesin. Kendi eğlencenize bakın. Ayrıca unutmayın en iyi kuş seçilmek için sadece bir yarışmaya ihtiyaç var!
Coşkun Özdemir & F.N. Clews

